oruc.web.tr https://www.oruc.web.tr Oruç, Ramazan Orucu Fazileti ve Sevabı tr-TR hourly 1 Copyright 2018, oruc.web.tr Tue, 10 Nov 2015 00:00:00 +0000 Mon, 19 Nov 2018 00:00:00 +0000 60 Rüyada Oruç Tutmak https://www.oruc.web.tr/ruyada-oruc-tutmak.html Tue, 24 Nov 2015 14:55:21 +0000 Rüyada oruç tutmak, hastalıktan, borçtan ve üzüntüden kurtulmaya işaret etmektedir. Rüyada görülen oruç imrenilen bir kazanca erişileceği, güzel uğraşlara yol açılacağı, yüksek ticari kazançlara yol açılaca

Rüyada oruç tutmak, hastalıktan, borçtan ve üzüntüden kurtulmaya işaret etmektedir. Rüyada görülen oruç imrenilen bir kazanca erişileceği, güzel uğraşlara yol açılacağı, yüksek ticari kazançlara yol açılacağı, yararlı uğraşlarla meşgul olunacağına, sağlıklı yaşamaya işaret etmekte olup, tez zamanda alınacak müjdeli haberlere, sevince ulaşılacağı, isteklerin gerçek olacağına, huzura erişmeye, külfetsiz kazanılan mirasa, maddi sıkıntılardan kurtulmaya işaret etmektedir. Rüyada oruç tutmak yada bu şekilde bir rüya görmek, rüyayı gören kişinin cefa çekerek umduğu zafere ulaşacağına, meşakkatle birlikte gözlediği hünere işaret ettiğine, uğraşlarının sonucunda hak edilen kazanca erişeceğine, zahmetlerinin meyvesine ulaşarak beklemiş olunan ticari kazanca işaret etmektedir, Rüyanız bazen şu şekilde tabir olunur, rüyada oruç tutmak, bir kişiden yardım isteyerek hayali kurulan toplu kazanca, çaba sarf ederek ulaştığı beceriye, zahmet vererek hak ettiği kazanca işaret oluşturur, rüyayı görenin uğraşlarının sonucunda beklediği güce sahip olması, yenilgiden sonra umduğu rahatlığa refaha, sıkıntı çekerek ulaştığı az olan kazancının artacağına işaret etmektedir. Bunlarla beraber kıymet kaybedeceğine, kedere düşeceğine, içinden çıkılması zor bir olayla karşı karşıya kalınacağına ve bu durumun can sıkıcı bir hal almasına, kötü huylu bir yöneticiyle zarar görmeye işaret eder. Daha olumlu bir açıdan bakan çağdaş ulemalar şu şekilde yorum oluşturur: Bu uzun süren çabaların sonucunda düşlediği güce ulaşacağına, çektiği zorlukların meyvesini alarak istediği başarıya ulaşacağına, verdiği uğraşların sonucunda hak edilen şana varacağına, verdiği uğraşların sonucunda beklediği ticari kazanca işaret etmektedir.

Rüyada Oruç Tutmak

Rüyada oruç tutmak, iyi bir şey adadığına, sabırla elde edilecek yüksek başarıya, namaza devam ederek rahmetin sürekli olacağına, maddi olarak ve manen ilerleme göstereceğine, yemin kefareti verilmeye, haccetmeye, çocuk arzu eden kişinin erkek çocuğu olmasına işaret eder. Kişiler rüyasını kısaca yorumlayacak olunursa eğer, rüyada oruç tutan biri umudunu yitirdikten sonra beklediği hayra sahip olacağına, meşakkatle gözlenen mala ulaşacağına, sıkıntıyla kazanılan paraya, çekilen zorlukların meyvesini alarak ümit edilen daha bol kazanca, sıkıntı sonucunda hasret duyduğu nimete ulaşılacağı anlamı taşımaktadır. Rüyayı gören kişi meşakkat ile hayali kurulan bir zenginliğe, zorlukla kavuşulan bir saygınlığa, zahmetlerinin meyvesini alarak gözlenen servete, çekilen zorlukların sonrasında hasret duyulan büyük güce, çekilen zorlukların sonrasında hak edilen başarıya ulaşma anlamını taşımaktadır. Rüyada oruç tutmak, rüyanız bazende şu şekilde tabir edilmektedir: manevi külfeti olan kimseden yakasını kurtaracağına, zahmet çekilerek ümit edilen varlığa, yardım alınarak hak edilen daha iyi bir yaşama, zorlanarak elde edilen onura, zahmetle istenilen toplu bir kazanca, çekilen zorlukların sonucunda ulaşılan  saygınlığa erişileceği anlamının ifade eder. 

Rüyada oruç tutmak, gelecek zamanla ilgili olan bir işaret olmak anlamı taşımaz. Çünkü insanlar genel olarak günlük yaşamda çok düşündüğü şeyleri veya etkilenmiş oldukları olaylarla ilgili rüya görmektedirler. Rüyaların doğasında genel olarak bu durum vardır ve karmaşık veya zor bir rüyaya yorumlanırken iyimser olunması tavsiye edilmektedir. Fakat son olarak belirtilmesi gereken husus görülen bütün rüyalar sonuç olarak hayra yorumlanması en uygunu olacaktır. Rüyada oruç tutmak, bazı alim ve ulemalar tarafından bu rüya şu şekilde tabir edilir: sıkıntı çekerek umulan paraya, meşakkatle beraber ulaşılacak olan refaha, uzun bir bekleyişin ardından özlenen az olan kazancının artış göstereceğine, başarısızlıktan sonra hasret duyulan rahata, parasal külfeti olan birinden yakasını kurtarmaya delalet etmektedir. Rüyaları bütün olarak yorumlamak gerektiğini unutmamak gerekmektedir. Mesela r]]> Rüyada Oruç Bozmak https://www.oruc.web.tr/ruyada-oruc-bozmak.html Tue, 24 Nov 2015 14:55:13 +0000 Rüyada oruç bozmak, Allah yolundan uzaklaşacak ve kendisini kötü bir iş yaparken bulacak anlamına gelmek demektir. Hak yolunda kabul görmeyecek  ve rüya sahibinin günah işlemesine sebep olacak bir şey yapmasına de Rüyada oruç bozmak, Allah yolundan uzaklaşacak ve kendisini kötü bir iş yaparken bulacak anlamına gelmek demektir. Hak yolunda kabul görmeyecek  ve rüya sahibinin günah işlemesine sebep olacak bir şey yapmasına delalet edilir. Rüyada kişinin oruçlu olduğunu görmesi iyi bir şey adamaya ve sabırla elde edilecek başarıya ve namaza devam ederek rahmetin devamlı olmasına, maddi ve manevi ilerlemeye, yemin keffareti vermeye, hacca gitmeye, çocuğunun olmasını isteyen kişinin erkek çocuğunun olmasına; rüyada  kişinin oruç açtığını görmek sevinç ve ferah dolu bir hayata  delalet  olur. Rüyada oruç bozmanın bir diğer tabiri de bir din kardeşinin dedikodusunu yapmaya delalet eder. Unutarak oruç bozmak durumu ise güzel bir rızka,  delalet eder. Ramazan ayı içerisinde oruçlu olduğunu ve oruç tuttuğunu görmek ise şüphe ettiği bir şeyin aydınlığa kavuşmasına, Kur’anı kerim ezberlemeye  sevinç ve hayra hastalık, borç ve üzüntüden kurtulmaya delalet eder.

Rüyada Oruç Bozmak

Ramazan orucunu kasten bozduğunu görmek ise bir adam bilerek öldürmeye delalet eder. Ramazan orucunu açarak iftar yaptığını  görmek ibadet amacı ile yolculuğa ve güzel İslam ilmine delalet eder. Kaza orucu tutmak ise borcunu ödemeye, esaret ve sıkıntı halinden kurtulmaya ve günahlardan tövbe etmeye delalet eder. Bayram günlerinde oruç tuttuğunu görmek ise kötü  ve ayıplanan bir iş yapmaya delalet eder. Yevm-i şek adı verilen şüpheli günde oruç tutmak günah işlemeye delalet eder.. Rüyada oruçlu birisinin gurur duyduğunu gören kimse hastalanır veya yolculuk yaşar. Rüyada unutarak orucunu bozduğunu gören bir  kimse, güzel bir rızıkla ödüllendirilir. Rüyada Ramazan ayında oruçlu olduğunu gören kimsenin şüphe ettiği bir durum aydınlığa kavuşur. Eğer cahilse bundan kurtulmanın yollarını bulur. Kadri yüce olur, sevinç ve hayra erişir. Rüyada hiç bir şeye güvenmeyerek ve ne için olduğu bilinmeden insanların oruçlu olduklarının görülmesi, kıtlığa ve geçim sıkıntısına delalet eder. Rüyada kendisinin oruçlu olduğunu gören kimse ise  hasta durumda ise, şifa bulması olarak yorumlanır.  Rüyada orucu bozan bir işi işlemek yeminini bozmaya ve  sözünde durmamaya delalet ederi. Ayrıca dünya sevgisini ahiret sevgisine tercih etmeye ve  yemin ve diğer şeylerden kefareti icap ettiren bir iş yapma durumuna delalet eder. Rüyada oruçtan sonra iftar etmek durumu da, hastanın şifa bulmasına ve birbiri ardınca ferahlık  güzel haber ve sevinçlerin meydana gelmesine delalet eder.

]]>
Oruç Açma Duası https://www.oruc.web.tr/oruc-acma-duasi.html Tue, 24 Nov 2015 14:55:04 +0000 Oruç açma duası, İslam'ın beş şartından biri olan oruç bize farz olan bir ibadettir. Oruç açmak, iftar vaktinde olur. Dinimizde iftar, oruçlu iken oruç açma, başlanmış orucun sonuna gelmek anlamlarına gelmektedir. Genel Oruç açma duası, İslam'ın beş şartından biri olan oruç bize farz olan bir ibadettir. Oruç açmak, iftar vaktinde olur. Dinimizde iftar, oruçlu iken oruç açma, başlanmış orucun sonuna gelmek anlamlarına gelmektedir. Genel anlamda ise iftar oruçlu bir kişinin vakit dolunca dinimize uygun bir şekilde orucu açma vaktine iftar denmektedir. Oruç ise imsak vaktinden başlayıp, iftar vaktinde geçen süre içerisinde yemek, içmek, karı-koca ilişkilerinden uzak durma ve yasaklanmış bazı konuları yapmamaya bir nevi söz vermektir. İftar vakti orucun bittiği vakittir. Hz. Muhammed (s.a.v.) iftar vaktinde, iftar girince oruç tutanların, orucunu açmak için acele etmelerini ve oruçlarını hurma, su veya tatlı bir besin ile açmalarını tavsiye etmişlerdir. Oruç açar iken dua etmek de sünnettir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ümmetine, iftar vaktinde oruç açarken yapılan duların kabul olacağını müjdelemiştir. Peygamber efendimiz;
Oruç Açma Duası
  • Bismillahi vel hamdü lillahi allahümme leke sumtü ve ala rızkıke eftartü ve aleyke tevekkeltü, Sübhaneke ve ni hamdike tekabbel minni, inneke entes semiul aliym
Tükçe anlamı: Allah'ım! Senin için oruç tuttum, senin rızkınla orucumu açtım. Ancak sana tevekkül ettim. Seni hamdinle tesbih ederim. Allah'ım benden kabul buyur. Çünkü sen işiten ve ve bilensin.

İftar konusunda Peygamber Efendimizin sünnetine uyarak, Müslüman toplulukların bu zamana dek birikimleri ve farklılıktan dolayı adet ve gelenekler gelişmiştir. Hz Muhammed (s.a.v.) oruçluya iftar ettiren onun alacağı kadar sevap kazanır, oruçlunun sevabından da eksilme olmaz hadisine dayanarak halkımız bu sünnetlere uymuştur.
]]>
Oruç Çeşitleri https://www.oruc.web.tr/oruc-cesitleri.html Tue, 24 Nov 2015 14:54:54 +0000 Oruç Çeşitleri, Hanefîler'e göre öbür ibadetler gibi oruç da farz, vacip ve nafile çeşitlerine ayrılır. Bu üçlü ayırım Hanefîler'in, dinen yapılması gereken şeyleri farz ve vacip biçiminde iki kademeli olarak bir ayır Oruç Çeşitleri, Hanefîler'e göre öbür ibadetler gibi oruç da farz, vacip ve nafile çeşitlerine ayrılır. Bu üçlü ayırım Hanefîler'in, dinen yapılması gereken şeyleri farz ve vacip biçiminde iki kademeli olarak bir ayırıma tutulmuş olması nedeniyledir. Öbür mezheplerde vacib kelimesi ise her iki kategoriyi de içerisinde bulundurur. Nafile ise farz ve vacip dışında bulunan dini emrettiği genel ismidir.

Farz oruç, farz olan oruç denilince, ramazan orucu akla gelir ve zaten tayin edilmiş, önceden oluşturulmuş (muayyen) olan oruç da budur. Mazeretli yada mazeretsiz bir şekilde tutulamadığı vakit, başka bir vakit kaza edilmesi de aynı biçimde farzdır. Bunun haricinde bir de kefaret olmak üzere tutulan oruç mevcuttur. Ramazan orucunun bozulması nedeniyle tutulması gerekli olan kefaret orucu yanında ayrıca, zıhar, yanlışlıkla ve kaza ile adam öldürme, hacda ihramlı iken vakti gelmeden tıraş olma (halk) ve yemin için tutulacak olan kefaret oruçları da farz oruç olarak değerlendirilmiştir. 

Kefaret orucu, yapılan bir hatanın cezası yada telafisi manasını taşıdığından insan için baştan belirlenmiş bir yükümlülük bulunmayıp, buna neden oluşturması durumunda gündeme gelebilen arızi bir yükümlülük değerindedir. Bu yüzden ramazan orucu muayyen farz, öbürleri ise gayr-i muayyen farz diye nitelendirilir. Ramazan orucu yalnızca belirli bir vakitte, yani ramazan ayında tutulabilirken, öbürleri ise oruç tutmanın mubah olduğu her daim tutulabilir. 

Ramazan orucunun kazası da istenilen mubah zamanlarda tutabilir. Fakat İmam Şafi'nin kazaya bırakılan orucun aynı sene içerisinde kaza edilmesi gerektiğine ilişkin görüşü de dikkate alınarak, herhangi bir nedenle kazaya kalan orucu mümkün olan en kısa sürede tutmaya çalışmak uygun olur. Vacip oruç, Nezir (adak), insanın dinen yükümlü olmadığı bir ibadeti yapmayı kendisi için bir yükümlülük durumuna getirmesidir. İnsan, oruç tutmayı adamışsa, bu adak orucunu tutması vaciptir. 

Oruç Çeşitleri

Adak adandığı zaman, orucun tutulacağı zaman belirlenmişse, mesela şu ayın şu günü gibi, bu muayyen bir vacip olur ve orucun belirlenen zamanda tutulması gereklidir. Nezredilen itikaf orucu da belirlenen bir zamanda tutulacağı için muayyen vacip sayılır. Orucun ne zaman belirlenmemişse gayr-i muayyen vacip olur ve dilediği mubah bir günde tutabilir. Başlanmış nafile bir orucun bozulması olayında orucun kaza edilmesi Hanefiler'e göre vaciptir. Malikiler ise kazanın farz olduğunu belirtmişlerdir. Şafii'ye ve Malik'ten değişik bir rivayete göre ise, nafile orucun kazasının tutulmasına gerek yoktur. 

Nafile oruç, farz ve vacip olan oruçların haricinde tutulan oruçlar nafile oruç olarak adlandırılır. Daha önce namaz çeşitlerini ele alırken belirttiğimiz gibi, nafile, gereksiz manasına değil, farz ve vacip olanın haricinde, kısaca gerekenin dışında yapılan manasına gelir. Daha çok sevap kazanmak amacıyla yapıldığı için tabir caizse nafile ibadet, bir bakıma fazla mesai yapmaktır. Nafile oruçların sünnet, müstehap, mendup yada tatavvu olarak isimlendirdikleri de olur. Nafile oruç, mubah olan bütün günlerde tutulabilir. Fakat bazı zamanlarda oruç tutmak daha faziletli görülerek bu zamanlarda oruç tutmak sünnet yada mendup kabul edilmiştir. Peygamberimiz’in çoğunlukla oruç tuttuğu yada oruç tutulmasını tavsiye ettiği zamanlar, kısaca oruç tutmanın mendup kabul edildiği belli başlı günlerdir. Şevval orucu, ay takviminde ramazan ayından hemen sonra gelen ay, şevval ayıdır. Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır.

]]>
Kan Verince Oruç Bozulur Mu https://www.oruc.web.tr/kan-verince-oruc-bozulur-mu.html Tue, 24 Nov 2015 14:54:44 +0000 Kan Verince Oruç Bozulur Mu, Ramazan'da orucu bozar fikriyle kan bağışı miktarı düşmektedir. Kimi zaman kan bankalarında kimi zaman da kan gruplarının alınmasında güçlük oluşmaktadır. Trabzon Müftüsü Veyse Kan Verince Oruç Bozulur Mu, Ramazan'da orucu bozar fikriyle kan bağışı miktarı düşmektedir. Kimi zaman kan bankalarında kimi zaman da kan gruplarının alınmasında güçlük oluşmaktadır. Trabzon Müftüsü Veysel Çakı, Ramazan'ın yardımlaşma ve Kuran ayı olduğunu söyleyerek, yardımlaşmanın en önemli kısımlarından birisi de kan bağışıdır diyerek önemini söyledi. 

Kimi bölgelerin kan vermenin orucu boşa harcadığını yönünde yanlış bilgi aktarıldığı, bu nedenle kan bankalarındaki kan gruplarının deposunun azaldığını ve bazı kan gruplarının  bulunmasında güçlük oluşabileceğini söyleyen müftü Çakı, kan vermek orucun tekrar tutulmasına gerek kalmadan, acil olan durumlarda iftar beklenmeden kan bağışı yapılabilir. Acil durum olmadığı durumlarda dahi kan vermek isteyen insanlar oruçluyken ilgili merkezlere kan bağışında bulunarak kan merkezlerinde kan bulunmasına destek verebilirler. 

Kan Verince Oruç Bozulur Mu

Bunun dinimizce bir kusuru olmadığını söyledi. Orucun vücuda kan yada dışarıdan besleyici, güçlendirici herhangi bir madde verildiğinde bozulacağını söyleyen Çakı, kan, makine yardımıyla trombosit yada çeşitli hücreleri alınıp tekrar alınan insana geri geliyorsa o zaman orucun bozulacağını ifade etti. Kan bağışının ibadet olarak belirten Çakı, kanın üretilmesinin, insandan alınmasından değişik seçenek yer almamaktadır.. İnsan başına bir sıkıntı oluştuğunda ancak kanın ne kadar önemli olduğunu söylemektedir. Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Ramazan ayında bir hastaya merhamet etmek edilmezde kime merhamet edilir diye söyledi.

]]>
Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeliyiz https://www.oruc.web.tr/oruc-tutarken-nelere-dikkat-etmeliyiz.html Wed, 18 Nov 2015 16:04:48 +0000 Oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz, oruç Müslümanlara farz olan ibadetlerden biridir Ramazan ayında bir ay süre ile tutulur imsak vaktinden akşam ezanı vaktine kadar yememek içmemek cinsel ilişkiden uzak durarak oruç ibadeti yeri Oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz, oruç Müslümanlara farz olan ibadetlerden biridir Ramazan ayında bir ay süre ile tutulur imsak vaktinden akşam ezanı vaktine kadar yememek içmemek cinsel ilişkiden uzak durarak oruç ibadeti yerine getirilir fakat oruç yememek içmemek gibi düşünülmemelidir oruç ibadeti sabır nefis terbiyesidir. Buluğ çağına eren tüm insanlara tutulması farz kılınmıştır tutmamak büyük günahtır.
Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeliyiz
Oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz, oruç tuttuğumuz zaman gün boyunca Allah'a ibadet etmiş oluruz ve bu durumda söz ve davranışlarımıza dikkat etmeliyiz kimsenin kalbini kırmamalı kötü söz ve davranışlardan kaçınmalıyız. Haramdan sakınmalı uzak durmalıyız. Orucu bozan durumlardan kaçınılmalıdır bunlar, boğaza kar veya yağmur damlası kaçması astım spreyi kullanmak buruna sıvı ilaç almak başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek kulağa ilaç damlatmak dişi kanayan kişinin kanı yutması dişlerin arasında kalan nohut büyüklüğünde bir şey yutmak fitil kullanmak orucu bozar ve bu durumlardan kaçınmak gerekir
]]>
Sahura Kalkmadan Oruç Tutulur Mu https://www.oruc.web.tr/sahura-kalkmadan-oruc-tutulur-mu.html Wed, 18 Nov 2015 10:26:55 +0000 Sahura Kalkmadan Oruç Tutulur Mu, Uzun yaz günlerinde Ramazan orucunu sahursuz tutmak çok zordur. Oruç tutma süresi yaz aylarında çok fazladır. Sahura kalkmadan oruç tutulabilir mi Oruç tutmak nefis terbiyesidir. Sahur Ramazanı Sahura Kalkmadan Oruç Tutulur Mu, Uzun yaz günlerinde Ramazan orucunu sahursuz tutmak çok zordur. Oruç tutma süresi yaz aylarında çok fazladır. Sahura kalkmadan oruç tutulabilir mi Oruç tutmak nefis terbiyesidir. Sahur Ramazanın güzelliğidir. Sahura kalkmanın büyük sevapları var. Orucun geçerliliği ile ilgili doğrudan olmamakla birlikte oruç tutmayı biraz daha kolaylaştırmak adına Peygamber efendimizin bazı tavsiyeleri olmuştur. Bunların başında da sahur yapmak gelir. Dinimizce sahura kalkmak sünnet kabul edilir. Sahura kalkarak hem bir şeyler yiyerek oruç için enerji toplamış, hem de bir sünneti yerine getirmiş seher vaktinin feyiz ve faziletlerinden yararlanmış oluruz.

Bu bakımdan bir yudum su ile bile olsa sahur yapmak ve sahur yemeğini elden geldiğince gecenin son vaktine rast getirmeye çalışmak uygun olur. Nitekim Peygamber efendimizin sahura kalkmayı teşvik eden birçok hadisi bulunmaktadır. 
Sahura Kalkmadan Oruç Tutulur Mu
“Oruç tutmak isteyen sahurda bir şeyler yesin” 
“Sahur yemeğiyle gündüz tutacağınız oruca güç kazanın”
“Sahura kalkın çünkü sahur yemeğinde bereket vardır”
Oruca niyet etmek gerekir. Ancak oruç tutma düşüncesi ile sahura kalkan kişi oruca niyet etmiş sayılır. Sahura kalkmak sünnettir. 
Peygamber Efendimiz; bır bardak su bile içseniz sahura kalkın buyurmuştur. Büyük bir sevabı vardır. Sahursuz oruç tutulabilir. Bunun oruca bir zararı yoktur. Sahura kalkmayan kişi sahurun sevabından alamaz ve Peygamber Efendimizin sünnetini terk etmiş olur.
Hadis-i şeriflerde buyurulur ki:
Sahura kalkın, sahurda bereket vardır. [Buhari]
Sahur yemeği mübarektir, tamamı berekettir. Bir yudum su için bile olsa sahura kalkın! Allahü teala sahura kalkanlara salat ve selam ederler.
Yani Allahü teâlâ, sahura kalkanları magfiret eder, meleklerde onlar için dua eder.
Yedikleri helal olmak şartıyla hesaba çekilmeyecek üç kişi vardır: oruçlu, sahur yemeği yiyen ve Allah yolunda nöbet tutanlardırdır. [Nesaî]
Sahur yemeğine kalkmak Allah’ın size bağışladığı berekettir, bunu kaçırmayın! [Nesai]
Sahurda yemek yiyin, oruç tutmanıza yardımcı olun! [Beyhekî]
Sahura kalkmak Allahın size bağışladığı berekettir, bereketi kaçırmayın! [Nesai]
Bir lokma bile olsa sahur yemeği yiyin, çünkü onda bereket vardır. [Deylemî]
Müminin sahuru hurmayla olması ne güzeldir. [Ebu Davud]
Allahü teala, sahura kalkanlara rahmet eder. [Taberanî]

Sahursuz oruç tutulabilir, ama sahurlu oruç hem daha sağlıklıdır. Sağlık bakımından da da günler uzun olduğu için mutlaka sahur yapılmalıdır.Aynı zamanda sünnet terk edilmemiş olur. Amaç sahurda yemek yemek değildir. Peygamberimizin bir sünnetini ifa etmektir. 
]]>
Miraç Kandilinde Oruç Tutulurmu https://www.oruc.web.tr/mirac-kandilinde-oruc-tutulurmu.html Wed, 18 Nov 2015 10:26:41 +0000 Miraç kandilinde oruç tutulur mu, mübarek günlerde oruç tutma konusunu açıklamaktadır. Mübarek günler, kutlu geceleri izleyen günlerdir. Örneğin, cuma gecesi, perşembe gününü cumaya bağlayan gecedir.Miraç Miraç kandilinde oruç tutulur mu, mübarek günlerde oruç tutma konusunu açıklamaktadır. Mübarek günler, kutlu geceleri izleyen günlerdir. Örneğin, cuma gecesi, perşembe gününü cumaya bağlayan gecedir.
Miraç gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirmeli,  hadis-i şerif 'te buyuruluyor ki : 
 
 (Recebin 27. bugünü oruç tutana, 60 senelik oruç sevabı verilir)  [İ.Gazali] 
 
Sadece cuma günü oruç tutmak, birtakım alimlere yönelik mekruh sayılmaktadır. Cumartesi günü oruç tutmak ise tüm alimlere yönelik mekruh olduğundan,bu kutlu gün cumaya rastladığı vakit, orucu perşembe ya da cumartesi ile beraber tutmak daha iyi sayılmaktadır. Cumartesi gününe rastlarsa, cuma ile cumartesi ya da cumartesi ile beraber bugünü beraber tutmak gereklidir. Miraç gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirmeli. Bu gece kaza namazı kılmalı, kur'an-ı kerim okumalı, dua, tövbe etmeli, sadaka vermeli, müslüman kimseleri sevindirmeli, bunların sevaplarını ölülere de göndermelidir. Her vakit gerçek ibadet sahibi olmaya, farzları yapıp haramlardan kaçmaya, tövbe edip farz borçlarını ödemeye çalışmalıdır. Tüm bunları inşa etmek ise ilimle olabilir. İlmihal verileri en değerli ilimdir. Hadis-i şerifte buyruldu ki: 
(Geceleyin bir süre ilim ile yoğun olmak, tüm gece sabaha denli ibadet etme etmekten daha kıymetlidir)  [Ebu Nuaym] 
 
Feyiz ve bereketin coştuğu kutlu gecelerimizden bir tanesi de Miraç gecesidir. Miraç bir yükseliştir, tüm süfli duygulardan, insani hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce aşamaya terakki ediştir. Resulullahın (asm)  şahsında insanlığın önüne açılmış limitsiz bir terakki ufkudur. Bu ulvi gezi, mucizelerin en büyüğüdür. Miraç mucizesi Kur'ân-ı Kerimde ayetlerle anlatılmış ve varlığı inkar edilemeyecek bir olarak meydana konmuştur. Bu ilahî yolculuğun önce merhalesi durumda olan Mescid-i Aksâya kadarki safha Kur'ân'da şu şekilde anlatılır: 
Miraç Kandilinde Oruç Tutulurmu 
 " Âyetlerimizden bir bölümünü ona göstermek amaçlı kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp etrafını kutlu kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya gezi ettiren Allah (cc), her çeşitli noksandan münezzehtir. Kesinlikle ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir. " (İsra Suresi)  
 
Miracın iki, merhalesi de Mescid-i Aksâdan başlayarak semanın tüm tabakalarından geçip ta ilahi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm suresinde şu şekilde anlatılır: 
 
“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O’nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâda gördü. Ki, onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm Suresi, 7-18.)
]]>
Oruç Bozmak https://www.oruc.web.tr/oruc-bozmak.html Tue, 17 Nov 2015 16:51:43 +0000 Oruç Bozmak, kefaret veya keffaret, Arapça olup örtmek, arınmak manasındadır. Buna göre keffaret, işlenen bir günahın bağışlatılması  için şerî olarak verilen sadaka veya tutulan oruç demektir. Fıkıh Oruç Bozmak, kefaret veya keffaret, Arapça olup örtmek, arınmak manasındadır. Buna göre keffaret, işlenen bir günahın bağışlatılması  için şerî olarak verilen sadaka veya tutulan oruç demektir. 

Fıkıh kitaplarına göre mazeretsiz olarak, kasten başladığı orucu bozmaktan ötürü kazâ ve kefaret gerekir. “Kefaret ya iki ay üst üste oruç tutmak, ya bir köleyi âzâd etmek veya altmış fakiri doyurmaktır (et-Tâc: 2/77)” şeklinde anlatılır.

Cezanın, işlenen suça denk olması gereği Kur'ânın temel prensiplerindendir. Bir günlük oruç bozmanın, altmış bir gün ard arda oruç tutma cezasıyla cezalandırılması, Kur’ânın temel prensibine aykırıdır.

Başlanan bir orucu mazeretsiz olarak bozmaktan ötürü kefaretin gerektiği durumu Ebu Hüreyreden rivayet edilen bir havadise dayandırılmıştır.

Kimine göre yoksulluk dolayısıyla kefaretin düşmesi, sadece bu duruma özgü bir şeydir. Asıl olan kefaretin düşmemesidir.

Dârekutnî el-‘İlel’de, Zührî’den aldığı rivayeti not düşerek: “Böylece köle azad etmek, ya da iki ay oruç tutmak ya da altmış fakir doyurmak sünnet oldu” demiştir (Feth: 4/168).  Eğer rivayet kesin doğru ise Dârekutnî’nin bu görüşü, görüşlerin en isabetlisidir. Buna göre oruç kefareti farz değil, sünnettir. Peygamber Aleyhiselâm, oruca karşı bu cinayeti işleyen adama, Kur’ânda hata ile adam öldürene belirlenen cezaya (Nisâ: 92) kıyasla bir kefaret belirlemiş, fakat bunun, zorunlu bir hüküm değil, günahın affı için sadaka olduğunu belirterek “Götür çoluk çocuğunla birlikte ye, Allah seni affetsin!” demiştir. Eğer bu kefaret zorunlu olsaydı, özel olarak o adama böyle bir iznin verilmesi söz konusu olmazdı. Çünkü dini hükümler kişilere göre değişmez.

Oruç Bozmak

Ayrıca kefaretin bir köle azad etme ya da bir deve kurban kesmek olduğu rivayeti de vardır (Fethu’l-Bârî: 4/166-172).

Hz. Ayşeden gelen ve aynı konu ile ilgili iki rivayette ise belirli bir kefaretten söz edilmez. Sadece belli bir miktar sadaka vermekten söz edilir ki bu da işlenen bir hata veya kusurun ardından bir miktar sadaka verme geleneğine ve bunu destekleyen Kur’ân öğüdüne uygun düşmektedir.

Kur’ân-ı Kerîmde her ne sebeple olursa olsun, oruç yiyene, namaz kılmayana bir ceza belirlenmemiştir. Zaten oruca niyet etmeyerek oruç tutmayan kişiye kefaretin gerekmediğinde oy birliği vardır. Kefaretin başlanan orucu mazeretsiz olarak bozmaktan ileri geleceği belirtilmektedir. Bir namazı özürsüz olarak bozan kişi nasıl o namazı yeniden kılarsa, orucu özürsüz olarak bozanın da yine orucu kaza etmesi gerekir. Başladığı bir orucu bozan kimseye kefaret gerekeceği konusu, sadece andığımız vâhid  haberine dayanılarak fıkıh hükmü haline getirilmiştir. Allah’ın Kitabında en küçük bir işaret olmayan bir şey farz olamaz.

Eğer orucun zorunlu bir kefareti olsaydı bu, Kur’ân’da belirtilirdi. Doğrusu şöyledir ki saf ibadet konularında, yani Allah ile kul arasındaki kusurlarda ceza, kefaret yoktur. Bu konulardaki kusurun cezasını Allah âhirette verecektir. Fakat hukuki konularda, yani toplumu ilgilendiren şerîat (hukuk) konularında yasal olmayan eylemlere ceza konmuştur. Bu bakımdan orucun farz (zorunlu) kefareti diye bir şey yoktur.

]]>
Bilerek Oruç Bozmanın Cezası https://www.oruc.web.tr/bilerek-oruc-bozmanin-cezasi.html Tue, 17 Nov 2015 11:37:23 +0000 Bilerek Oruç Bozmanın Cezası, Oruç dinimizce sağlıklı olan herkesin yerine getirmesi görevlerden biri olmaktadır. Ayrıca oruç İslamın 5 şartının birisi olmaktadır. Oruç tutmak zayıflamak. aç kalmak anlamına getirilmemelid Bilerek Oruç Bozmanın Cezası, Oruç dinimizce sağlıklı olan herkesin yerine getirmesi görevlerden biri olmaktadır. Ayrıca oruç İslamın 5 şartının birisi olmaktadır. Oruç tutmak zayıflamak. aç kalmak anlamına getirilmemelidir. Oruç tutmayı nefsi körlemek, boğazı engellemek olarak adlandırılır. Ayrıca oruç tutmak sevap olup peygamber efendimizden bize kalmıştır. Bilerek oruç bozmanın cezası karşılık olarak halk dilinde 61 gün yerine tutulacağı sürekli olarak söylenir. Fakat bu durum kesinlikle uydurma olmaktadır. Her kim orucunu özürsüz, nedensiz bozar ise kefaret ödemelidir. Kefaret gerektiren durumlar şöyledir.
  • Bilerek yeyip içmek
  • Cinsel ilişkiye girmek
  • Ramazanda, kaza gerektiren bir şey yaparak orucunu bozanın, aynı şekilde başka gününde de bu şeyi, nasıl olsa kefaret gerektirmiyor diye bilerek yine yapması
  • Sigara içmek
  • Gıybet, sürme çekmek ve kan aldırmak gibi, orucu bozmadığı iyi bilinen şeyden sonra, oruç bozuldu sanarak, yeyip içmek.
  • Sakız çiğnemek durumunda kefaret gerekmektedir. 
Fakat birde bilerek oruç bozup kefaret gerektirmeyen durumlar olmaktadır. Örneğin onlar şu şekilde sıralanır:
Bilerek Oruç Bozmanın Cezası
  • Bir kadın, orucunu kasten bozar ise daha sonra o gün iftardan önce adet olur ise kefaret gerekmemektedir.
  • Orucunu bilerek bozduktan sonra, o gün içerisinde bayılan veya oruç tutamayacak kadar hastalanan kişi kefaret ödemez.
  • Ciddi bir tehdit ile orucu bozdurulan kişiye kefaret gerekmez.
  • Susuzluktan hastalanacak veya ölebilecek duruma gelen kimse, orucu bozup, kaza edebilmektedir bu durumda kesinlikle kefaret gerekmemektedir.
  • İğne olduktan sonra yeyip içilse de kefaret gerekmediği şekilde kağıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç veya gıda olmayan bir şeyi bilerek yutmak da kefaret gerektirmemektedir.
Fıkıh kitaplarında anlatıldığına göre özürsüz olarak, bile bile başladığı orucu bozmaktan dolayı kaza ve kefaret gerektirmektedir. Kefaret ise ya iki ay üst üste oruç tutulmalı yada bir köle azad edilmeli veya altmış fakir doyurulmalıdır. Ayrıca bir günlük oruç bozma suçu ise, altmış bir gün ard arda oruç tutma cezasıyla cezalandırılması ise Kur’ân’ın bu temel prensibine aykırı olmaktadır. Buna göre oruç kefareti, farz değil, sünnet olmaktadır. Peygamber Aleyhisselâm, oruca karşı bu yanlışı işleyen kişiye Kur’ân’da hatâ ile adam öldürene belirlenen cezaya denk olarak bir kefaret belirlemiştir. Ayrıca kefaretin bir köle âzâdetme veya bir deve kurban kesme olduğu rivayeti de olmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de her ne nedenle olursa olsun, oruç yiyene, namaz kılmayana bir ceza belirlenmemiş olmaktadır. Zaten oruca niyet etmeyen oruç tutmayan kişiye kefaretin gerekmediğini de belirtmiş olmaktadır.  Bir namazı her hangi bir sebep olmadan bozan kişi, nasıl o namazı yeniden kılar ise, orucu herhangi bir sebep olmadan bozanın da yine onu kazâ etmesi gerekmektedir. Ramazanda mazeretsiz oruç tutmamak haram olup büyük günah olmaktadır.
]]>
Oruca Başlama Zamanı https://www.oruc.web.tr/oruca-baslama-zamani.html Tue, 17 Nov 2015 11:37:13 +0000 Oruca Başlama Zamanı, bilerek yada bilmeden ezan boyunca yemek yemeye devam eden birinin orucu tehlikeye girer, yani bu kişi oruca niyetlenmemiş gibi olacaktır. Yani kalbi niyetlense dahi, fiilen orucunu açmış olur. Yani yemeye ve Oruca Başlama Zamanı, bilerek yada bilmeden ezan boyunca yemek yemeye devam eden birinin orucu tehlikeye girer, yani bu kişi oruca niyetlenmemiş gibi olacaktır. Yani kalbi niyetlense dahi, fiilen orucunu açmış olur. Yani yemeye veya içmeye devam etmekle niyetinin gerçekleşmesine engel olur. Günümüzde ibadet vakitlerinin giriş ve çıkışını sorunsuz ve şüpheye yer vermeden  bildirecek olanaklar vardır. Evlerimizdeki takvimler, Ramazan imsakiyeleri, saatlerimiz bize vakitlerin giriş ve çıkışı konusunda doğru haber veriyorlar zaten ve imsak için itibar edeceğimiz araç gereçler bunlardır.Oruca Başlama Zamanı

Ezan ise namaza bağlı olarak okunan bir tevhid ilanıdır. İmsak vaktinin gelmesinden çok, namaz vaktinin geldiğini ve namazın kılınacağını bildirmektedir. Müezzin ezanı sabah namazı vakti geldiği zaman okur, daha önce okumaz. Bu ezan az sonra, cemaat toplanınca sabah namazının kılınacağını ilan etmektedir. Sahur vakti ise yatsı namazının sınırları içinde kalıyor. Sabah namazının vakti geldiğinde yatsı namazının vakti çıkmış olduğu gibi, sahur vakti de bitmiş oluyor. Doğal olarak ta sabah namazının vakti geldiğinde eğer yatsı namazı kılınmamışsa artık kazası kılınacaktır; eğer oruç için sahur yapılmamışsa, artık yapılmayacaktır demektir. Çünkü sabah namazının vaktinin gelişiyle beraber oruç da başlamış olacaktır. Bu durumda, imamın “Allahü Ekber” dediği zaman, artık sabah namazına aittir. Artık yatsı namazı da, sahur vakti de geçmiş demektir. Artık sahur adına hiçbir şey yenmemelidir. Çünkü sabah namazı vakti gelmiştir. Çünkü artık oruç başlamıştır (Oruç üç namaz vaktinde tutuluyor: Sabah namazı, öğle namazı ve ikindi namazı vakitleri). Akşam namazı vakti gelince orucu açıyoruz, iftar vaktine giriyoruz. Akşamdan itibaren yatsı namazı vakti boyunca da  iftar halinde yani yiyebilir durumda kalıyoruz. Yeni sabah namazı vakti geldiği  zaman, tekrar niyetlenmemiz ve oruca başlamamız gerekmektedir. Müezzin yanlışlıkla ezanı erken (sahur vakti içinde) okursa, şüphesiz yeme ve içme kesilmez. Fakat bu bir yanlışlıktan ibarettir, müezzin beşerdir yanılabilir; tamam ancak her zaman yanlışlık yapacak diye bir kaide yoktur. Müezzin ezanı yanlışlık olmaksızın pekala geç de okuyabilir. O halde sahur vaktinin bittiğini anlamak için ezana değil, mutlaka imsakiyeye ve saate bakmak gerekir.

Şeriatın belirli ölçüleri böyle ancak bu kişinin orucunun ve imsak girişinin gerçek değerlerini Allah bilir ve takdir de Yüce Allah’ındır. Sahur vakti bittiğinde (yani ezan okunurken) yemeye devam eden veya su içen birisi orucunu bozmuş olur ancak hakikatini biz bilemeyiz tabi ki. O kişinin orucu ile Allah arasına da giremeyiz zaten. Bize düşen, ezan başladığında sahurun bittiğini söylemek. Buna dikkat edersek, hata ve yanılgılardan af olacağımızı umuyoruz. Kişinin yapması gereken de, ezan başladığında sahura son vermek olacaktır. Ezan okunurken hala su içen birinin, “Eyvah orucum bozuldu o halde bugün yiyeyim,” demesinin gereği yoktur. Bunu yapan biri kefaret yüklenmiş olmaz.  Çünkü erken vakitte bir yanlışlık yapmıştır. Bu kişi, olsa olsa o günün kazasını yapmakla  görevlidir. O gün orucuna devam edip ve daha sonra da kaza ederse iyi olur.
]]>
Oruç Tutmanın Faydaları https://www.oruc.web.tr/oruc-tutmanin-faydalari.html Tue, 17 Nov 2015 11:36:40 +0000 Oruç tutmanın faydaları, Oruç, dinimizce İslamın beş şartından birisidir. Oruç her Müslüman kimseye farz kılınmıştır. Ramazan ayında tutulabileceği gibi nafile ibadet yerine ve ramazan ayında tutamadığımız günleri Oruç tutmanın faydaları, Oruç, dinimizce İslamın beş şartından birisidir. Oruç her Müslüman kimseye farz kılınmıştır. Ramazan ayında tutulabileceği gibi nafile ibadet yerine ve ramazan ayında tutamadığımız günlerin yerine, ramazan dışında başka günlerde de oruç tutabiliriz. Ramazan ayının asli ibadeti olan orucun manevi birçok sevabı olduğu gibi maddi olarak ta, hayatın her alanında faydası çok bulunmaktadır. Uzmanlar tarafından da vücut sağlığı için tavsiye edilen oruç, sağlık bakımından bir çok faydası bulunmaktadır. Fazla yemek yemenin sağlığa olan zararlarının önüne geçmiş olacaksınız.Oruç Tutmanın Faydaları

Dinimizce bize emredilen orucun beden ve ruh güzelliğine de bir çok faydası vardır. Ömrü uzatmanın bir yolu da az yemek yemek olduğu yapılan uzun araştırmalar sonucunda da ortaya çıkmıştır. Oruç tutarken de az yemek yediğimiz için, vücudumuzu çoğu hastalıktan korurken, ömrü uzatmaya da yardımcı olmaktadır. Ayrıca kolesterol, kalp ve damar hastalıkları, obezite, yağlanma gibi hastalıklardan korunmaya yardımcı olmaktadır. Bedenimizden zararlı toksinler atılıyor ve bu sayede kilo vermeye de yardımcı olmaktadır. Oruç tutarken yağ enzimleri çok hızlı çalışmaya başlar ve bu sayede yağ yakma hızı artar. Bir aylık oruç sonunda vücut buna alışır ve ramazan ayından sonrada kilo vermek kolaylaşır.

Orucun vücudumuza sağladığı faydalarından bir tanesi de kan dolaşımı daha hızlı çalışmaktadır. Sindirim sistemi oruç sayesinde dinlenmeye geçtiği için kan dolaşımı diğer bölgelere doğru artmakta ve böylece obezite ve kolesterolün açabileceği sağlık sorunlarının önüne geçilmiş olmaktadır. Orucun fiziksel olarak sağladığı faydaların yanında psikolojik olarak faydaları da çoktur. Bu psikolojik rahatlamayla birlikte kalp çarpıntısı azalır. Strese bağlı oluşan hastalıkları engeller. Terleme, çarpıntı, ishal bayılma gibi rahatsızlıkların önüne geçmektedir. Yine oruç tutmak diyabet sorunu olan hastalara da yardımcı olmaktadır. Diyabetli kişilere az yemek yenmesi konusunda devamlı uyarılarda bulunulur. Diyabetin yol açacağı sorunları en aza indirir. Pankreas, glikoz miktarını dengelemek için çok fazla çalışmayacak ve fazla insülin salınımı daha az olur. Böbrek sorunu yaşayan hastalara da oruç iyi gelmektedir. Böbrekler bedenin kaybettiği su miktarını dengelemek için fazla çalışır ve yoğun bir görev yapar. Oruç tutmak su miktarı dengede olduğu için böbrek fazla yoğun çalışmadığı için dinlenmeye geçer. Tansiyon hastalarının kötü bir besin olan tuz, oruç tutulduğu için vücuda az girmekte ve tansiyon dengede tutulması kolaylaşmaktadır.

İnsanlar normal bir  günde bilinçsiz bir şekilde sürekli yemek yeme çabasında olduğu için sindirim sisteminin dengesini bozulmaktadır. Bağışıklık sistemi de  kontrolsüz çalışır ve birçok hastalığa davetiye çıkarır. Çok yemek yemenin yol açacağı sorunlar, vücudun dengesini ve yapısını bozmaktadır. Oruç tutan kişi bu tür rahatsızlıklardan kurtulmaktadır. Çünkü belirli saatlerde tüketilen yemekler sindirim sistemini yormuyor ve düzene sokuyor. Bağışıklık sistemi gereksiz çalışmaz ve az yemek yendiği için yabancı maddelerin vücuda girme olasılığı azalır.

Oruç sosyal anlamda da birçok fayda sağlamaktadır. Sağlığımıza yaptığı iyiliklerin yanında, ramazan ayının kutsal mübarek havası ile oruç tutan kimseler dayanışma, kardeşlik, iyimserlik, yardımlaşma duyguları daha ağır basmakta ve insanlar da anlayış son derece artmaktadır. Oruç tutan kişi de manevi hazzın en üst derecesine ulaşarak manevi olarak büyük bir rahatlamanın içine girmektedir. Akraba, eş, dost, arkadaşlarla birlikte iftar yemeklerinde ve sahurlarda buluşmayla ilişkiler daima iyi olur ve bağlar güçlenir. Oruç görüldüğü gibi her alanda bize fayda sağlar.

]]>
Oruç Nasıl Tutulur https://www.oruc.web.tr/oruc-nasil-tutulur.html Tue, 17 Nov 2015 11:36:23 +0000 Oruç nasıl tutulur Oruç, bedenle yapılan ibadettir. Oruç ergenlik çağına gelmiş olanların ve akıl sağlığı yerinde olan her müslümanın tutması şarttır. Allah rızası için tutulur. Oruç çeşitlerinden hangisi olursa ol Oruç nasıl tutulur Oruç, bedenle yapılan ibadettir. Oruç ergenlik çağına gelmiş olanların ve akıl sağlığı yerinde olan her müslümanın tutması şarttır. Allah rızası için tutulur. Oruç çeşitlerinden hangisi olursa olsun farz, vacip, nafile oruçlar gibi oruçları tutmak önce niyet etmek gerekir. Niyet etmek şöyle olur. Niyet ettim Allah'ım senin rızan için orucumu tutmaya denir. Ramazan ayından başka bir oruca nafile gibi oruçlara niyet edilmez. Edilsebile ramazan orucuna niyet etmiş gibi olur. Çünkü bize farz olan ramazan orucunu vaktinde aynı zamanda birkaç oruca niyet edilmez. Ramazan ayında tuttuğumuz her gün için ayrı ayrı niyet etmeliyiz. Ramazan ayında belirli sebeplerden dolayı tutamadığımız zamanda başka bir zaman tuttuğumuzda niyet ettim Allah'ım senin rızan için kazaya kalmış orucumu tutmaya diye niyet etmeliyiz. Oruca niyet etme vakti gün batımından başlayıp ertesi günü kuşluk vaktine kadar niyet edilir. Yani öğle namazı vaktinin girmesinden az önceki vakte kadar devam eder. Öğle vakti girdikten sonra hiç bir oruca niyet edilmez. Bir sonraki güne yani akşam Vakti güneş batmadan bir sonraki yani ertesi güne niyet edilmez. Niyet çok önemlidir. Niyet için kesin ifade kullanmalıyız. Mesela " yarın şu işim olursa oruç tutarım" şeklinde niyet olmaz. Oruç zayıflamak yada rejim yapmak için tutulmaz. Allah'ın rızasını kazanmak için tutulur. 
Oruç Nasıl Tutulur

Oruç sahur ile başlar. Sahur, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce yedikleri yemektir. Sahur oruca dayanma gücü verir. Sahura kalkmak müstehaptır. Peygamber efendimiz, " sahur yiyiniz; çünkü sahurda bereket vardır" buyurmuşlardır. İftarı erken vaktinde yapmak yani acele etmemek gerekir. Sahuru ise geç vaktinde yapmak yani sahuru geciktirmek sünnettir. Sahur vakti, gecenin en bereketli ve özel vakittir. Bu saatte uyanık olmak gerekir. Çünkü duaların ve ibadetlerin makbul olduğu vakit olarak bilinir. İmsak bilim açısından kendini tutmak, yasakları engellemek anlamına gelir. Yani oruç yasaklarından uzak durma demektir.imsak vakti tan yerinin ağrıması vaktidir. Tan yerinin ağrıması yatsı namazının vaktinin çıktığı sabah namazının vakti girdi demektir. Bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başladı demektir. Orucumuzu tutup iftar vakti oruç yasaklarının sona ermesidir. Güneşin batması ile başlar. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti girmiş olur.

Sahura kalkmış bir insan niyet etmeyi unuttuysa bile sahura kalkması niyet yerine geçer. Akşam vakti girdikten sonra imsak vaktine kadar yeme, içme ve ailevi münasebette bulunmak serbesttir. 10-11 yaşındaki çocuklara da tutturup orucu sevdirmek gerekir. Oruç tutmaya alışkanlık kazanmış olurlar.
]]>
Mevlid Kandilinde Oruç Tutulurmu https://www.oruc.web.tr/mevlid-kandilinde-oruc-tutulurmu.html Tue, 17 Nov 2015 11:36:10 +0000 Mevlid Kandilinde Oruç Tutulur Mu, Mevlid Kandili Peygamber Efendimizin dünyaya gelip şereflendirdiği gece olarak kabul edilen bir dini gündür. Bu gece ve devamındaki günde ibadet amaçlı ve Peygamber Efendimizi karşılamak ama Mevlid Kandilinde Oruç Tutulur Mu, Mevlid Kandili Peygamber Efendimizin dünyaya gelip şereflendirdiği gece olarak kabul edilen bir dini gündür. Bu gece ve devamındaki günde ibadet amaçlı ve Peygamber Efendimizi karşılamak amaçlı nafile orucu tutulmaktadır. Bu orucun bir sakıncası veya bir yanlışı yoktur. Allah katında takdiri iman edene sevap olarak yazılır. Tutulan bu orucun diğer oruçlardan hiçbir farkı yoktur. İman sahibi her bir bireyin etrafına ve çevresine doğru yolu göstermesi gerekir. Bu yüzden etrafınızdakilerden ve ailenizin bireylerinden bu kutlu güne karşılık hep beraber oruç tutmayı teklif edebilirsiniz. Tuttuğunuz orucun sevabı ve hayrı ayrı bir derece değerlendirilir. Birde yapmış olduğunuz duyuru tarafından o gün kimin oruç tutmasına vesile olduysanız oradan da sevabınızı ve hayrınızı kazanırsınız. 
Mevlid Kandilinde Oruç Tutulurmu
Mevlid Kandili dolayısıyla tutulacak olan oruç Rebiul - evvel ayının 11. günü ile 12. günü arasındaki gecede başlar. Bu günler arasında sahura kalkılıp niyet edilir ve 12. günün akşam ezanıyla iftar vakti gelir. Rebiul - evvel ayının 11. günü ile 12. günü arasında tutulması gereken bu oruç başka bir gün ve vakit aralığında tutulmaz. Peygamber Efendimize neden bu ayın bu gününde oruç tuttuğu sorulduğunda cevabı '' bugün dünyaya geldim şükür onun için oruç tutuyorum '' şeklinde olmuş. Hazreti Ebu Bekir halife yıllıklarında eshab - ı etrafında toplayarak Peygamber Efendimizin dünyaya gelişini ve doğumunda oluşan olağanüstü halleri anlatıp eshap - ından bu kutlu günde Allah'a iman etmek ve Peygamberimizi selamlamak için oruç tutmalarını istemiştir. 
]]>
Hamileyken Oruç Tutulurmu https://www.oruc.web.tr/hamileyken-oruc-tutulurmu.html Tue, 17 Nov 2015 11:35:58 +0000 Hamileyken oruç tutulur mu, Oruç tutmak dinimizin bize emrettiği, İslamın beş şartından birisidir. Müslüman bayanların hamileliği ramazan ayına denk gelirse oruç tutmak isteyecektir. Ancak hamile iken oruç tutmak konusunda Hamileyken oruç tutulur mu, Oruç tutmak dinimizin bize emrettiği, İslamın beş şartından birisidir. Müslüman bayanların hamileliği ramazan ayına denk gelirse oruç tutmak isteyecektir. Ancak hamile iken oruç tutmak konusunda çok hassa olunmalı ve dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Bazı kişilerde oruç tutmak sakıncalı olabileceği gibi, bazı kişilerde ise oruç tutmanın zararı yoktur. Şunu belirtelim ki doktor tavsiyelerine uyarak sağlıklı beslendiği sürece ve doktor onayıyla oruç tutmanın hamilelere hiçbir zararı bulunmaz. Genelde hamilelerde şöyle bir düşünce vardır. Bebeğim sağlıklı olsun diye çok yemek yemenin daha iyi olacağı gibi bir düşünce vardır. Bundan dolayı oruç tutup, tutmamak arasında kararsız olurlar. Fakat hamilelikte çok yemek önemli olmayıp, doğru ve dengeli beslenmek çok önemlidir. Az yeseniz bile sizin bebeğinizin alacağı besin miktarı yeterli olduğu sürece sorun olmamaktadır. Bu açıdan bakıldığında oruç tutmanın hiçbir sakıncası görülmemektedir. Başka bir düşünceye göre, uzmanlar hamilelikte az ve sık yemek yenmenin doğru olduğunu söylemektedirler. Buda oruçla ters bir durum olduğu söylenebilir. Bunlardan dolayı oruç tutmak annenin kararı ve doktorunuzun onayıyla oruç tutulup tutulamayacağı düşünülüp karar verilmesi gerekmektedir.Hamileyken Oruç Tutulurmu

Oruç tutulması anne ve bebek sağlığına sakıncalı olduğu bazı durumlar vardır. Örneğin; anne adayı ciddi sağlık sorunları varsa, bebeğin durumunda ve gelişiminde her hangi bir sıkıntı görülüyorsa ve doktor onay vermezse oruç tutulmasına, anne o orucu tutmaması gerekir. Hamilelikte kusma, bulantı, midede ekşime ve ağrı gibi şikayetler çok olmaktadır. Bu şikayetler oruçlu isek daha çok başımıza gelebilir. Yine anne adayı susuzluk ve açlığa dayanamıyor ise, oruç tuttuğunda halsiz düşüp bayılma riskleri artar. Hamilelikte bol sıvı tüketilmesi de bebek sağlığı açısından önemlidir. Bol sıvı tüketimi ve açlık kan şekerinin dengesini bozarak baş ağrısı ve baş dönmesi gibi sorunlar yapabilir. Bunun yanında hamile iken oruç tutmak annenin kilo alımını hızlandırır. Çünkü uzun süreli, açlıklar metabolizmanın yavaş çalışmasına, annenin daha az kalori yakmasına neden olur. Akşam iftar sofralarında yenilen ağır yemekler de bu kilo alımını daha da hızlandırmaktadır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı hamile iken oruç tutmanın sakıncaları görülmektedir. Zaten dinimiz kolaylıklar dinidir. Hamile iken ramazan ayında oruç tutamayanlar, daha sonra bu tutamadığı oruçların kazasını yapabilirler. Bunda hiçbir sakınca yoktur. 

Anne adayı, oruç tutmak ve ibadetini bırakmamak istiyor ise dikkat edeceği bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Yapacağı ilk adım doktora gitmek kendisinin sağlığı ve bebeğin gelişimini, oruç tutmanın kendisine risk taşıyıp taşımadığı öğrenilmeli ve ona göre hareket edilmelidir. Eğer sorun yok ise, oruç tutabilirsiniz. Ancak kendinize bir doğru ve dengeli beslenme planı yapmalı buna da uymalısınız.Yapacağınız beslenme programında kesinlikle tahıl grubu, meyve, sebze, et ve süt ürünleri olmalıdır. İftarda aşırı ve ağır yemeklerden kaçınılmalı, az yağlı yemekler tercih edilmelidir. Sahurda ise sindirimi kolay gıdalardan tüketilmelidir. Gündüz oruçlu ilen devamlı istirahat edilmeli, yorucu işlerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Ayrıca doktorun verdiği talimatlara uyulmalı, beslenme programı verdi ise o programın dışına çıkılmamalıdır.
]]>
Şeker Hastası Oruç Tutabilirmi https://www.oruc.web.tr/seker-hastasi-oruc-tutabilirmi.html Tue, 17 Nov 2015 11:35:46 +0000 Şeker Hastası Oruç Tutabilirmi, Dr. Tahir Haytoğlu da diyabet (şeker) hastalarının, oruç tutup yada oruç tutamamaya doktoruna başvurmasının ardından karar vermeleri gerektiğini söyledi. 'Tip 1 diyabeti bulunanların, insüline Şeker Hastası Oruç Tutabilirmi, Dr. Tahir Haytoğlu da diyabet (şeker) hastalarının, oruç tutup yada oruç tutamamaya doktoruna başvurmasının ardından karar vermeleri gerektiğini söyledi. 'Tip 1 diyabeti bulunanların, insüline ihtiyaç duyduklarını, bu nedenle uzun zamanlı açlık dönemlerinin bu hastalar için tehlikel bir durum oluşturabileceğini söyleyen Haytoğlu, fakat modern insülin analoglarıyla yoğun insülin tedavisi alan yada insülin pompası kullanan hastaların tedavisinin, oruç tutabilecekleri biçimde oluşturabileceğini anlattı.

Tip 2 diyabeti olanların büyük bir bölümünün insülin kullanımına ihtiyacı olmadığını, ihtiyaç duyulduğu vakit ağızdan tüketilen ilaçların desteğinde, düzenli bir beslenme programıyla oruç tutulabileceklerini anlatan Haytoğlu, diyabet hastalarının oruç tutmasına mani olabilecek unsurları; hipoglisemi (şeker oranının düşmesi), hiperglisemi (şeker oranının yükselmesi) şeklinde sıraladı. Haytoğlu, hastaların şeker ölçümlerini yakından takip ederek hipoglisemi ataklardan uzak durmaları gerektiğini, hipoglisemi anında ise orucun bozulması gerekebildiğini kaydetti.
Şeker Hastası Oruç Tutabilirmi
Diyabetli hastaların oruç zamanı bir diyetisyen yardımıyla detaylı bir beslenme programı uygulamayabileceğini söyleyen Haytoğlu, sahur ve iftarın yanı sıra gece saat 10.00-11.00 arasında tüketilecek bir ara öğünle gün içerisindeki öğün sayısını üçe yükseltmeyi, ekmek, hamur işi, pirinç pilavı, makarna, patates ve şekerli yiyecekleri sınırlandırmayı, bir kerede büyük porsiyonlar halinde beslenmek yerine ölçülü porsiyonları tercih etmeyi tavsiye etti.

Ramazan ayında beslenme, beslenme ve diyet uzmanı Ayşe Korkmaz da ramazanda beslenme alışkanlıklarında farlılıklar oluşturduğunu söyleyerek, bu ayda yeterli ve dengeli beslenmeyi oluşturabilmenin önemini belirtti. Ramazanda öğün miktarının en az 3 olacak biçimde planlanmasını öneren Korkmaz, bu beslenme biçiminde dikkat etmeyen sağlıklı insanlarda bile ara sıra sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda yoğun gaz birikimi, ani tansiyon fırlaması gibi rahatsızlıkların olabileceğini kaydetti.

Sahur öğününün atlanmaması gerektiğini söyleyen Korkmaz, sahurda yalnızca su içerek niyetlenmenin yada gece yatmadan önce sahur yapmanın son derece zararlı olduğunu söyledi. Bu cins beslenme tarzının, yaklaşık 12 saat olan açlığı, ortalama 18 saate yükselttiğini de söyleyen Korkmaz, bunun da açlık kan şekerinin daha erken zamanlarda düşmesine ve günün verimsiz geçmesine sebep olduğunu söyledi. Sahurun ağır yemeklerden meydana gelmesi durumunda, gece metabolizma hızı yavaşladığı için yemeklerin yağa dönüşme hızının arttığını ve bunun da kilo alımına sebep olduğunu anlatan Korkmaz, şunları kaydetti:

Sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde ya ağır olmayan bir kahvaltı yapılmalı veya çorba, az yağlı yapılmış sebze ve zeytinyağlı yemeklerden meydana gelen bir öğün tercih edilmelidir. Bu arada gün içerisinde fazla sıvı kaybedildiği için sıvı dengesini düzenlemek de oldukça önemlidir. Günün ilk öğünü olan iftar, çorbayla açılmalı ve bir süre ara verilmesinin ardından yemeğe başlanmalıdır. İftara peynir, zeytin gibi basit yiyeceklerle başlanarak, normal yemeğe bir zaman sonra geçilmesi daha uygundur. Başlangıç için beyne doygunluk hissi veren çorba en uygun yiyecektir. İftarda hızlı olmayarak ve az oranda yemek tüketilmelidir. Dengeli olmak şartıyla iftarla sahur arasına da mutlaka bir ara öğün tüketilmelidir. Korkmaz, ağır, yağlı yemeklerle kızartmaların tüketilmemesini, az ve sık beslenilmesini tavsiye etti. 

Ramazan ayında en çok karşılaşılan problemlerin, mide asidinin yemek borusuna kaçması olarak adlandırılan reflüyle kabızlık olduğunu söyleyen Korkmaz, reflüyü önüne geçmek için kahve, kakao, çikolata gibi yoğun kafein tüketiminden kaçınılması, yağlı yiyeceklerden uzak durulması ve yemeğin hemen sonra uykuya geçilmemesi gerektiğini de belirtti. Korkmaz, oruç tutmanın bazen zayıflamak için bir alte]]> Oruç Kimlere Farzdır https://www.oruc.web.tr/oruc-kimlere-farzdir.html Tue, 17 Nov 2015 11:35:33 +0000 Oruç Kimlere Farzdır, Oruç İslam dininde yer alan bir ibadet biçimidir. Oruç her sene Ramazan ayında farz kılınan bir ibadetle birlikte bazı özel günlerde ve herhangi bir günde de tutulabilir. Oruç sabah namazıyla başlar akşa Oruç Kimlere Farzdır, Oruç İslam dininde yer alan bir ibadet biçimidir. Oruç her sene Ramazan ayında farz kılınan bir ibadetle birlikte bazı özel günlerde ve herhangi bir günde de tutulabilir. Oruç sabah namazıyla başlar akşam namazıyla son bulur. Sabah namazı ve akşam namazları arasında hiçbir şey yenilmez ve içilmez ve bütün günahlardan uzak durulur. Oruç İslam dini ibadetleri arasında Allah için yapılan tek ibadettir. Yüce Allah oruçla alakalı şöyle buyuruyor. ''İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, onu nefsime izafe ediyorum mükafatını da ben vereceğim.'' Oruç tutmak için belirli şartları taşımak gerekmektedir. Oruç tutmak için öncelikle Müslüman olmak gerekir, sağlık açısından oruç tutmayı engelleyecek bir hastalığının olması gerekir, aklı başında ve ergenlik çağının gelmiş olması gerekir ve yolcu olmamak gerekir. Bu şartları taşıyan herkese oruç farz kılınmıştır.
Oruç Kimlere Farzdır
Müslümanlığı kabul etmiş olan bir kişi eğer sağlığı yerindeyse ve yaşı da oruca müsaitse bu kişiye oruç farz kılınmıştır ve Ramazan ayında ki 30 günlük orucunu mutlaka tutmalıdır. Çünkü oruç İslam dininin temel taşlarındandır. Bürün şartları taşıyıp da oruç tutmayan bir Müslüman düşünülemez.

Yolculuk yapan bir kimseye oruç farz değildir. Fakat bununda farklı durumları vardır. Belirli bir mesafe yolculuk yapanlar için bu durum geçerlidir. Günümüzde bazı din adamları 90 kilometreyi aşan yolculuklarda oruç farz değil demektedir. Bu mesafeyi daha fazla söyleyen din adamları da mevcuttur. Fakat bütün din adamlarının ortak görüşü eğer yolculuk yaparken oruç tutulmamışsa bu oruç kaza edilmelidir. Örneğin 90 kilometre bir yerden bir yere gittiniz ve orucunuzu tutmak istediniz elbette bu orucu tutabilirsiniz. Fakat yapacağınız yolculuğun zor geçeceğini düşünerek oruç tutmadınız bu orucu kazaya bırakmanız gerekir.

Gebelere ve çocuk emziren kadınlara da oruç farz değildir. Gebelik durumunda tutulacak oruçlar bebeğe zarar verebileceği veya bebeğin yetersiz besleneceği için sakıncalı olabilir. Bu sebeple böyle bir vaziyeti taşıyan kadın oruçlarının tamamını kazaya bırakabilir veya yerine fidyesini verebilirler.

Ağır işlerde çalışan kimselerde oruçlarını tutmayabilir. Çalıştığınız iş ağır ve oruçlu hallerde herhangi bir rahatsızlık yaşayacağınızı düşünüyorsanız oruçlarınızı izinli günlerinizde kaza ederek tutabilirsiniz.  İşiniz yorucu değilse fakat ben çok yoruluyorum gibi bahaneler oruç tutmaya engel değildir bu tamamen keyfi bir duruma girer bu nedenle farz kılınan oruçları tutmayarak günaha girmiş olursunuz.

Yaşlılık durumunda da oruç tutulmayabilir. Yaşlılar tutmadığı oruçlar için eğer maddi durumu iyiyse fidyesini vermelidir. Fakat maddi problemleri olan yaşlılar fidyeyi vermesi için çalışması gerekiyor ve çalışacak gücü yoksa fidyede vermeyebilir.

Müslümanlara farz kılınan oruçları vakti zamanında tutmalıyız ki orucun bütün sevabını da kazanalım. Özellikle ramazan ayında oruçlarımıza özen gösterelim çünkü ramazan ayında tutulmayan bir orucu başka bir zamanda tutmak isteseniz asla Ramazan ayında ki sevaba ulaşamazsınız. Oruç tutarak ibadetimiz başta olmak üzere vücudumuzu ve beynimizi de dinlendirebiliriz.
]]>
Göz Damlası Oruç Bozar Mı https://www.oruc.web.tr/goz-damlasi-oruc-bozar-mi.html Tue, 17 Nov 2015 11:35:20 +0000 Göz Damlası Orucu Bozar mı, Glokom, diğer adıyla yüksek göz tansiyonu, sinsi ilerleyen bir hastalıktır ve tedavi edilmediği zaman körlüğe neden olabiliyor. Bu durumda hastalığın tedavisi için göz damlası kullanmak şar Göz Damlası Orucu Bozar mı, Glokom, diğer adıyla yüksek göz tansiyonu, sinsi ilerleyen bir hastalıktır ve tedavi edilmediği zaman körlüğe neden olabiliyor. Bu durumda hastalığın tedavisi için göz damlası kullanmak şart. Ancak insanlar Ramazan ayında damla kullanımı konusunda kararsız kalıyor. Göz damlasının orucu bozacağı endişesi göz için ciddi riskler oluşturuyor. Bu konuya dair bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Akarsu, "İlaç kullanımı özellikle de ilaçların zamanında kullanımı çok önemlidir diyor ve ramazan dolayısı ile kimi zaman hastalar ilacı ihmal edebiliyorlar, ilaç saatlerini oruç saatlerine kaydırabiliyorlar. Bunlar durumlar ilerleyen zamanlarda telafisi olmayacak görme kayıplarıyla sonuçlanabiliyor" diye konuştu. Uzmanlar, vatandaşlar için kolay bir yöntem de öneriyor. Doç. Dr. Cengiz Akarsu, "Pratik olarak damla damlatıldıktan sonra iki elleriyle bir dakika kadar göz çukurlarına bastırırlarsa hastalarımız,  ilacın burna geçişini engelleyebilir ve sadece ilacın gözde emilimini sağlayabilirler" şeklinde konuştu.
Göz Damlası Oruç Bozar Mı

Göz damlasının kullanılıp kullanılmayacağı konusunda din alimlerinin görüşü de net. Antalya Müftüsü Ahmet Çelik, bu konuda şöyle konuşuyor; "Son zamanlardaki alimler göze ve kulağa damlatılan ilaçların, damlaların, orucu bozmayacağı kanaatindedirler. Bundan dolayı göz damlası ve kulak damlası orucu bozmuyor. Fakat göz damlası kullanmak zorunda olan insanlar Ramazan ayında yüksek göz tansiyonu gibi çeşitli rahatsızlıklarda göz damlalarını rahatlıkla kullanabilirler"  dedi.

Orucu Bozan Haller:

Yemek, içmek ve cinsel ilişki orucu bozar. Ağızdan alınan haplar, şuruplar, pastil vs maddeler orucu bozar. Ancak iğne yaptırmak konusunda farklı görüşler vardır. Orucun yasakları, doğrudan söylenecek olursa yemek, içmek ve cinsel ilişkidir; tersinden söylenecek olursa orucun yasakları, orucun bozulmasına neden olan şeylerdir. ilk başta sayılan üç hususa dikkat edildiği takdirde oruç tutulmuş olur. Bununla beraber bazı davranışların, sayılan bu üç şeyin kapsamına girip girmediği konusunda gerekli kimi zaman da gereksiz tereddütler oluşabilmektedir. Bu durumlar orucun bozulmasına yol açmamakla birlikte, orucun genel havasına, anlamına ve amacına yakışmayan şeyler konusunda dikkatli olmak şartıyla oruç tutulabilir ve bozulmaz. İğne (enjeksiyon), göz damlası, burun damlası,  kulak damlası gibi ilaçların kullanılması mevzusunda  çok gerekli bir zaruret durumu yok ise, Ebu Hanife’nin buyurduğuna göre bu tür şeylerin orucu bozduğunu dikkate alarak oruç tutulması daha doğru olacaktır.

]]>
Kadir Gecesi Oruç Tutmak https://www.oruc.web.tr/kadir-gecesi-oruc-tutmak.html Tue, 17 Nov 2015 11:35:10 +0000 Kadir gecesi oruç tutmak, bu günün bin aydan daha hayırlı olması sebebi ile diğer yapılacak tüm ibadetler gibi çok sevaptır. Kadir gecesinde kılınan namazlar, okunan dualar ve yapılan hayırlar, Allah katında büyük sevap Kadir gecesi oruç tutmak, bu günün bin aydan daha hayırlı olması sebebi ile diğer yapılacak tüm ibadetler gibi çok sevaptır. Kadir gecesinde kılınan namazlar, okunan dualar ve yapılan hayırlar, Allah katında büyük sevap alınmasına vesiledir.

Kadir gecesi, Kur’an-I Kerimin Hz. Muhammed A.S ye indirildiği günün gecesidir. Bu gece sabah güneş doğana kadar, bir hediyedir. Tüm melekler bu gece her türlü hayır için dünyaya inerler ve Allah’ına ibadet eden biz kullara selam eder, ilahi rahmetlere vesile olurlar.

Kadir Gecesi Oruç Tutmak

Peygamber efendimiz derki, “Kim bu gecenin faziletini bilir ve ibadetini yaparsa, geçmişteki tüm günahları bağışlanarak af olur.” Kadir gecesi oruç tutmak, namaz kılmak ve hayır yapıp Kur’an-I Kerim okumak, günahlarımızın bağışlanması için bir lütuftur.

Kadir gecesinin Ramazan ayının son on gününde, tek sayılı günlerden biri olduğu rivayet edilir. 27. Günün gecesi olduğu söylense de, Ramazan’ın son on gününde ibadetimize yoğunluk vermek ve Allah’a daha yakın olmaya çalışmak önemlidir. Peygamber efendimizde her Ramazan’ın son on günü, her zaman yaptığı ibadetlerini arttırır ve çevresindekilere de bu zaman içinde daha çok ibadet etmelerini öğütlermiş. Ayrıca Peygamber efendimiz şöyle buyurmuş “Kur’an okuyup ibadet ediniz. Zira Kur’an-ı Kerim’in yeryüzüne indiği bu zamanda tövbe etmek, istiğfarda bulunmak kıyamet gününde, sahibine şefaatçi olacaktır. Kadir gecesi oruç tutmak, namaz borcu olanların kaza namazı kılması, namaz borcu olmayanların nafile namazı kılması ve geceyi ibadetle geçirmesi, bu mübarek gecede hayırlara vesile olacaktır.

Hiç şüphe yoktur ki Kadir gecesine yetişmek ve bu gecede ibadetlerini yapabilmek, tüm mü’minler için tarifi olmayan büyük bir mutluluktur. Bu gecenin en iyi şekilde değerlendirilmesi gereklidir ve bu fırsat kaçırılmamalıdır.

Kadir Gecesi İçin Hz. Aişe’nin Sorusuna Cevap

Hz. Aişe Peygamber efendimize sorar. “Ey Allahın resulü, bana söyler misin Kadir gecesinde nasıl dua etmeliyim.” Peygamber efendimizde cevap verir. “Allaha yönelip, tüm kalbinle Allah’ım sen affetmeyi seversin, sen affedicisin, ne olur beni de affet” diye dua et şeklinde buyurdu. Kadir gecesi oruç tutmak, ibadet etmek ve Kur’an-ı Kerim okumak, bizim tüm günahlarımızdan arınmamız için bir fırsattır.

Kadir Gecesi İçin İbn Fariz’in Sözleri

Ruhumuzu Allaha teslim edeceğimiz her gece Kadir gecesidir. Mülakat ve vuslat günlerinin de hepsi mübarek Cuma günüdür. Bunun harici Kadir gecelerinde yapılan ibadetler ve dualar bizim kurtarıcımız olacaktır.

]]>
Aşure Orucu https://www.oruc.web.tr/asure-orucu.html Tue, 17 Nov 2015 11:34:28 +0000 Aşure Orucu, Muharrem ayının onuncu günü aşure günüdür. Bu gün dünya üzerinde bir çok iyi ve kötü olay meydana gelmiştir. Bu sebepten muharrem ayı Müslümanlar için çok önemli bir gündür. Aşure gününde meydana gelen Aşure Orucu, Muharrem ayının onuncu günü aşure günüdür. Bu gün dünya üzerinde bir çok iyi ve kötü olay meydana gelmiştir. Bu sebepten muharrem ayı Müslümanlar için çok önemli bir gündür. Aşure gününde meydana gelen en önemli olaylardan bir tanesi de Hz. Hüseyin ve yanındakilerin günlerce aç susuz bırakıldıktan sonra şehit edilmesidir. Bu olay İslam tarihinde ilk defa çıkan fitne olarak görülmüştür. Hazreti Hüseyin'i şehit eden zamanın halifesi Yezid idi. Yer yüzünde siyasi sebepler yüzünden işlenen Müslümanın, Müslüman kanı akıttığı bu cinayetler, İslam dininde çıkan ilk nifak cinayetidir. Üstelik öldürülen peygamber efendimizin göz bebeği Hazreti Hüseyindir.

Muharrem Ayında Neden Oruç Tutulur

Aşure Orucu
Yahudilik ve Hristiyanlık gibi semavi dinlerde oruç ibadeti farz kılındığı gibi, İslam dinin de de oruç ibadeti Ramazan ayında farz kılınmıştır. Yani İslam dinine göre Muharrem ayında oruç tutulması farz değildir. sadece Alevilerde, Hazreti Hüseyin öldürülmeden önce aç ve susuz olarak eziyet edildiği için, Hazreti Hüseyin'in çektiklerini bir nebze olsun hissedebilmek için, Muharrem ayının başından itibaren aşure gününe kadar, su içmeden, sadece hoşaf suyu, meyve suyu, çay gibi içeceklerden tüketerek on gün oruç tutarlar. Fakat Hazreti Hüseyin'i anmak için bile olsa, onun yaşadıklarını yaşamak için kendine eziyet etmenin caiz olmadığı görüşüne sahip olan alimlerin sayısı çok fazladır.

Muharrem Orucu Kaç Gün Tutulur

Buhari den rivayet edilen bir hadisi şerife göre, Hazreti Aişe validemiz şöyle dedi:

Kureyş cahiliye döneminde aşure günleri oruç tutardı. Rasülallah Efendimizde cahiliye döneminde bu orucu tutardı. Medine ye döndüğünde o gün oruç tuttu ve ashabına da aşure günü oruç tutmasını emretti. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra aşure orucu terk edildi. Bundan sonra isteyen tuttu isteyen tutmadı.
Müslim den rivayet edilen bir hadise göre aşure günü oruç tutmak Müstahap dır. Ebu Hüreyre Radiallahu Anh şöyle dedi:

Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (s.a v) buyurdu ki, Ramazan ayından sonra oruç tutması en faziletli ay, Allah'ın ayı olan Muharrem ayıdır. Farz olan namazlardan sonra kılınan en faziletli namaz ise gece namazıdır.

Yahudiler bu ay girdiğinde Efendimiz zamanında on gün oruç tutarlarmış. Bu yüzden Peygamber Efendimiz, onlara muhalefet olsun diye, üç gün, yani muharremin 9, 10, ve 11 günleri oruç tutulmasını tavsiye buyurmuştur.

Muharrem Ayında Oruç Tutulmasının Fazileti Nedir

Muharrem ayında başından başlayarak, Yahudilerin tuttuğu gibi on gün olayacak şekilde, 6 gün veya 3 gün, aşure gününü de içine alacak şekilde oruç tutmak çok sevaptır. Bazı rivayetlere göre 1 oruca karşı 30 oruç sevabı verilmektedir.
]]>
Oruca Nasıl Niyet Edilir https://www.oruc.web.tr/oruca-nasil-niyet-edilir.html Tue, 17 Nov 2015 11:33:57 +0000 Oruca Nasıl Niyet Edilir, Yapılan tüm ibadetlerde olduğu gibi oruca niyet etmekte şarttır.Niyet edilmeyen oruç oruç yerine geçmez. Farz,vacip,nafile oruç hangisi tutulmak istenirse istensin niyet edilmesi gerekir.Niyet edilmekmeks Oruca Nasıl Niyet Edilir, Yapılan tüm ibadetlerde olduğu gibi oruca niyet etmekte şarttır.Niyet edilmeyen oruç oruç yerine geçmez. Farz,vacip,nafile oruç hangisi tutulmak istenirse istensin niyet edilmesi gerekir.Niyet edilmekmeksizin  akşama kadar aç kalmak  oruç yerine geçmez. Kalben oruç için niyet etmek yeterlidir. Kalben yapılan niyeti dille söylemek daha faziletlidir.

Ramazan orucunu tutmak için yapılan niyet; “Niyet ettim Allah rızası için yarın ki Ramazan orucunu tutmaya” şeklinde yapılması en faziletli  olanıdır. Bunun dışında oruç tutan bir kişi hiç gün belirlemeden “Niyet ettim oruç tutmaya” dese bu niyet şekli de caizdir.Ramazan ayı orucunu tutmak farzdır. Ramazan ayı girdikten sonra farz olan oruç dışında hiç bir oruca niyet edilmez. Niyet edilse bile Ramazan orucuna sayılır. Çünkü farz olan Ramazan orucun vaktinde aynı anda bir başka oruca niyet edilemez.İslam alimlerin ortak görüşüne göre Ramazan ayında tutacağımız her  oruç için ayrı ayrı niyet edilmesi  gerekmektedir.

Oruca Nasıl Niyet Edilir

Eğer çeşitli sebeplerle ramazan ayında tutulamayan oruçlar başka bir zamanda  tutulacak olursa “Niyet ettim Allah Rızası için kazaya bıraktığım orucu tutmaya” diye niyet edilebilir. Ancak orucu tutacak kişi  sadece “Kazaya kalan oruca” diye niyet ederse bu da caizdir.

Oruç tutacak kişi ne orucu tutacaksa ona göre niyet etmelidir.Nafile oruçlar için “Niyetlendim  Allah rızası için nafile oruç tutmaya”, adak edilmiş oruçlar için “Niyet ettim Allah rızası için adak orucu tutmaya” şeklinde niyet edilebileceği gibi “Nafile oruç tutmaya”, “Adak orucu tutmaya” şeklinde niyet edilmesi caizdir.

Hanefi mezhebine göre  ramazan orucu, nâfile oruçlar ve vakti belirtilmiş adak oruçlarının niyet etme zamanı  gün batımından başlayıp ertesi günün kuşluk vaktine hatta öğle namazı vaktinin girmesinden az önceki vakte kadar devam eder. Öğle vakti girdikten sonra artık hiç bir oruca niyet edilemez. Başlanmış fakat herhangi bir sebeple  bozulmuş nafile oruçlar ile, Ramazan ayında orucunu tutamayıp  oruçların kazası için tutulan oruçlarda niyet imsak vaktine kadardır. Yine Ramazanda bile bile yapılan yeme, içme ve cinsi münasebetten dolayı tutulacak olan kefaret orucu içinde yine niyet etme vakti imsaktır.

Akşam saatii güneş batmadan bir sonraki güne niyet edilemez. Niyet için kesin ifade kullanılmalıdır. Belirsiz  olan, herhangi bir şarta bağlanan niyetler kabul olmaz.. “Yarın şu işim olursa oruç tutarım” şeklinde yapılacak niyetler doğru değildir kabul olmaz. Sahura kalkmış bir kişi niyet etmeyi unutsa bile i sahura kalkması onun için niyet yerine geçer. Akşam vakti girdikten sonra imsak vaktine kadar yeme, içme ve ailevi münasebette bulunmak serbesttir.

]]>
Kandilde Oruç Tutmak https://www.oruc.web.tr/kandilde-oruc-tutmak.html Tue, 17 Nov 2015 11:33:43 +0000 Kandilde Oruç Tutmak, Oruç İslam dininin en önemli ibadetlerinde arasında yer almaktadır. Oruç denilince insanların aklına bolluk, bereket, paylaşmak, yardımlaşmak ve iyilik yapmak akla gelir vede en önemlisi on bir ay
Kandilde Oruç Tutmak, Oruç İslam dininin en önemli ibadetlerinde arasında yer almaktadır. Oruç denilince insanların aklına bolluk, bereket, paylaşmak, yardımlaşmak ve iyilik yapmak akla gelir vede en önemlisi on bir ayın sultanı Ramazan akla gelir. 100 kişiye oruç deyince aklınıza ne gelir diye sorsanız  en kötü ihtimalle 95 kişi Ramazan ayı cevabını verir. Ramazan ayı dışında insanlar kandillerde de oruç tutar ve bunun fazileti çok fazladır. Kandilde oruç tutmak en az Ramazan ayında farz kılınmış oruçlar gibi sevaptır. Bazı kandillerde veya dinen özel günlerde tutulan orucun Ramazan orucundan daha sevap olduğu söylenmektedir. İslam dininde 5 tane kandil bulunmaktadır. Mevlid kandili, Regaip kandili, Miraç kandili, Berat kandili ve Kadir gecesi olmak üzere 5 mübarek gece ve gün bulunmaktadır. 
Kandilde Oruç Tutmak
Mevlid Kandilinde Oruç Tutmak: Mevlid kandili peygamber efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa'nın (SAV) doğduğu gündür. Bugün oruç tutmak çok faziletlidir. Ayrıca bugün oruç tutan bir sonraki günüde oruçlu geçirir. Peygamber efendimiz bugünlerde sürekli oruç tutarmış. Mevlid kandili Rebiül evvel ayının 12. pazartesine denk gelmektedir. Mevlid kandilinde oruç tutmak çok sevap olduğu gibi pazartesileri de oruç tutmak çok sevaptır.

Regaip Kandilinde Oruç Tutmak: Recep ayının ilk cuma gecesi Regaip kandili olarak bilinmektedir.Regaip kandilinde oruç tutmak çok faziletlidir. Bu gecede oruç tutanlara sayısız sevaplar yazılmaktadır. Regaip kandilinde oruç tutmaktan ziyade dua edenlerin duası geri çevrilmez, tövbeleri kabul edilir ve kılınan namazlara da çok çok sevap yazılır. Regaip kandilinde oruç tutanlar bu geceden sonra 2 gün daha oruç tutmaya devam ederler. Bazı Müslümanlar ise sadece kandili oruçlu geçirmez bütün Recep ayı boyunca oruç tutarlar.

Miraç Kandilinde Oruç Tutmak: Miraç kandili Recep ayının 27. gününe denk gelmektedir. Miraç kandilinin gündüzünde oruç tutmak gecesinde namaz kılmak çok sevaptır. Miraç kandili cuma gününe denk gelmektedir. Cuma günü oruç tutanlar bir sonra ki günüde oruçlu geçirirler. Bazı alimler sadece Cuma günü oruç tutmanın mekruh olduğunu söylemektedir. Bu nedenle Miraç kandilini oruçlu geçiren bir kimse cumartesi gününü de oruçlu geçirir. Miraç kandilinde oruç tutmanın önemini açıklayan hadisi şerifte şöyle buyuruyor. ''Recebin 27. günü (Miraç Kandili) oruç tutana 60 yıllık oruç sevabı yazılır.

Berat Kandilinde Oruç Tutmak: Berat kandili mübarek üç aylardan şaban ayının 15. gününe denk gelmektedir. Kandillerde oruç tutmanın ne kadar çok sevap olduğunu bilen kimseler bu mübarek günleri 4 gözle bekler. Berat kandili Cuma gününe denk gelirse  Cumartesi günüde oruç tutmalıdır. Berat kandilinde oruç tutmanın önemini bir hadisi şerif çok iyi anlatıyor. O hadiste şöyle buyuruyor. ''Af isteyen yok mu af vereyim, rızk isteyen yok mu rızk vereyim, dertli yok mu sıhhat ve afiyet vereyim, her ne isteği olan varsa istesin onu vereyim'' Allahu teala böyle buyurduğuna göre oruç tutmanın ne kadar faziletli olduğunu siz düşünün artık.

Kadir Gecesi Oruç Tutmak: Kadir gecesinin diğer kandillere göre farkı ramazan ayına denk gelmesidir. Bunun anlamı kadir gecesinde oruç tutmak Müslümanlara farz kılınmıştır anlamına geliyor. Müslümanlar hiçbir kandilde oruç tutmasa bile bu kandilde, bu mübarek gecede mutlaka oruç tutmalıdır çünkü Müslümanın üzerine bu oruç farz kılınmıştır. Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem ateşinden kurtuluştur diye hadis bulunmaktadır. Kadir gecesi de ramazanın sonuna denk gelmektedir yani cehennem ateşinden kurtulmak için en büyük fırsattır. Bu geceyi bu mübarek kandili oruçlu geçirmek çok büyük sevaptır. Yüce Allah bu kandilde oruç tutanlara sayısız nimetler vermektedir. Sağlık ve afiyet vermektedir.
]]>
Gebelikte Oruç https://www.oruc.web.tr/gebelikte-oruc.html Tue, 17 Nov 2015 11:33:19 +0000 Gebelerde oruç, Gebelerde oruç tutma durumu her ramazan tartışma konusu olur. Gebelik süresi boyunca anne adaylarının oruç tutması genellikle uzmanlar tarafından önerilmez. Bu durumun en önemli sebebi ise hamilelik d Gebelerde oruç, Gebelerde oruç tutma durumu her ramazan tartışma konusu olur. Gebelik süresi boyunca anne adaylarının oruç tutması genellikle uzmanlar tarafından önerilmez. Bu durumun en önemli sebebi ise hamilelik döneminde anne adaylarının  yeterli miktarda sıvı gıda almasının hamile olamayanlara göre daha önemli olmasıdır. Anne adaylarının yeterli sıvı almaması halinde annenin susuz durumda kalması erken doğuma kadar sebep olabilmektedir. Aynı şekilde gebe kadınların kan şekeri diğer bireylere göre daha kolay düşebilmektedir. Oruç sırasında uzun süre aç kalıma durumun da bu durum gelişebilir bulantı, kusma,mide ağrısı kabızlık gibi şikayetler fazlaca görülebilir.Özellikle gebeliğinde riskli bir takım olaylar tespit edilmiş olan anne adaylarına  (diabet, erken doğum tehtidi, kanama hali, çift  gebelik, gelişme geriliği tarzı gibi) oruç tutmaları tavsiye edilmez ve sakıncalı bulunur. Hamililikte uzun süre aç kalmadan sık sık ve az az yemek yenmesi tavsiye edilir.

Lohusalık döneminde oruç: Lohusalık dönemi kadınların doğum sonrası ilk 6 haftalık dönemidir. Bu süreçte yeni doğum yapmış olan lohusa kadınların oruç tutmaları dinimizce haramdır.

Emzirme döneminde oruç: Emzirme sürecindeki annenin oruç tutması halinde bu anne sütünün miktarını ve kalitesini etkileyebiliyor. Bu durum bebeğin beslenmesini güçleştiriyor ve bebeğin yetersiz besin alarak bir çok hastalığa yakalanmasına neden oluyor.

Gebelikte Oruç
Gebelikte oruç tutmak isteyen anne adayları: Hamilelik sürecin de oruç tutmak isteyen anne adayları  mutlaka doktorlarının veya diyetisyenlerinin gözetiminde oruç tutmaya başlamalıdır. Hamilelik sürecinde ve emzirme döneminde oruç tutan kadınlar aşağıdaki sıraladığımız durumlara dikkat ederek oruç tutmaya başlamalıdır;

  • Öncelikle mutlaka sahura kalkınmalı ve dengeli beslenilmeli.
  • Aşırı şekerli ve  aşırı derecede içerisin de yağ barındıran gıdalardan uzak durun.
  • Emzirme dönemindeyseniz sağlıklı beslenme kurallarına dikkat edin.
  • Emzirme döneminde artan kalori ihtiyacını gidermek için şekerli su  gibi boş enerji kaynaklarının yerine daha sağlıklı olan meyve veya esmer ve tam tahıllı ürünlerden yararlanın.
  • Özellikle vücudunuzun herhangi bir alerjisi yoksa mutlaka her gün süt veya süt ürünleri tüketin.
  • Yumurta, et çeşitleri, tavuk çeşitleri, balık çeşitleri, kuru gıdaları  her gün çeşitlendirerek protein alımını yükseltin.
  • Çok şekerli ve yağlı gıdalardan, tatlılardan kaçının. Hafif sütlü veya içerisin de meyve olan tatlıları tercih edin.
  •  Mevsimine göre  meyve (kavun, erik, kiraz, kayısı vb) ve sebze (patates, bakla, ıspanak,brokoli gibi) tüketin.
  • Özellikle emziriyorsanız sütünüzün azalmaması için 2-2,5 litre veya daha fazla su içmeye çalışın.
]]>
Oruç https://www.oruc.web.tr/oruc.html Mon, 16 Nov 2015 10:52:16 +0000 Oruç, Müslüman olmanın beş şartından biridir. Gün ağarmaya başladığı zamandan akşam ezanının okunduğu güneş batımına kadar hiç bir şey yiyip içmemek, islam dininin buyurduğu üzere her türlü kötülükten sakın Oruç, Müslüman olmanın beş şartından biridir. Gün ağarmaya başladığı zamandan akşam ezanının okunduğu güneş batımına kadar hiç bir şey yiyip içmemek, islam dininin buyurduğu üzere her türlü kötülükten sakınmak demektir. Ramazan ayında tutulur. Kur'an'da oruç hakkındaki ayetler, Bakara Suresinde toplanmıştır. Oruç tutan kişilerin imsak vaktinden önce, sabaha karşı yedikleri yemeğe "sahur" yemeği denir. Sahurdan sonra oruca başlama zamanı ise, "imsak"  olarak adlandırılır. Sahur yemeğinin, imsaktan önce bitirilmesi gerekir. Oruç bozma için yenilen yemek ise "iftar" yemeğidir.

Hıristiyanlık dininde ise iki çeşit oruç vardır. Şükran orucu, kilisede şaraba batırılmış olan kutsal ekmeği yeme töreninden üç saat önce hiç bir şey yememektir. Kiliseye mensup olan kişilerin orucunda da günde sadece bir öğün yemek yenir. Akşam yalnız kahvaltı yapılır. Bu oruç yılda dört gün tutulur. Bu oruçları Katolikler tutar. Museviler de yılda bir kez kefaret gününde ve tarihlerinin bazı önemli günlerinde oruç tutarlar. Orucu eski çağlarda da bazı kavimler tutardı. Ünlü bilim adamı Dr. Alexis Carrel gibi birçok tıpta uzman isimler, orucun sağlık açısından çok faydalı olduğunu ileri sürerler. Oruç, güneşin doğuşundan güneşin batışına kadar yemek ve içmekten uzak durmak demektir. Bunun anlamı, insanlara açlığın ve susuzluğun ne demek olduğunu öğretmek, aç ve susuz olan insanların vaziyetinden anlamalarını sağlamaktır. Tok bir kişi, hiçbir vakit aç olan birinin halini bilmez ve ona merhamet etmez. Oruç, tok olanlara aç insanların neler çektiğini öğretir. Aynı zamanda nefse hakimiyeti dener. 

Oruç

Farz orucu tutma zamanı arabi aylara göre tayin edildiğinden, her sene bir önceki seneye göre on gün önce gelir. Bu sebepten dolayı bazen yaz mevsimine, bazen ise kış mevsimine denk gelir. Yaz orucuna dayanamayan hasta insanlar bu orucu daha sonra kaza olarak tutabilirler. Tamamen oruç tutamayacak olan çok ihtiyar kimseler oruç yerine geçecek fidye, yani sadaka vererek bu borçlarını telafi ederler. İslam dininde zorlama, işkence yoktur. Sıhhatinden ödün vererek, hastalanarak, ibadet etmeyi Allah'ü Teala  hiçbir zaman istememiştir. Allah tövbe edenleri affedici ve merhametlidir. Oruç tutmak, Müslümanlar  için bir görev olduğu gibi diğer ilahi dinlerde de emredilmiştir.  Ramazan ayında yapılan,zikir, nafile namaz, verilen sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, diğer aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda oruç tutan birilerine iftar verenin günahları bağışlanır. Cehennemden azat edilir. O yemek verilen oruçlunun sevabı kadar, ayrıca yedirene de sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.  

Ramazan ayında, Resulallah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verir. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu iyi işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık eden kişinin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer. Karaciğer, oruçlu iken, üç ve beş saat istirahat eder, gıda depolamaya bir müddet ara vermiş olur ve korunma sistemini güçlendirecek globülinler hazırlar. Midedeki kaslar ve hücreler, oruçlu olduğumuz zaman birkaç saat dinlenir. Bu durumda tansiyon düşer ve kalp rahatlar. Gıda artıkları iyi yakılamayınca, bu durum damarları yıpratır. Yakılmayan yağlar, damarları daraltır ve damar sertliği denilen rahatsızlığa neden olur. Gün bitimine doğru vücutta gıda hemen hiç kalmaz. Yani bütün gıdalar vücutta yakılmış olur. Bu bakımdan bazı hastalığı olanlara, özellikle damar sertliği yaşayan hastalara oruç tutmak iyi gelmektedir. Oruçlu iken vücudun diğer organları da dinlenir. Az yemek ve oruç tutmak sağlık için önemlidir. Oruç tutmayan bir kişinin zekat vermesi, malını kirden koruduğu gibi, oruç tutan, vücudunun zekatını da ödemiş, onu hastalıklardan korumuş olur.

]]>
Kaza Orucu https://www.oruc.web.tr/kaza-orucu.html Mon, 16 Nov 2015 10:51:01 +0000 Kaza Orucu, İnsanlar çeşitli nedenlerle yada nedensiz yani özürsüz ve özürlü olarak geçmişlerinde oruç tutmamış olabilirler, tutamamış da olabilirler. Tutmadıkları oruçları güne gün olarak kaza etmeleri gerekmektedir. Bi Kaza Orucu, İnsanlar çeşitli nedenlerle yada nedensiz yani özürsüz ve özürlü olarak geçmişlerinde oruç tutmamış olabilirler, tutamamış da olabilirler. Tutmadıkları oruçları güne gün olarak kaza etmeleri gerekmektedir. Bir kisi hasta olduğunda oruç tutamadığı gün için fidye verdiği zaman fakat iyileşirse eğer ayrıca bu oruçları kaza etmesi gerekir. Kaza orucu kimi kişi için bir nasip meselesidir. Çünkü Ramazan ayında nedensiz yani özürsüz olarak oruç tutmayan bir kişinin hatasını anlayarak kaza orucuna başlaması tövbe nimetine erdiğinin delili olmaktadır. Tövbe ise imandan sonra en büyük nimettir olmaktadır. Kaza orucu böyle bir kişinin Allah'ın lütfu ihsanıyla bir rahmet kapısına erişimini gösterir. Zira kaza orucu böyle durumlarda cennete girmeye hak kazanan kişilerin kolay şekilde sabırla imtihan edildiğine de işaret etmektedir. Kaza orucu farklı günlerde tutulabileceği gibi arka arakaya da tutulur. Yılın her günü kaza orucu tutmak mümkündür. Sadece Ramazan ayında ve bayram günlerinde kaza orucu tutulmaz. Ramazan bayramını bir gün olarak, Kurban bayramı da dört gün olarak düşünülür. Kaza orucu her gün tutulabilirken nafile orucu cuma ve cumartesi günleri tek olarak tutulmaz. İkisi birlikte yada bir gün önceki ve sonraki günler dahil edilerek tutulmaktadır. Örnek verecek olursak eğer perşembe-cuma günü, cuma-cumartesi günü, cumartesi-pazar günü gibi olur. Pazar günü tatil ve dinlenme günü olduğundan dolayı bu günde oruç tutmak kolay olduğundan bazı kişiler sadece bu günde kaza orucu tutmanın hükmünü sorar.
Kaza Orucu

Kaza orucu tutulurken niyet kalple olur. Yani bir kişi kalbinde yarın oruç tutacağım diye kesin bir niyet geçirdiğinde bu yeterli olacaktır. Fakat vesveseyi önlemek amacıyla kaza orucu tutacağı günün akşamında yada sahurda dille de niyet edilebilir. Dille niyet edilmesi, başta besmeleyle sonda orucun hayırlı ve Allah’ın rızasına muvafık olması yönünde dua ile tamamlandığında daha sevap olur. Kaza orucu için niyet ettim Allah rızası için kaza orucu tutmaya şeklinde niyet etmek uygun olacaktır. Bunun için ise kaza namazlarında olduğu gibi niyete ilk yada son kaza orucu için ifadelerine yer verilir.

Kaza orucu için imsak vaktinden önce niyet etmek gerekir. Üzerinde kaza orucu borcu varken ölen anne babanın arkasından fidye verilebileceği gibi onların yerine kaza orucu da tutulabilir. Bu davranış dinde övülen bir davranış olarak bilinir. Bunun yanı sıra bu konuda hadis-i şerifler de vardır. Kaza orucu için fidye de verilir. Fidye en az bir kişinin sabah ve akşam yiyeceği yemek parası kadar olur. Fitre miktarı ile aynı olmaktadır. Kaza orucuyla kefaret orucu birbirine karıştırılmamalı. Kaza orucunu nedenli olarak yada nedensiz olarak geçmişte Ramazan aylarında oruç tutmayan kişiler tutacaktır. Kaza orucu Allah’ın geçmişi telafi etmesi için açtığı bir tövbe ve rahmet kapısı olarak bilinir. Kefaret orucu da bir ceza olmaktadır. Oruç tutan bir kişi, oruca niyet eden bir kişinin sebepsiz olarak ve özürsüz olarak orucunu bozmasına ve dolayısıyla oruca karşı saygısızlık yapmasına karşılık olarak verilmiştir. Art arda iki kameri ay yani 60 gün tutulmaktadır. Bir de tutulmayan orucun kazası eklenir. Toplam 61 gün olur. Üzerinde birden fazla kefaret orucu borcu olanların Hanefi mezhebinde bir fetvaya göre bir tane kefaret orucu tutmaları yeterli olduğu belirtilmektedir. Kefaret orucunu tutmaya gücü yetmeyenlerin kişiler 60 fakire fidye yada bu fidyeyi bir yada birkaç fakire vermesi gerekmektedir.

]]>
Su Orucu https://www.oruc.web.tr/su-orucu.html Mon, 16 Nov 2015 10:50:18 +0000 Su orucu, hemen hemen her insanın yapması gereken bir durumdur. Su orucu diğer oruçlar gibi dini bir ibadet değildir. İnsanların sağlığının korunması amacı ile tutulan su oruçları standart olarak 21 gün süren ve vücut sağl Su orucu, hemen hemen her insanın yapması gereken bir durumdur. Su orucu diğer oruçlar gibi dini bir ibadet değildir. İnsanların sağlığının korunması amacı ile tutulan su oruçları standart olarak 21 gün süren ve vücut sağlığı için son derece önemli olan bir durumdur. Birçok insan sadece bir kere su orucu tutarak birçok sorundan kurtulabilirler. Su orucu yılda en az bir kere yapılmalıdır. Eğer kişi bu orucu isterse yılda ikiye ya da daha fazla sayıya çıkarabilir. Kişiler eğer her sene su orucu tutuyorlarsa bu oruç yıl geçtikçe birkaç gün azaltılmaktadır. Örneğin bu yıl su orucu tutan insanlar eğer diğer senede su orucu tutacaksa bu oruç ikinci sene 17 gün olarak tutulmalıdır. Kişi üçüncü yılda aynı orucu tutmak istiyorsa kişi 15 gün bu orucu tutarak birçok fayda görecektir. Su orucunun en önemli mantığı her saat başı yapılan su içme durumlarıdır. Su orucu tutan kişinin her sat başında vücudu istese de istemese de su içmesi gerekmektedir. Bu orucun en büyük faydaları bulunmaktadır. Bu faydalardan en önemlisi daha önceden vücuda alınmış olan genetiği bozuk ürünler, kanserojen etkili besinler ve vücutta birikmiş olan zararlı maddelerden arınmasıdır. Yapılan su oruçları ile kişiler çok kısa bir sürede bu faydaları göreceklerdir ve büyük rahatlamayı hissedeceklerdir. 

Su orucu, aslında en çok fazla kiloları olan insanla tarafından yapılması gereken işlemlerden biridir. Su orucu ile birçok insan fazla kilolarından normalden daha kısa bir sürede kurtulabilirler. Tam olarak doğru ve aksatılmadan yapılan bu yöntem ile birçok insan fayda görmüş ve tanıdıklarına da tavsiye etmiştir. Günümüzde bu oruç sayesinde 25 gün kadar bir sürede tam olarak 21 kilo veren insanlar bile bulunmaktadır. Bu nedenle su orucunun doğru yapılması durumunda çok büyük etkileri olduğu söylenebilmektedir. Su orucunun sadece kilo üzerinde etkilerinin olduğu düşünülmemelidir. Su orucu düzenli bir şekilde yapıldığında kişilerde alerji sorunlarının, astın sorunlarının gösterdiği etkileri be belirtileri ortadan kaldırarak sorunların ortadan kalkmasına neden olduğu kesinlikle unutulmamalıdır. Su orucu, bazı insanlarda beklenmeyen etkilere neden olabilmektedir. Fakat bu durum herkeste aynı şekilde gerçekleşmez. 

Su Orucu
Yan etkiler: 
Su orucunun çok fazla bir zararı ya da yan etkisi bulunmamaktadır. Su orucunun en büyük zararı bazı insanların vücudunun hazırlıksız olarak bu duruma yakalanmasıdır. Bazen insanların yapmış oldukları su orucuna kişinin beyni tam olarak hazır olmayabilmektedir. Bu nedenle su orucuna tam olarak kendinizi hazırlayın ve bu işlemi inanarak gerçekleştirin. Su orucu günümüzde çok fazla bilinmeyen bir işlem olsa da birçok doktorun hastalarına tedavi amacı ile önerdiği tedavilerden biridir. Bu oruç sayesinde kişiler çok şaşıracak sonuçlar elde edebilmektedir. Çünkü doğru uygulandığında çok büyük faydalar elde edilebilen bu durum oldukça etkili olmaktadır. Su orucunu her yaştan insan gönül rahatlığı ile yapabilmektedir. Saat başı içilen su miktarı yazın biraz daha fazla olmalıdır. Çünkü yazın terleme gibi durumlar görülebildiği için su kaybı daha fazla olur. 
]]>
Nafile Oruç https://www.oruc.web.tr/nafile-oruc.html Mon, 16 Nov 2015 10:49:50 +0000 Nafile oruç, farz ve vacip oruçlar haricinde tutulan oruçların hepsine verilen isimdir.  Nafile orucunun sünnet oruç, müstehap oruç, mendup oruç, tatavvu oruç olarak da adlandırılır. Nafile oruç mübah olan her gün tutu Nafile oruç, farz ve vacip oruçlar haricinde tutulan oruçların hepsine verilen isimdir.  Nafile orucunun sünnet oruç, müstehap oruç, mendup oruç, tatavvu oruç olarak da adlandırılır. Nafile oruç mübah olan her gün tutulmaktadır. Nafile oruç kasten bazen kişinin yerine gününe gün olarak vacip orucu tutması gerekir. Nafile orucunun zorunlu olarak tutulmasını gerektirecek olan dinde bir neden yoktur. İsteyen daha fazla sevap kazanmak amacıyla kendi isteğiyle nafile oruç tutar. İsteğe bağlı olarak başlanmasına rağmen bir müddet sonra bozulacak olursa eğer yerine vacip olan kaza orucu tutmak gerekmektedir. Bunun nedeni de oruca Allah rızasıyla başlanmış olunmasıdır. Bozulduğu vakit Allah rızasını terk etmiş olacaksınız. Şafi ve Hanbeli mezhebine göre nafile orucu bozmak kazayı gerektirecek bir durumu olmamaktadır. 

Nafile Oruç Tutmanın Sevap Olduğu Günler
Nafile Oruç
  • Şevval Orucu: Ay takviminde Ramazan ayından sonraki ay Şevval ayıdır. Şevval ayında 6 gün oruç tutmak sevaptır. Bu nafile orucun art arda tutulma zorunluluğu olmamaktadır. Fakat bayramın hemen sonrasına art arda tutulmasının fazileti daha fazladır. Kaza ve adak orucunun bu günlerde tutulmasının sevabı aynıdır. Peygamber efendimiz s.a.s Ramazan ayından sonra Şevval ayı içerisinde 6 gün oruç tutan biri anasından doğduğu gibi günahsız olur buyurmuştur. Bu hadiste Şevval ayında tutulacak olan nafile oruç tutmanın ehemmiyeti anlatılır.
  • Aşure Orucu: Muharrem ayında onuncu güne aşure günü denilmektedir. Peygamber efendimiz her sene aşure gününü oruçlu geçirmiştir. İslamiyete göre Ramazan orucun farz kılınmasından önce Peygamber efendimiz aşure orucunu emir etmetedir. Sadece Aşure günü oruç tutmayı doğru olarak görmemiş bir önceki gün yada bir sonraki günle birleştirerek iki gün nafile oruç tutmayı tavsiye eder.
  • Her Ay Üç Gün Orucu: Her ay üç gün orucu tutmak sevaptır. Müstehap kelimesi; sevilen anlamında, beğenilen anlamında kullanılmaktadır. Peygamber efendimiz her ayın 13,14. ve 15. gününü nafile oruç ile geçirmeyi tavsiye eder.
  • Pazartesi ve Perşembe Orucu: Her pazartesi günü ve her perşembe günü oruç tutmak tavsiye edilen bir nafile ibadeti olmaktadır. Bu oruçla ilgili olarak Peygamber Efendimiz s.a.s buyuruyorlar ki:"Kişilerin amelleri Allah-u Teala'ya Pazartesi ve Perşembe günleri arz olunmaktadır. Ben amellerimin arzı esnasında oruçlu olmayı tercih ederim." 
  • Zilhicce Orucu: Zilhicce ayının 10. günü kurban bayramının ilk günü olmaktadır. Peygamber Efendimiz, Zilhicce ayının ilk dokuz gününü oruçlu geçirmeyi tavsiye eder. Bu 9 gün içerisinde Arefe günü bulunmaz. 
  • Şaban Orucu: Şaban ayı içerisinde oruç tutmak müstehap sayılır. Aişe validemizin söylediğine göre Peygamber Efendimiz s.a.s en fazla Şaban ayında oruç tutmaktadır. Hatta Şaban ayının hepsinin oruçlu geçirdiği zamanlar da olmaktadır.
  • Davud Orucu: Bu oruç gün aşırı oruç tutmak anlamındadır. Peygamber Efendimiz tarafından oldukça faziletli bir oruç olarak belirtilmektedir.
Nafile oruç olarak yukarıda belirtilen günlerde oruç tutmanın faziletleri hakkında ve kişiye bu orucun kazandırdıkları hakkında pek çok hadis-i şerif bulunur. Bu günlerin belirlenmesinde, günlerin periyodik sıralaması incelendiği zaman rastgele seçilmiş günler olmadığı görülmektedir. Bundan dolayı oruç tutmanın bedenen ve ruhen faydası düşünüldüğü zaman yılın bazı günlerinin oruçlu olunmasında ve bazı günlerinin de yiyip içmek serbest bırakılmasının sağlık açısından faydası olacaktır. Bu oruçları bizzat Peygamber Efendimizin kendide tuttuğu ve önerdiği için bu günlerde tutulan nafile orucunun ayrıca bir sünnet sevabı olur. Bunun yanı sıra haram ve mekruh olmayan günlerde kişiler istediği zaman nafile oruç tutarak sevabını alır.
]]>
Oruç Zayıflatırmı https://www.oruc.web.tr/oruc-zayiflatirmi.html Mon, 16 Nov 2015 10:49:25 +0000 Oruç Zayıflatırmı, Ramazan ayında oruç tutan kişiler oruç tutmanın dini bir gereklilik olduğunu unutmaması gerekir. Ramazan ayında birçok kişi merak etmiştir oruç zayıflatırmı diye bu soruya şu şekilde cevap verm Oruç Zayıflatırmı, Ramazan ayında oruç tutan kişiler oruç tutmanın dini bir gereklilik olduğunu unutmaması gerekir. Ramazan ayında birçok kişi merak etmiştir oruç zayıflatırmı diye bu soruya şu şekilde cevap vermek mümkün olacaktır: kişiler oruç tuttuklarından dolayı zayıflayıp zayıflamayacaklarını iftar zamanında sağlıklı olarak beslenmelerinden anlayacaklardır. Oruç tutmanın zayıflattığı yaygın olarak söylenen bir kanı olmaktadır. Makalemize bu düşüncenin yanlış bir düşünce olduğunu belirterek başlamalıyız. Oruç tutmanın neden zayıflatmadığı hususunda olan görüşlerimize bir diyetisyen tavsiyesiyle oruç tutmanın zayıflama yöntemi olmadığının öncelikle belirtilmesi gerek. Bunun nedenini ise beraberce inceleyelim. Bu hususta aşağıdaki hususlara dikkat etmek en azından Ramazan ayı içerisinde oruç tutarken kilo almamanızı sağlar.

Oruç Zayıflatırmı

Dikkatle belirtmek gerekir ki kilo almamak diyorum yani zayıflamak değil. Metabolizma hızı gece düştüğünden dolayı eğer sahurda ağır yemekler yerseniz kilo alma daha kolay olur. Bu nedenden dolayı da mutlaka sahura kalkılmalı ve sahurda kahvaltı tarzında süt tüketilmeli, yumurta tüketilmeli, peynir gibi besinlerden oluşan yiyecekler veya az yağla yapılan sebzeli ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilir. İftarda ise beyaz ekmek ve pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek besinler yerine kepekli ekmek, bulgur pilavı yada kepekli makarna gibi posalı besinler tercih edilmelidir. Mideyi uyarıcı yiyecekler yani çok acı yiyecekler, baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan dolayı kısa süre içerisinde çok fazla olarak besin tüketme isteği doğacaktır. Bu durum da oruç açan herkesin başına her zaman gelmiştir. Bu olay da doğal olarak kilo alımına zemin hazırlar. Öğün sayısı azaldığından dolayı bu öğünlerde tercih edilen besin türü ve miktarı normal zamandan tüketilen besinlerden çok daha fazla olur. Bu sayede makale konusu olan oruç zayıflatırmı hususu da işte bu besinlerin fazla tüketilmesiyle etkisini gösterir yani tam tersi olarak zayıflama yerine aşırı derecede kilo oluşturur.

Ramazan orucu zayıflık için tutulmaması gerekir. Bu hususta orucun zayıflamak yerine dini bir gereklilik olduğu için tutulması hem kişileri sağlıklı kılacak hemde kişilere sevap kazandıracaktır. Oruç zayflatırmı sorusunu tekrar belirtmek gerekirse zayıflamak için oruç tutmak sağlıklı bir karar olmaz. Özellikle ramazanda tutulan oruç kilo almaya daha fazla neden olabilir. Yaşamın her döneminde olduğu gibi yılda bir ay tutulan oruç sürecinde düzenli ve sağlıklı olarak beslenmek ve çalışmak gerekir. Zayıflamak için yapılması gerekenler oruç tutmakla oluşacak bir yöntem değildir. Beslenme düzeninin sağlanmasıyla beraber yaşamınıza yeterince hareketlilik katarak kilo sorunu için oldukça faydalı etkinlik sağlanır. Oruç zayıflatırmı hususunda eğer belirteceğim öneriler Ramazan ayı içerisinde uygulanırsa sağlıklı olarak kilo dengesi korunacaktır. Öncelikle bu dönem içerisinde doğru bir beslenme planı oluşturmak amacıyla bir beslenme ve diyet uzmanına başvurmak gerekir. En azından 15 günlük süreçlerle görüşmeler yapılarak, beslenmenizi kontrol altında tutup daha kolay kilo verebilirsiniz. Eğer bir beslenme uzmanıyla görüşmek zor olacaksa, aşağıdaki önerilere dikkate almanızda fayda olacaktır. 

  • Öncelikle sahurda yenilecek olan öğün olabildiğince hafif olması gerek, fakat sizi gün boyunca tok tutabilecek doğru besinlerden oluşmalıdır. Tahıl ve lif oranı yüksek olan besinler tercih edilmelidir, basit şekerlerden uzak durulmalıdır. Sahurda kahvaltılık türlerin tercih edilmesi daha doğru olacaktır.
  • İftar vaktinde uzun süre açlık sonrasına denk geleceğinden dolayı yine hafif yemekler, mideyi dolduracak fakat mideyi yormayacak, düşük kalorili yiyecekler, su ve lif oranı yüksek olan besinler tercih edilmelidir.

]]>
Neden Oruç Tutarız https://www.oruc.web.tr/neden-oruc-tutariz.html Mon, 16 Nov 2015 10:49:15 +0000 Neden oruç tutarız, günümüzde oruç tutan insanların, özellikle de gençlerin merak ettiği bir durumdur. Oruç genel olarak bir ibadettir. İnsanların oruç tutmasının birçok farklı ve geçerli nedeni bulunmaktadır. Oruç tutmak Neden oruç tutarız, günümüzde oruç tutan insanların, özellikle de gençlerin merak ettiği bir durumdur. Oruç genel olarak bir ibadettir. İnsanların oruç tutmasının birçok farklı ve geçerli nedeni bulunmaktadır. Oruç tutmak öncelikle insanların Allah'a karşı borçlarını ödemek ve de Allah'ın rızasını kazanmak amacı ile yapılan bir ibadettir. Dinimizde oruç erginlik çağında ya da daha öncesinde kişinin bilincinin oturması durumunda yapılmaya başlanması gereken bir ibadettir. Fakat insanlar genellikle belli bir yaşa gelene kadar ailedeki kişilerin oruç tuttuğunu gördükleri için oruç tutarlar. Zaman ilerledikçe bu durum kişilerde neden oruç tutarız sorusunu merak ettirmektedir. Bu durumda aslında birçok çocuğa oruç tutma bilincini ve orucun neden tutulduğu öğretilmelidir. Bilindiği gibi eskilerden beri dinimizde iki farlı oruç tipi vardır. Bu oruçlardan biri muharrem orucu ve ramazan orucudur. Bu iki orucunda en büyük tutulma nedeni aynıdır. Bu neden ise tabi ki oruç tutarak İslamın beş şartından birini yerine getirmektir. Bilinmelidir ki oruç Allah'ın bize farz kıldığı ve ahirette rızasını kazanarak  reyyan kapısından içeri girebilmektir. İnsanların oruç tutmalarında ki en büyük neden bu olmalıdır. Bu nedenin yanında oruç tutmanın daha birçok farklı nedeni bulunmaktadır. 

Neden Oruç Tutarız
Oruç tutulmasının müslümanlar arasında bir diğer nedeni ise kuranda geçmesidir. Bilindiği gibi kuran, İslam dinine mensup olan insanlar için bir rehberdir. Bu nedenle oruç tutulmasının bir diğer nedeni olarak bu durum geçerli olmaktadır. Kuranda "Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Böylece umulur ki korunursunuz." Bakara suresi, 2/183 te belirtilir. İşte bu ayetten orucun bir diğer nedeni olarak orucu korunmak amacı ile de tutulmaktadır. Oruç, insanlar için berekettir. Ramazan aylarında sofralarda görülen bereket diğer zamanlarda görülmemektedir. Oruç hiçbir zaman bir menfaat üzerine ya da çıkar üzerine tutulmamalıdır. Orucu tutarken bilindiği gibi Allah'ın rızasını kazanmak amacı ile niyet edilerek oruca başlanır. Orucun sadece dini açıdan değil bu dünya için de bazı nedenleri bulunmaktadır. Fakat öncelikle kişinin oruç tutmasının nedeni Allah'ın rızasını kazanmak olmalıdır. Bu durum hakkında bazı peygamberlerin de söyledikleri bulunmaktadır. Bu peygamberlerden birine Hz. Ali'nin söyledikleri verilebilir.

Karşılığında bir menfaat umarak yapılan ibadet, ticaretin ibadetidir.
Korku sebebi ile yapılan ibadet, kölenin ibadetidir.

gibi sözler söyleyerek orucun bir karşılık beklenmeden yapılması gerektiğini ve orucu Allah için tutmak gerektiğini belirtmiştir. Oruç hiçbir zaman aç kalmak için ya da zevk için tutulmamalıdır. Öyle ki bazı insanlar orucu aç kalarak zayıflamak amacı ile yapmaktadır. Bu şekilde tutulan oruçlar hiçbir şekilde kabul olmaz. Bu durumun yanı sıra bazı insanlarda gösteriş yapmak amacı ile oruç tutarak diğer insanlara sırf oruç tuttuğunu göstermek amacı ile tutulmamalıdır. Bu durumda neden oruç tutarız sorusunun cevabını bu şekilde vermiş oluruz. 
]]>
Yolculukta Oruç https://www.oruc.web.tr/yolculukta-oruc.html Mon, 16 Nov 2015 10:49:03 +0000 Yolculukta Oruç, Yolculukta dört rekatlı namazlarını iki rekat olarak kılması gereken bir yolcu oruç tutamamaktadır. Fakat işi yolculuk olan yada yolculuğu günah olarak nitelenen kişiler gibi namazlarını tam kılan bir kişi, yo Yolculukta Oruç, Yolculukta dört rekatlı namazlarını iki rekat olarak kılması gereken bir yolcu oruç tutamamaktadır. Fakat işi yolculuk olan yada yolculuğu günah olarak nitelenen kişiler gibi namazlarını tam kılan bir kişi, yolculukta oruç tutması gerekir. Ramazan ayında yolculuğa çıkmanın sakıncası olmamaktadır. Fakat yolculukta oruç tutmaktan kaçınmak için yolculuk yapılırsa eğer bu durum mekruh olur. Hac, umre yada zaruri bir durum olmadığı sürece, ramazan ayında yolculuk etmek mekruh bir durumdur. Ramazan orucu haricinde üzerine belli bir oruç farz olan kişi, örnek verecek olursak kiralama işi ve benzeri yolla farz olursa yada itikafın üçüncü günü olduğunda, yolculuk edemez ve hatta yolculukta etse dahi mümkün olduğu takdirde herhangi bir yerde on gün kalmayı kastederek o orucu tutması gerekmektedir. Fakat o günün orucu nezir vesilesiyle farz olmuş ise anlaşılan o günde yolculuğun caiz olacağı ve ikamet kastının da farz olmamasıdır. Mecbur kalınmadıkça yolculuk edilmemesi, yolculukta da ikamet niyeti etmesi daha iyi olacaktır. Yemin yada ahit yoluyla vacip olunmuşsa eğer, farz ihtiyat gereğinde yolculuğa gidilmemeli ve yolculukta da ikamet niyeti edilmelidir. Herhangi bir kişi müstehap oruç tutmayı nezreder ama vaktini belirtmediği zaman yolculukta onu yerine getiremez. Fakat yolculuk sırasında belli bir gün oruç tutmayı niyet ederse, yolculuk sırasında niyetini yerine getirmesi gerekmektedir. Aynı şekilde belirli bir gün ister yolculukta olsun yada yolculukta olmasın oruç tutmayı nezreden bir kişi yolculuk esnasında dahi olsa o günü oruç tutması gerekir. Yolcu olan bir kişi bir hacet istemek için Medine şehrinde üç gün müstehap oruç tutması doğrudur. O üç günün Çarşamba günü, Perşembe günü ve Cuma günü olması daha iyi olacaktır.

Yolculukta Oruç
Yolculukta oruç tutmak bu durumun batıl olduğunu bilmediğinden dolayı oruç tutan bir kişi, oruçlu olduğu günün içerisinde bu durumu öğrenmiş olduğunda, orucu batıl olacaktır. Fakat akşama kadar öğrenmeyen kişi orucu kabul olur. Yolcu olduğunu yada seferde orucun batıl olduğunu unutan biri yolculukta oruç tutan birinin orucu, farz ihtiyat gereği batıl olur. Oruçlu olan bir kişi öğlenden sonra yolculuğa çıktığı vakit, farz ihtiyat gereği orucunu tamamlaması gerekir. Orucun kazası da gerekli olmamaktadır. Öğlenden önce yolculuğa çıkan bir kişi, özellikle de akşamdan yolculuk niyeti ettiyse eğer, farz ihtiyat gereği oruç tutmaması gerekir. Fakat hadd-i terahhusa yani şehrin duvarlarının görünmeyeceği ve ezan seslerinin duyulmayacağı yere varıldığı zaman orucunu bozabilir eğer oruç olan kişi ondan önce orucunu bozarsa, üzerine keffaret farz olmaktadır. 

Ramazan ayında yolculukta oruç tutan bir kişi, ister fecirden önce yolculukta olsun yada oruçlu olarak da yolculuk etmemesi gerekir, öğlenden önce vatanına yada 10 gün kalmak istediği bir yere ulaştığında, orucu bozan bir iş yapmadıysa, farz ihtiyat gereği o günü oruç tutması gerekir. Bunun kazası da yoktur. Fakat eğer orucu bozan bir iş yaptıysa, o günün orucu üzerine farz olmaz, sonradan kazasını yapması gerekir. Vatanına yada on gün ikamet edeceği yere öğlenden sonra ulaşan bir yolcunun orucu, farz ihtiyat gereği batıl olmaktadır ve sonradan kazasını tutması gerekir. Yolculuk esnasında yada herhangi bir özürden dolayı oruç tutmayan bir kişi, ramazan ayının gündüz vaktinde cinsel ilişkide bulunmasında ve yemek-içmekle kendini tam olarak doyurması mekruh bir durum olacaktır.
]]>
Oruç Tutmanın Sevabı https://www.oruc.web.tr/oruc-tutmanin-sevabi.html Mon, 16 Nov 2015 10:48:47 +0000 Oruç Tutmanın Sevabı, Allah-ü Teâlâ, yapılan amellerin sevabını, o amelin durumuna göre, farklı olarak vermektedir.Amellerin derecesine göre sevabı da değişmektedir.Allah o kadar kullarının yanındadır ki günahlarına ola Oruç Tutmanın Sevabı, Allah-ü Teâlâ, yapılan amellerin sevabını, o amelin durumuna göre, farklı olarak vermektedir.Amellerin derecesine göre sevabı da değişmektedir.Allah o kadar kullarının yanındadır ki günahlarına olan cezası bire birken yapılan sevap karşısındaki mükafatı bire ondur.  Orucun sevabını ise Allah-ü Teala “Karşılığını ben veririm” buyurmuştur.Bir kişinin amelinin halis olması için niyet çok önemlidir.O ameli gerçekleştirememiş bile olsa niyetinden ötürü Allah ona sevabını verir.Yapılan kötülüğün günahı aynı şekilde verirlirken yapılan iyiliğe Allah-ü Teala bire on sevap vermektedir.Bu Allah'ın kullarına olan sevgi ve hoşgörüsünün en büyük göstergesidir. Bire on verilen amel, iyiliklerin sevâbıdır. Kötülüklere karşı bire bir ceza verilirken iyiliklere bire on sevap verilir. Sevabını yalnız Allah-ü Teâlâ'nın bildiği amel, Allah için tutulan oruçtur. Tutulan orucun sevabını Allah-ü Teâlâ'dan başka kimse bilmez.”

Oruç Tutmanın Sevabı

Yaptığımız amelleri kendi iyiliğimiz için yapmaktayız.Oruç ise Allah için tutulur ve karşılığı Allah tarafından verilir.Kıyâmet günü olunca, Allah-ü Teâlâ kuluna hesap sorar. Öyle ki hiç sevabı kalmaz.Sadece orucu kalır. Bunun üzerine Allah-ü Teâlâ, kulun ihtiyâcı olan sevap kadar kendi fazlından ihsân edip, kulunu orucu sebebiyle Cennete sokar. Herkesin sevâba olan ihtiyacı aynı değildir. Cenâb-ı Hak da orucu sebebiyle kuluna bol bol ihsanda bulunur. Cenâb-ı Hakk'ın, “Orucun karşılığını ben veririm” buyurmasının faziletlerinden  biri şudur: Allah-ü Teâlâ, kula mahsûs olan yemek ve içmek gibi şeylerden münezzehtir. Oruç tutmakla  çok sevâba kavuşulur. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

“Oruç tutan kişinin, akşam iftâr zamanında yaptığı duası reddedilmez.”

“Üç sınıf kimsenin duası reddedilmez: Oruç tutan kişinin  iftar zamanındaki duası, âdil devlet adamının duası ve mazlumun duası.”İftar zamanı oruçlunun kalbinden geçenleri Allah'a dile getirmesi ve ettiği dualar Allah'ın izniyle  kabul olur.

“Her şeyin zekâtı vardır, bedenin zekâtı da oruçtur.”Oruç hem manen hem de bedenen insana iyi gelir.Oruç tuttuğu süre zarfında aç olanın halini daha iyi anlar,Allah'ın kendisine verdiği nimetlerin kıymetini anlar O'na şükrünü arttırır.Bedenen ise;oruç tuttuğu süre zarfında tüm organları daha sağlıklı çalışır.

Zekât veren, çok sevaba kavuştuğu gibi, malının kirinden de kurtulmuş olur. Oruç tutanın da bedeninde bulunan bazı hastalıklar yok olur. şerîfte “Oruç tutmanın sevabını kazanabilmek için orucu şartlarına uygun  olarak tutmaya çalışmak gerekmektedir.

]]>
Kimler Oruç Tutamaz https://www.oruc.web.tr/kimler-oruc-tutamaz.html Mon, 16 Nov 2015 10:48:27 +0000 Kimler oruç tutamaz, akıl sahibi olan her insan bilir ki, yüce Allah yarattığı kullarını sayısız nimetlere karşı bir sene boyunca serbest bırakan yüce Rabb’imiz, sadece Ramazan ayında bir aylık bir sabır imtihanına tabi Kimler oruç tutamaz, akıl sahibi olan her insan bilir ki, yüce Allah yarattığı kullarını sayısız nimetlere karşı bir sene boyunca serbest bırakan yüce Rabb’imiz, sadece Ramazan ayında bir aylık bir sabır imtihanına tabi tutulur. İnanmış olan bütün insanlar bu bir aylık sabır imtihanına seve seve gönülden evet demektedir. Sene içerisinde bir ayın neden Rabb’imin emrini yerine getirmeyeyim ki Ben bu kadar iradesi zayıf olan, boğazına düşkün obur biri miyim diyerek de Ramazan orucunun mutluluğunu toplumla beraber yaşamayı esas almak gerekir. Tereddüt ve vesveseye asla girilmemesi gerekir. Büyük bir azimle ve gayretle bir ay boyunca orucunu sevgiyle tuttuklarında ibadetlerini de aynı şekilde büyük bir aziml içerisinde camilerde halkla birlikte yapmaya gayret etmek gerekir, çevresinde olan konu komşudan ayrı kalmak gibi bir mahrumiyete ve ayrılığa düşmek istenilmez. Allah korusun, bir yanlışlık yapılıp da nefsine uyarak orucu tutmamak gibi büyük bir günaha yöneldiklerinde bunu da hiç olmazsa açıkça değil de gizli bir şekilde yaparak insanları oruç yediğine şahit tutmak istenmemekte, buda dinde fıasık-ı mütecahir denilen aleni günahkar durumuna düşmeyi göze almamaktadır. Çünkü bir günah gizli işlendiğinde Allah ile kendi arasında kalacaktır, günah gizlenmez de açık olarak ilan edilerek işlenirse eğer bu bütün insanları şahit tutup aynı günahı onların da işlemesini teşvik etmek anlamına geldiğinden dolayı vebal çok genişlemiş olacaktır.

Kimler Oruç Tutamaz
Şayet oruç tutamayacak durumda mazereti olan kişi ise, sonsuz merhamet sahibi olan yüce Rabb’imiz, kendi kullarının oruç tutarken zorlanacak olan bu özür sahiplerini de ayırt eder, bu kişilere oruçlarını mazeretlerinin bitiminde tutmalarını uygun görür. 

Kimler Oruç Tutamaz
  • En başta küçük yaşta olan masum çocukların oruç tutamayacağı belirtilmesi gerekir. Bu kişiler erginlik yaşına girdikleri sürece oruç tutmakla yükümlü değildir. Buna rağmen oruç tutarlarsa eğer sevabı, onları oruca alıştıran kişilere şamil olur. Kız çocuklarına dokuz yaş, erkek çocuklarda 15 yaş erginlik yaşı denilen yükümlülük başlangıcı olarak kabul edildiğinde esas yükümlülük tespitini muayyen halle ihtilam olmanın başlamasıyla kesinleşir.
  • Çok yaşlanmış kişiler oruç tutacak kuvvete sahip olmayan bu kişilerin halsizlikleri oruç tutmaları halinde daha da artar, zor durumda kalmalarında tutmamaları gerekir. Bun kişilerin ekonomik durumu müsait ise tutamadıkları her oruç başına 10 TL çevresindeki yoksullara vermeleri gerekir.
  • Yaşlı olmayan fakat hasta olan kişiler oruç tutacak olduklarında hastalıkları artar, sıhhatleri daha da bozulacaksa eğer, sıhhatine kavuşunca oruç tutmaya niyet ederler ve beklerler.
  • Hamile bayanlar taşıdıkları bebeklerine zarar geleceğini biliyorlarsa eğer doğumdan sonra oruç tutmayı niyet ederek oruçlarını tehir etmeleri gerekir.
  • Doğum yapmış olan ve çocuk emziren anneler çocuğun veya annenin zarar göreceğini düşünürlerse eğer oruçlarını tehir eder, daha sonra tutarlar.
  • Her ay belirli günlerdeki özürleri başlamış olan bayanlar, özürleri başladığında hemen oruçlarını bırakmaları gerekir. Bu süreç sonrasında orucu tutarak tamamlarlar.
  • Seferde olan kişiler yani oruç günlerinde 90 kilometreden az olmayan yolculuğa çıkmış olanlar oruç tutamaz. Fakat yolcular yeme iznine sahip oldukları durumda bile oruç tutarlarsa sevap kazanacaklardır.

Yukarıda belirtilen kişiler yani oruç tutamayacak olan kişiler gerekli görüldüğünde kendi istekleriyle oruç tuttukları zaman sevap kazanmış olacaklardır. Bu husus kesinlikle kişilerin kendi iradesine kalmış bir durumdur.

]]>
Oruç Fidyesi https://www.oruc.web.tr/oruc-fidyesi.html Mon, 16 Nov 2015 10:46:58 +0000 Orucun Fidyesi, Fidye bazı ibadetlerin yapılamaması ya da yapılması sırasında bir takım hataların yapılması halinde ödenen dini yükümlülüktür.İbadetlerle ilgili fidye,oruç ve hac için geçerlidir.İhtiyarlık ya da tedavisi Orucun Fidyesi, Fidye bazı ibadetlerin yapılamaması ya da yapılması sırasında bir takım hataların yapılması halinde ödenen dini yükümlülüktür.İbadetlerle ilgili fidye,oruç ve hac için geçerlidir.İhtiyarlık ya da tedavisi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan ve kaza etmesi mümkün olmayan kimse,oruç tutamadığı her güne karşılık bir fidye öder.Ku'an-ı Kerim'de oruç tutmaya gücü yetmeyenler oruç tutamadığı her güne karşılık bir fakirin doymasını sağlayacak kadar fidye öder buyurulmaktadır.Fidye miktarı bir kişiyi bir gün boyunca doyuracak yiyecek veya bunun karşılığındaki paradır.

Oruç Fidyesi
Oruc için fidye vermek durumunda kalıp fakat maddi imkansızlıkları nedeniyle bunu yerine getiremeyenler Allah'tan af diler.Orucun fidyesi ramazan ayının sonunda toplu olarak verilebileceği gibi ramazan ayı içerisinde günlük olarak da verilebilir.
]]>
Alevi Orucu https://www.oruc.web.tr/alevi-orucu.html Mon, 16 Nov 2015 10:46:38 +0000 Alevi Orucu, Alevi orucunun bir diğeri adı da Muharrem ayı orucudur.Bütün inançlarda oruç ibadeti vardır. Alevi inancında da oruç tutmak ibadettir ve alevilerde oruç ibadetini yerine getirerek oruç tutarlar. Muharrem Alevi Orucu, Alevi orucunun bir diğeri adı da Muharrem ayı orucudur.Bütün inançlarda oruç ibadeti vardır. Alevi inancında da oruç tutmak ibadettir ve alevilerde oruç ibadetini yerine getirerek oruç tutarlar. 

Muharrem ayı orucu nedirBu oruç neden tutulur

Muharrem ayı Hicri takvime göre (bu takvimin bir diğer ismi de Ay takvimidir) birinci aydır ve Muharrem orucu da bu ayın ilk gününden başlar.
Muharrem orucunun geçmişi Adem peygambere kadar gider. Hz.Muhammed'de Muharrem orucu tutmuştur.Muharrem ayı orucu, insanın kendi iç benliğine yönelmesi, yanlışlarını ve doğrularını eksilerini ve artılarını hesaplaması ve bütün bunların sonucunda ise bireyleri daha iyiye, doğruya, güzele yönelmesine etken olur. Kişilerin nefis terbiyesine,Hacı Bektaş Velinin'de belirttiği gibi nefsini anlamaya vesiledir oruç.Muharrem ayı orucu aleviler için Adem peygamberden süregelen bütün peygamberlerin yerine getirdikleri bir ibadet türüdür. Bunun dışında  başta Hz. Hüseyin olmak üzere On İki İmamın şehadetlerinden dolayı aynı zamanda bir yas orucudur. Bundan sebep  Muharrem orucunun bir ismi de  Yass-ı Matemdir. Aleviler muharrem orucu ile Hz. Adem’den günümüze  süre gelen bir ibadeti yerine getirirken aynı zaman içinde  Hz. Hüseyin`in şahsında Ehlibeyte, Ehlibeyte olan saygı ile insanlık değerlerine bağlılıklarını  yinelerler. Aleviler yezide ve yezitte sembolleşen bütün kötülükleri kınarlar.

Muharrem Orucu nasıl tutulur
Alevi Orucu

Kurban bayramının ilk gününden başlayarak 20 gün sayılır. 20. günün akşamı muharrem orucu için niyet edilir ve oruca başlanır. Niyet edildikten sonra gün doğumu ile gün batımı arasında ki süre içinde yemek yenilmez veya içilmez. Gün batımı ile birlikte iftar açılır.Oruç süresi içerisinde  (12 gün süresince) düğün,nişan,sünnet ve buna benzer törenler ve etkinlikler yapılmaz, kurban kesilmez, et yenmez. Kerbela şehitlerinin çektiği susuzluğu hissetmek amacıyla su içilmez su saf olarak da  içilmemektedir.Vücut için gerekli olan su yenilen yemeklerden, çay,kahve,meyve suyu,ayran gibi sıvı gıdalardan karşılanabilir.)Muharrem ayı orucunun on ikinci gününden sonra ki ise on iki imamların bu yolda şehit olan tüm kayıpların anısına on iki çeşit veya daha fazla gıdadan oluşan Aşure pişirilerek o sene ki Muharrem orucu son bulur.Her şeyden önemlisi Alevilikte samimiyet esastır. Muharrem  ayı orucuna da samimiyet  çerçevesinde yaşamalıyız.Orucu çıkar hesapları ile tutmamalıyız. Yine bir kuralı yerine getiriyormuş gibi tutmamalıyız. Bütün bunlar bir yana, ne yaptığının bilincine ulaşmıyor demektir. Muharrem ayı orucunda gönüllülük esastır. Kişi  özgür iradesi ve öz bilinciyle oruç tutmalıdır. Başka inanç mensuplarının yaptıkları herhangi bir dayatma alevilerin inancına aykırıdır.Muharrem ayı Orucunda samimiyet ve değerlere bağlılık esastır.Muharrem ayı süresince düğün, nişan ve  başka eğlencelerden uzak durmaya çalışmalıyız. Muharrem orucu aleviler  için aynı zamanda bir yas durumudur. İmam Hüseyin'in acısını yüreğinde  hissedebilenler, Celal Abbas'ın kolundan akan kanın yüreklerinden  aktığını hissedenler kendilerini eğlenceden uzak tutar.Bunların yanı sıra  temizliğe büyük önem verilmelidir. Aynı ortamı paylaşan farklı inançtan insanların hassasiyetlerine dikkat etmeliyiz.Bu noktada bir yandan alevilik  inancını  yaşarken diğer yandan da  bazı şekilsel kurallar nedeniyle insanların alevilere, dolayısıyla alevilik inancına  tepki duymaları engellenmelidir.Bu samimiyetle ve düşüncelerle oruç tutan cümle insanların oruçları Allah katında  kabul olsun.
]]>
Cünüpken Oruç Tutulurmu https://www.oruc.web.tr/cunupken-oruc-tutulurmu.html Mon, 16 Nov 2015 10:46:21 +0000 Cünüpken Oruç Tutulurmu, Cünüp olma durumu, cinsel şehvet duygusuyla kişilerden meninin gelmesiyle oluşan, cenabetlik durumu olarak ifade edilir. Cünüp olan bir kişi hiç vakit kaybetmeden kalkıp gusül abdesti alması ge Cünüpken Oruç Tutulurmu, Cünüp olma durumu, cinsel şehvet duygusuyla kişilerden meninin gelmesiyle oluşan, cenabetlik durumu olarak ifade edilir. Cünüp olan bir kişi hiç vakit kaybetmeden kalkıp gusül abdesti alması gerekir. Cünüp haldeyken yemek, içmek gezmek dolaşmak çok büyük günah sayılır. Temizlik imandan gelir sözü bu hususta belirtilmesi gereken çok doğru bir sözdür. İslam dininde temizliğin önemi oldukça büyüktür. Allah dostları bırakın cünüp halde gezip dolaşmayı, abdestsiz olarak yere bile basmazlardı. Baş ucunda bulundurmuş oldukları toprak parçasıyla yada tuğlayla teyemmüm ederler gusül edecekleri yere kadar bu şekilde giderlermiş. Bizler Allah dostları gibi olamayız fakat hiç değilse namaz vaktini geçirmemeye dikkat etmemiz gerekir. Zaten cünüp olunan vakitten diğer vakte erişinceye kadar temiz olmamak oldukça büyük günah sayılır.
Cünüpken Oruç Tutulurmu
Cünüpken oruç tutulurmu
  • İlk başta cünüpken oruç tutulurmu hususunda verilecek cevap kesinlikle hayırdır. 
  • Cünüp olan kişi namaz kılamaz.
  • Cünüp olan kişi ve insanların toplu olarak ibadet etmiş oldukları küçük mescitlere giremez.
  • Kabede tavaf edemez.
  • Türbe ve mezarlıkların ziyaretinde bulunamaz.
  • Kuran-ı Kerim ve ayet yazılı olan hiç bir kağıt parçasına elini dahi alamaz.
  • Kuran ı Kerim deki hiç bir ayeti başından sonuna kadar kesinlikle okuyamaz.
  • Cünüp olan bayanların gusül abdesti almadan bebeğine süt vermesi doğru bir davranış değildir. Dinen bir sakıncası olmadığını söyleyen alimlerde bulunmaktadır fakat uygun olan abdestli olmaktır. Çünkü bebeğin içtiği süt dahi bebeğin takvasının ve ahlakının düzgünlüğü için çok büyük önem taşımaktadır.
  • Dinen herhangi bir sakıncası olduğuna dair bir açıklama yoktur fakat, yeni doğan bir bebeğin odasına, babası dahi olsa girmesi yeni doğan bebeklerin yüzüne dahi bakılması halk arasında yanlış bir davranış olduğu düşünülür ve yeni doğan bebekler cünüp olan kişiler bebeğin yanına kırk gün geçinceye kadar yaklaşması doğru değildir.
Oruç ibadetini yerine getirirken de namazda olduğu gibi, gusül abdesti yada namaz abdestinin olması zorunlu olmamaktadır. Fakat Ramazan ayında yada herhangi bir zaman oruç tutmaya niyetlenerek sabah kalktığı vakit cünüp olduğunu anlayan bir kişi oruca devam eder. Çünkü istenmeden bu durum kişinin başına gelmiştir. Kişi uyandığı vakit bir namaz vakti dahi geçirmeden kalkıp gusül abdesti alması gerekir. Dini açıdan uygun olan husus böyledir. Kişi eğer namaz kılmıyorsa, akşama kadar dahi yıkanmasa orucu kabul olur fakat hiç hoş bir durum olarak kabul görülmez. Bu durum orucun şuuruna yakışacak bir durum değildir. Bunun yanı sıra gusül abdesti alırken ağzına ve burnuna su kaçırmamaya çok dikkat etmek gerekir. Aksi taktirde su kaçtığında oruç bozulur. Cünüpken oruç tutulurmu sorusuna birde şu açıdan bakalım; Oruç olan bir kişi eşiyle oruçluyken, cünüp duruma düşecek girişimlerde bulunmaktan kaçınması gerekir. Çünkü oruçlu kişi şehvet haliyle eşiyle cinsel bir yakınlaşma olmadan dahi cünüp olsa dahi orucu bozulur. Bu durumun yaşanmasında da kişi Ramazan ayında 61 gün oruç tutması gerekecektir. Fakat Ramazan ayı haricinde bir oruçsa orucunu kaza etmesi gerekmektedir. Zira cinsel yakınlaşmayla gelen menide kasıt olmaktadır ve aynı şekilde yemek içmek gibi orucu bozan durum gibidir. Cünüpken oruç tutulurmu hususunda belirtilmesi gereken bir durum, bu durum, hanefi mezhebine göre istenmeden cünüp olunduğunda gusülden maksat temizliktir. 
]]>
Kurban Bayramından Önce Tutulan Oruç https://www.oruc.web.tr/kurban-bayramindan-once-tutulan-oruc.html Mon, 16 Nov 2015 10:45:45 +0000 Kurban Bayramından Önce Tutulan Oruç, Kurban bayramının içinde bulunduğu aya zilhicce ayı denir. Kurban bayramı ise, zilhicce ayının onuncu günüdür. Zilhicce ayı girdiği günden başlayarak kurban bayramı gününe kadar oruç Kurban Bayramından Önce Tutulan Oruç, Kurban bayramının içinde bulunduğu aya zilhicce ayı denir. Kurban bayramı ise, zilhicce ayının onuncu günüdür. Zilhicce ayı girdiği günden başlayarak kurban bayramı gününe kadar oruç tutmanın çok sevap olduğu sahih hadiler ile sabittir. zilhicce ayı girdiğinde orucun yanı sıra, sadaka vermek, bol bol tövbe istifar etmek, sohbet meclisinde bulunmak, zikir etmek gibi diğer ibadetlerinde diğer aylara göre, kat kat fazla sevap olduğu bildirilmektedir.

Peygamber efendimiz zilhicce ayında yapılan ibadetlerin daha kıymetli olduğunu bildirince ashabı kiram efendilerimiz,
Ya Rasülallah bu ayın ilk günlerinde yapılan ameller Allah yolunda cihat etmekten daha mı kıymetlidir, diye sorunca efendimiz; cihatta kıymetlidir, fakat canını ve malını esirgemeden yapılan cihat daha kıymetlidir buyurmuşlardır.

Zilhicce Orunun Faziletini Anlatan Bazı Hadisler Şu Şekildedir:
  • Zilhicce ayının ilk günlerinde tutulan oruç, bir sene boyunca oruç tutmaya ve bir gecesini ihya etmek ise, kadir gecesini ihya etmek gibidir. (ibni meca dan rivayet edilmiştir)
  • Zilhiccenin ilk günlerinde yapılan ibadetlere 700 misli sevap verilir. (beyheki)
  • Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutan her gün için, 100 köle azat etmiş veya cihada giden mücahitlere 100 at vermiş, veya Kabe ye 100 deve kurban göndermiş gibi sevap yazılır. (R. nasıhın)
  • Terviye günü oruç tutup, büyük günahlardan kaçınarak, kötü söz söylemeyen kimse cennete girer. (Ramuz)
  • Bu on günden mahrum olana yazıklar olsun. Özellikle arefe gününü mutlaka oruçlu geçirmek gerekir. Onda o kadar çok hayır hasenat vardır ki, saymakla bitmez.
  • Zilhiccenin ilk dokuz günü tutulan oruç için bir yıl oruç sevabı yazılır. (Ebul Berakat)
  • Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur.  Bugünlerde, Tesbih (subhanallah) Tahmit (Elhamdülillah) Tehlil (Lailaheillalah)  Tekbir (Allah u ekber) çok söyleyin. (taberani)
Zilhiccenin ilk dokuz günü tutulan orucun fazileti nedir

Kurban Bayramından Önce Tutulan Oruç
Hazreti Ebud Derra dan rivayet edildiğine göre, 
  • Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutan kişinin ömrü bereketli olur.
  • Malı çoğalır.
  • Çoluk çocuğu kaza ve belalardan muhafaza olunur.
  • Günahları bağışlanır.
  • Amellerine kat kat sevap verilir.
  • Ölüm azabı hafif olur ve kolay can verir.
  • Cennette çok yüksek derecelere ulaşır.
  • Özellikle arefe günü oruç tutana Allah C.C. Hz. İsa Aleyhisselamın sevabı kadar sevap verir.
  • Arefe günü tutulan oruç, hem geçmiş hemde gelecek senenin günahlarına kefaret olur.
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki,
  • Senenin hiç bir gününde arefe günündeki kadar kişi cehennemden halas olmaz. 
  • Arefe günü bir kişi oruçlu halde gerek dünya, gerek ahiret için hangi hayırlı duayı ederse etsin, biiznillah kabul olur.
Yüce Allah böyle mübarek günleri, biz Müslümanları af etmek ve derecelerimizi artırabilmemiz için vesile kılmıştır. Sanki sürekli ben sizi affetmeye ve istediklerinizi vermeye hazırım, yeter ki bana yönelin dercesine. Allah cümlemize böyle günleri en iyi şekilde değerlendirmeyi ve faziletlerine nail olmayı nasip etsin. Amin.. Ecmain.
]]>
Oruç Duası https://www.oruc.web.tr/oruc-duasi.html Mon, 16 Nov 2015 10:45:34 +0000 Oruç Duası, Müslümanlığın beş şartından biride oruç tutmak olmaktır. Gün başladığı andan, akşam ezanının okunduğu yani güneş batışına kadar, hiç bir şey yememek, içmemek, her türlü kötülükten sakınmak şart Oruç Duası, Müslümanlığın beş şartından biride oruç tutmak olmaktır. Gün başladığı andan, akşam ezanının okunduğu yani güneş batışına kadar, hiç bir şey yememek, içmemek, her türlü kötülükten sakınmak şartı ile oruç tutulur. 11 ayın sultanı olan ramazan ayında tutulur. Kur'an'da oruç için ayetler, Bakara suresinde toplanmaktadır. Oruç tutan kişilerin imsaktan önce yanı sabah ezanından sonra sabaha karşı yedikleri yemeğe sahur denilmektedir. Oruç bozma için yenilen yemeğe de iftar denilmektedir. Ayrıca eskiden de günümüzde de iftar yapılmadan yani oruç açılmadan yapılan ve yapılmakta olan dualar olmaktadır. Genellikle oruç duası TV, radyo gibi yerlerde arapça değilde türkçe meal olarak söylenmektedir. 

Kısaca oruç duası türkçe olarak oldukça rahat, kolay ve herkesin unutmayacağı şekilde olmaktadır. Allah'ım senin rızan için oruç tuttum, sana inandım, sana güvendim, senin rızkınla orucumu açtım, hamdolsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete. Ey bağışlaması bol Rabbim beni, ailemi, milletimi, devletimi ve tüm inananları koru. Rahmetini ve yardımını esirgeme üzerimizden. Bizlere yaşama sevinci ver. Her türlü güçlüğe karşı dayanma gücü ver. Senin her şeye gücün yeter. Amin. Bu şekilde okunarak iftar açılır yanı oruç açılır. Birde alimlerin okumuş olduğu oruç duası olmaktadır. Bu dua ise arapça olarak okunmaktadır. Fakat kur'an bilmeyen kişiler için okunuşu biraz zorluk çektirebilir. 

Arapçası: Bismillahi vel hammdülillahi, allâhümme leke sumtü ve alâ rızkıke eftartü ve aleyke tevekkeltü. Sübhaneke ve nihamdike tekabbel minni, inneke entes semiul aliym. Amin
Oruç Duası

Anlamı ise: Allahım! Senin için oruç tuttum, Senin için rızkınla orucumu açtım. Ancak sana tevekkül ettim. Seni hamdinle tesbih ederim. Allahım benden kabul buyur. Çünkü sen işiten ve bilensin. Amin. 

Peygamber  Efendimiz her zaman orucunu dua ile tutar dua ile açarmış. Dua eden kişinin yada ağzı dualı olan kişinin ettiği bütün dualar ramazan ayında kabul olmaktadır.
]]>
Seferi Oruç https://www.oruc.web.tr/seferi-oruc.html Mon, 16 Nov 2015 10:44:58 +0000 Seferi oruç, seferi bireyin (yolcunun) yolculuk kilometresi, namazı kısaltmayı esas  kılan bir mesafe kadar olur ise sefere güneşin doğuşundan önce başlayıp güneşin doğuşundan sonra seferilik hükümlerinin ba Seferi oruç, seferi bireyin (yolcunun) yolculuk kilometresi, namazı kısaltmayı esas  kılan bir mesafe kadar olur ise sefere güneşin doğuşundan önce başlayıp güneşin doğuşundan sonra seferilik hükümlerinin başladığı noktaya ulaşır ise, oruç tutmama durumu olur. Eğer yolculuk süresi bir gün namazı kısaltmayı esas kılacak bir uzunluğa sahip değil ise oruç tutmamak caiz olmamaktadır. Bu iki durum üzerinde üç mezhep imamı birlik etmişlerdir.Sadece Hanbeliler ikinci bir şartta şöyle demişlerdir: Oruçlu kişi gündüz zevalden(Zeval: Güneşin gündüzün yarısından itibaren  batmaya doğru dönmesi durumudur).  sonra da olsa kendi bulunduğu yerden çıkıp yolculuğa gider ise, namaz kısaltmayı mübah kılacak  bir mesafeyi gitmesi şartı ile  orucunu açması caiz olabilir. Şafi meshebindekiler: Yolculuk süresi de oruç tutmanın caiz olma hali için  üçüncü bir şart eklemişlerdir. Bu şart, bireyin sürekli yolculuğa çıkan biri olmaması halidir.

Seferi Oruç

Yolculuğa sürekli çıkan kişinin oruç tutmama hali haram olur. Ancak seferdeyken oruç tuttuğu takdirde, teyemmümü gerektiren bir sebeple karşılaşacak olursa oruç tutmaması vacip olur. Ramazan ayında güneşin doğuşundan sonra yolculuğa çıkan kişinin, orucunu açması  durumu haramdır. Aksi  takdirde üç mezhep imamına göre kefaretsiz olarak orucunu kaza etmesi gerekir. Maliki meshebindekilere  göre ise; yolcu bir kişi gece niyet ettiği orucunu gündüz açacak olur ise kendisine hem kaza hem kefaret vacip olmuş  olur. Hanefi meshebindekilere  göre ise; Gece oruca niyet eden yolcu  kişinin gündüz orucunu açması haram olmuş olur. Açtığı durumda ise sadece kaza gerekir. Maliki meshebine  göre ise; Yolcukişinin kendisine zor gelmediği takdirde oruç tutması erdemli bir davranış olarak kabul edilir. Hanbeli meshebindekilere göre ise; Yolcu kimselerin kendilerine zor gelmese bile oruç tutmamaları durumu  sünnet, tutmaları hali ise mekruhtur.

]]>
Emziren Anne Oruç Tutarmı https://www.oruc.web.tr/emziren-anne-oruc-tutarmi.html Mon, 16 Nov 2015 10:44:41 +0000 Emziren Anne Oruç Tutarmı, eğer oruç tutan anne oruç tutmaya dayanamıyorsa, Ramazan ayı içerisinde oruç tutmaları gerekmez. Fakat Ramazan ayından sonra uygun bir zaman içerisinde tutamadıkları oruçları sıraya uymaya gere Emziren Anne Oruç Tutarmı, eğer oruç tutan anne oruç tutmaya dayanamıyorsa, Ramazan ayı içerisinde oruç tutmaları gerekmez. Fakat Ramazan ayından sonra uygun bir zaman içerisinde tutamadıkları oruçları sıraya uymaya gerek duymadan kaza edebilirler. Genel olarak bugüne dek yapılan beslenme önerilerinde emzirmede oruç tutmakla ilgili olumsuz bilgiler mevcut olmaktadır. Yapılan çalışmalar, anne adayı olan kişilerin herhangi bir sağlık sorunuyla ve hamilelik riski varsa eğer isteğe bağlı olarak oruç tutabileceğini göstermektedir. Ramazan ayında güneşin doğuşundan batışına kadar geçen süre zarfında, besin ve sıvı alımındaki azalma sebebiyle sadece, enerji depolarında tükenmeye bağlı olarak metabolizma yavaşlama gösterebilir ve bu hususta emziren anne oruç tutarmı sorusuna ters tepki oluşturmuş olur. Emzirme döneminde olan bir annenin beslenmesine en az hamilelik döneminde olduğu şekilde dikkat etmesi gerekmektedir. Emzirme döneminde olan annenin oruç tutması önerilen bir durum değildir. Çünkü anne sütünün %85'i su içerikli olmaktadır. Annenin susuz kalmasının sonucunda anne sütünde azalma görülür ve bebeğin sütünün yok olmasına neden olur. Oruç tuttuğunuz dönemde sadece 2 öğün gıda tüketileceğinden dolayı anne sütünün kalitesi bundan olumsuz etkilenir. Buna rağmen emzirme döneminde olup da oruç tutmak isteyen anne adaylarına Diyanet'ten bir yanıt oluşturulmuştur.

Emziren Anne Oruç TutarmıEmziren anne oruç tutarmı hususunda Ramazan orucunu tutmamak amacıyla geçerli mazeretlerden biri de hamilelik yada bebek emzirmedir bilgisi belirtilmiştir. Hamile yada emziren anne, kendilerine veya çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları durumunda oruç tutmayabilir. Bunlar bir yönüyle de hasta hükmünde oldukları için onlara bu ruhsatı tanıyan hadisler de bulunur. Anne dayanabilecek ve çocuk da etkilenmeyecekse eğer hamile olan ve bebek emziren anne oruç tutabilir. Bu hususta alanında uzman bir hekime danışılması uygun olacaktır. Gebelik ve bebek emzirme gibi meşru nedenlerle oruç tutamayan kadınlar, tutamadıkları oruçları şartların elverişli olduğu farklı zamanlar içerisinde kaza edeceklerdir diye belirtilmiştir. Akıllı olan, ergenlik çağına ulaşmış olan ve oruç tutmasına engel bir mazereti olmayan her Müslüman kişi Ramazan Orucu tutması farz sayılır. Fakat bazı durumlarda bu hususa kolaylaştırıcı hükümler verilmiştir. Yolculukta, hastalık durumunda, hamilelik durumu ve bebek emzirme durumunda, zor ve meşakkatli işlerde çalışmada ve yaşlılık durumunda bu kolaylaştırıcı hüküm geçerli olur.

Emziren anne oruç tutarmı, emziren anne oruç tutmasında kendine yada çocuğa zarar vermesi halinde oruç tutmayabilirler. Emzikli bayanlar, sütlerinin kesilmesi durumunda ve çocuklarının zarar gördüğü durumlarda oruç tutmazlar. Bu mazeretlere sahip kişiler oruç tutmakla yükümlü değildir ve daha sonra kaza edebilirler veya yerine fidye verebilirler. Oruç tutmak emziren anne açısından anne sütünün kesilmesine neden olur. Değerli emziren anne adayları karışıklığı düzeltmek açısından bir açıklama daha yapmak gerekir. Emziren annelerin bebeklerine sütünün yetmeyeceği durumda, bebeğine bakamayacağı durumda, zafiyet olduğunda keyfi olarak değil ihtiyaç hali olduğundan dolayı oruç tutmama izni olmaktadır. Fakat bebek sütten kesildikten hemen sonra tutmadığı oruçları kaza etmeleri şartı aranır. Yerine fidye ödemek mümkün olmaz. Fidyeyi sadece anne kaza oruçlarını tutamadan öldüğü durumda, o durumda yakınındakilere tutamadığı oruçları vasiyet eder ve o oruçların yerine fidye o zaman annenin yakını tarafından ödenir. Yada annenin maddi durumu iyiyse tutmadığı oruçlar için fidye vererek ileride kaza orucunu tutup bu fidyeler sadaka yerine geçecektir. 

]]>
Arefe Günü Oruç Tutmak https://www.oruc.web.tr/arefe-gunu-oruc-tutmak.html Mon, 16 Nov 2015 10:44:31 +0000 Arefe günü oruç tutmak, farz olmamakla birlikte çok faziletli ve sünnettir. Arefe, kurban ve ramazan bayramlarından önceki güne denir. Bu günlerde oruç tutmanın ve o günü ibadetle geçirmenin bir çok sevabı vardır. Arefe günü oruç tutmak, farz olmamakla birlikte çok faziletli ve sünnettir. Arefe, kurban ve ramazan bayramlarından önceki güne denir. Bu günlerde oruç tutmanın ve o günü ibadetle geçirmenin bir çok sevabı vardır. Özellikle kurban bayramının arifesini oruçlu geçirmek gerekir.  O gün hacılar içinde özel bir gündür. Kameri ayların 12. ayı zilhicce ayıdır ve bu ayda hac vazifesi yerine getirilir. ilk 10 günü 'leyali-i aşere' mübarek on gün olarak bilinir.  Kurban bayramı da bu ayın 10. günüdür. Kurban bayramının arifesinde oruç tutmanın fazileti hakkında  peygamber efendimiz şöyle buyuruyor:

"Salih amellerin Allah'a en  çok sevgili ve yakın olduğu günler bu on gündür! Bu  ayın ilk on günde tutulan, her bir günün orucu bir yıllık oruca  sevap bakımından eşittir. Ondaki bir gece ibadetle  geçirilmesi Kadir Gecesi'nin kıyamına, ibadetle geçirilmiş olmasına eşittir." (Tirmizi, Savm, 52; İbn Mace, Sıyam, 39)

Kurban bayramının arife gününün de içerisinde olduğu zilhicce ayının ilk 9 gününü oruçlu geçirmek ömrü bereketli kılar.  Mal varlığı çoğalır. Çocukları belalardan korunur. Bulunduğu iyiliklerin sevabı kat kat artar. Ölüm  zamanı ruhunu Azrail'e kolay teslim ettiği gibi kabri de nurlanır. O günlerde  çokça sadaka verip bolca tövbe istiğfar getirilmelidir. Kuranı kerimde de bahsi geçen zilhicce ayının ilk on gününü ibadet ve taatla geçirmenin yedi yüz misli sevaba denk olduğu  peygamber efendimizin buyurduğu müjdeler arasındadır.

Arefe Günü Oruç Tutmak

Arefe günü kurban bayramından bir önceki gün olarak adlandırılır. Hicri takvime göre bu Zilhicce ayının 9.günüdür. Peygamberimiz o günde oruç tutup ibadet etmiştir. Ve ''Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'ın kıymet  ve değer verdiği bir gündür."  buyurmuştur. Bu günün Allah tarafından da kıymetli bulunması o günü iyi ihya etmek gerektiğini gösterir. Güne oruçlu başlayıp, sabah namazında başlayan teşrik tebriklerini ihmal etmeden namazları huşu içinde kılmaya dikkat etmek, gün içerisinde günaha ve yanlışa düşmeden iyilik ile geçirmek lazımdır. Fırsat buldukça tövbe istiğfar ile  Allah'ı tesbih etmek gerekir.  Bayram öncesi olduğu için ihtiyaç sahiplerine bayramlık hediyeler almak ile o günü sadaka vererek geçirmek de mümkündür. Bayram koşuşturmasının stres ve gerginliğine girmeden  iyiliği ve hayrı gözeterek iftar etmenin elbette ki büyük sevapları olacaktır. Böyle bir günün ardından kişi kendini huzurlu hissedeceğinden bayrama daha manevi duygularla girip o mübarek günleri hakkıyla geçirmiş olacaktır.

Arefe günü neler yapılmalıdır

  • Sabah namazının farzından sonra teşrik tekbirine başlanmalıdır.
  • O günü oruçlu geçirmeye gayet edilmelidir.
  • 1000 tane ihlas süresi okunmalıdır.
  • Gün boyunca mümkün olduğunca tövbe istiğfar getirilmelidir.

Peygamber efendimiz bir başka hadisinde şöyle buyurmaktadır:

'' Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir...''

''Arefe günü tutulan orucun, geçmiş ve gelecek senenin günahlarına kefaret olacağını Allahtan umuyorum...''

]]>
Cenabetken Oruç Tutulurmu https://www.oruc.web.tr/cenabetken-oruc-tutulurmu.html Mon, 16 Nov 2015 10:43:33 +0000 Cenabetken Oruç Tutulur mu, Cenabet olmak, cinsel şehvet duygusuyla kişilerden meninin gelmesiyle oluşan, cenabetlik durumu olarak ifade edilir. Cenabet olan bir kişi hiç vakit kaybetmeden kalkıp gusül abdesti alması gere Cenabetken Oruç Tutulur mu, Cenabet olmak, cinsel şehvet duygusuyla kişilerden meninin gelmesiyle oluşan, cenabetlik durumu olarak ifade edilir. Cenabet olan bir kişi hiç vakit kaybetmeden kalkıp gusül abdesti alması gerekir. Cenabet haldeyken yemek, içmek gezmek dolaşmak çok büyük günah sayılır. Temizlik imandan gelir sözü bu hususta belirtilmesi gereken çok doğru bir sözdür. İslam dininde temizliğin önemi oldukça büyüktür. Allah dostları bırakın cenabet halde gezip dolaşmayı, abdestsiz olarak yere bile basmazlardı. Baş ucunda bulundurmuş oldukları toprak parçasıyla yada tuğlayla teyemmüm ederler gusül edecekleri yere kadar bu şekilde giderlermiş. Bizler Allah dostları gibi olamayız fakat hiç değilse namaz vaktini geçirmemeye dikkat etmemiz gerekir. Zaten cenabet olunan vakitten diğer vakte erişinceye kadar temiz olmamak oldukça büyük günah sayılır. İşte bu hususları belirtirken cenabetken oruç tutulur mu sorusuna da cevap vermiş olduk.

Cenabetken Oruç Tutulurmu

Cenabetken oruç tutulur mu, cenabetken yapılmaması gereken şeyleri de sizlere belirtmek istiyorum. İlk başta makalemizin konusu olan cenabetken oruç tutulur mu hususunda verilecek cevap kesinlikle hayırdır. Cenabet olan kişi namaz kılamaz. Cenabet olan kişi ve insanların toplu olarak ibadet etmiş oldukları küçük mescitlere giremez. Kabe de tavaf edemez. Türbe ve mezarlıkların ziyaretinde bulunamaz. Kuran-ı Kerim ve ayet yazılı olan hiç bir kağıt parçasına elini dahi alamaz. Kuran ı Kerim deki hiç bir ayeti başından sonuna kadar kesinlikle okuyamaz. Cenabet olan bayanların gusül abdesti almadan bebeğine süt vermesi doğru bir davranış değildir. Dinen bir sakıncası olmadığını söyleyen alimlerde bulunmaktadır fakat uygun olan abdestli olmaktır. Çünkü bebeğin içtiği süt dahi bebeğin takvasının ve ahlakının düzgünlüğü için çok büyük önem taşımaktadır. Dinen herhangi bir sakıncası olduğuna dair bir açıklama yoktur fakat, yeni doğan bir bebeğin odasına, babası dahi olsa girmesi yeni doğan bebeklerin yüzüne dahi bakılması halk arasında yanlış bir davranış olduğu düşünülür ve yeni doğan bebekler cenabet olan kişiler bebeğin yanına kırk gün geçinceye kadar yaklaşması doğru değildir.

Oruç ibadetini yerine getirirken de namazda olduğu gibi, gusül abdesti yada namaz abdestinin olması zorunlu olmamaktadır. Fakat Ramazan ayında yada herhangi bir zaman oruç tutmaya niyetlenerek sabah kalktığı vakit cenabet olduğunu anlayan bir kişi oruca devam eder. Çünkü istenmeden bu durum kişinin başına gelmiştir. Kişi uyandığı vakit bir namaz vakti dahi geçirmeden kalkıp gusül abdesti alması gerekir. Dini açıdan uygun olan husus böyledir. Kişi eğer namaz kılmıyorsa, akşama kadar dahi yıkanmasa orucu kabul olur fakat hiç hoş bir durum olarak kabul görülmez. Bu durum orucun şuuruna yakışacak bir durum değildir. Bunun yanı sıra gusül abdesti alırken ağzına ve burnuna su kaçırmamaya çok dikkat etmek gerekir. Aksi taktirde su kaçtığında oruç bozulur. Cenabetken oruç tutulur mu sorusuna birde şu açıdan bakalım; Oruç olan bir kişi eşiyle oruçluyken, cenabet duruma düşecek girişimlerde bulunmaktan kaçınması gerekir. Çünkü oruçlu kişi şehvet haliyle eşiyle cinsel bir yakınlaşma olmadan dahi cenabet olsa dahi orucu bozulur. Bu durumun yaşanmasında da kişi Ramazan ayında 61 gün oruç tutması gerekecektir. Fakat Ramazan ayı haricinde bir oruçsa orucunu kaza etmesi gerekmektedir. Zira cinsel yakınlaşmayla gelen menide kasıt olmaktadır ve aynı şekilde yemek içmek gibi orucu bozan durum gibidir. Cenabetken oruç tutulur mu hususunda belirtilmesi gereken bir durum daha vardır. Bu durum, hanefi mezhebine göre istenmeden cenabet  olunduğunda gusülden maksat temizliktir. 

]]>
Adetliyken Oruç Tutulurmu https://www.oruc.web.tr/adetliyken-oruc-tutulurmu.html Mon, 16 Nov 2015 10:43:22 +0000 Adetliyken Oruç Tutulur mu, Oruç islamın üçüncü şartı olmaktadır. Genellikle 11 ayın sultanı olarak adlandırılır. Ramazan ayında, bir ay oruç tutmak farzdır. Tutmamak büyük günah olmaktır. Fakat hastalar oruç tutamayack Adetliyken Oruç Tutulur mu, Oruç islamın üçüncü şartı olmaktadır. Genellikle 11 ayın sultanı olarak adlandırılır. Ramazan ayında, bir ay oruç tutmak farzdır. Tutmamak büyük günah olmaktır. Fakat hastalar oruç tutamayack şekilde ise günah olmamaktadır. Oruç, sadece aç veya susuz kalmak değildir. Bir hayvanı veya inanmayan bir kimseyi bir odaya hapsedip aç, susuz bırakmakla oruç tutturulmuş olmamaktadır. Oruçtan maksat, sabır, şükür, nefis terbiyesi olmaktır. Oruç tutmak konusunda kadınlar oldukça hassas olmaktadır ve bazı kurallar bulunmaktadır, bu kurallara uyulması oldukça gereklidir. Genellikle sağlıklı bir bayanın her ay 28 günde bir adet kanaması görürler en düşük 3 gün süren adet kanaması süresi kişiye göre değişiklik gösterir. Kadınlar özel günlerinde kesinlikle oruç tutumazlar, Kuran'ı Kerim'i elleyemezler ve eşlerine yaklaşamazlar bunlar dinen haram olan davranışlardandır ve ayrıca dinimizce yasaklanmış olmaktadır. Adetli iken de oruç tutulmamaktadır. Oruçlu iken adet olurlarsa saat kaç olursa olsun orucu bozmalıdırlar çünkü Allahın emri böyle olmaktadır. Adet olunduğu an kadın orucunu bozmalı bittiğinde de boy abdesti alarak yeniden oruca niyet ederek tutmalıdır.

Adetliyken Oruç Tutulurmu
Ayrıca adetli iken oruç tutmak oldukça günah olmaktadır. Fakat adetli iken tutulamayan oruçlar borçtan sayılmaktadır. Kişi adet sonrasında boy abdesti alarak borcunu ödemelidir. Birde ezana 5 dakika bile kalsa dini kurallara göre adet olan kişi orucunu o an bozmalıdır. Sürdürmek ve orucu bozmayıp tutmak çok günah olmaktadır. Allahın emri olan bir durum olmaktadır bu mutlaka kurallara uyulmalıdır. Ayrıca genel olarak yaşı ilerleyen bayanların adet süreleri sürekli değişiklik gösterir bu durumda kadında sıkıntılara yol açar yani oruç tutamamayı belirler. Fakat bir bayan 10 günden fazla suren adet dönemi için gusül alıp orucuna devam edebilir. En az müddeti 15 gündür. En çok ise aylarca sürebilir. 15 gün dolmadan gelen kanlar özür kanıdır. Bu gibi durumda ibâdetlere devam edilmelidir. Bazı kadınlarda hayız günleri sabit olmaktadır. Örneğin her ay 5 veya 6 gün adet görülmektedir. Bu günler dolduğunda gusül alınıp namaz kılınabilir veya ramazan ayı ise oruç tutulabilir. Bazı kadınların ise adet günleri değişik olmaktadır. Bir ay 7 gün, diğer ay 8 gün adet görülebilir. Bu durumda dikkatli hareket etmek gerekmektedir. 7 gün geçtiğinde gusül alınabilir namaz kılıp, oruç tutulabilir. 8 gün sonunda ise gelen kan özür kanından sayılmaktadır.

Kısaca bayanlar adet olduğu zaman oruç tutamayıp temizlenmesi beklenmelidir. Aksi halde kişi oruçlu iken oruç tutulur ise kişi günaha girer. Adetli iken mutlaka oruç durumundan farklılaşması için kişi yemesine içmesine devam etmelidir. Ayrıca tam adet bitip gusül alınıp oruca başlandıktan sonra adet tekrar görülür ise oruç bozulmayıp devam edilerek kabul olmaktadır bu durum özre girmektedir. Adetliyken oruç tutulur mu sorusuna en doğru cevap Kuran'ı Kerimde doğru açıklama ve hadis geçmektedir. 
]]>
Oruç Kefareti https://www.oruc.web.tr/oruc-kefareti.html Mon, 16 Nov 2015 10:43:12 +0000 Oruç Kefareti, bilinçli olarak orucunu bozmanın dünyadaki cezasıdır. Ramazan orucunu özürsüz olarak bozanlar, başka günlerde hem kaç gün bozmuşlarsa o günlere karşılık oruç tutarak öderler, hem de ceza olarak kefaret Oruç Kefareti, bilinçli olarak orucunu bozmanın dünyadaki cezasıdır. Ramazan orucunu özürsüz olarak bozanlar, başka günlerde hem kaç gün bozmuşlarsa o günlere karşılık oruç tutarak öderler, hem de ceza olarak kefaret orucu tutarlar. Ramazan ayında oruç niyetini getirip özürsüz olarak bilerek orucu bozmakla kefaret lazım gelir. Yani varsa bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak, imkan yoksa ara vermeden iki ay oruç tutmak, buna da gücü yetmiyorsa 60 fakire yemek yedirmektir. Ama niyet getirmeden orucu bozmak kazadan başka bir şey gerektirmez. Şafii mezhebinde Ramazanda oruçlu olan kişi cinsi münasebette bulunduğu takdirde kendisine kefaret lazım gelir. Yemek yemek ve su içmekle kefaret söz konusu değildir. Sadece o güne karşılık kaza etmek gerekir.

Kefaret Orucu Nasıl TutulurOruç Kefareti

Ramazan ayında, hiçbir özürü yokken, niyet ederek başlamış olduğu bir orucu, bilerek bozan bir kişinin kefaret cezası olarak iki ay oruç tutması gerekir. Bir senenin Ramazan ayında veya başka zamanlarda birden fazla bu şekil oruç bozan birine tek kefaret gerekir. Şayet oruç tutmaya gücü yetmiyorsa 60 fakire yemek yedirir. Kefaret orucu iki Kamerî ay tutulur. Yani mesela Rebîülâhir ayı ve Recep ayında iki ay arka arkaya oruç tutan kişi kefaret borcunu ödemiş olur. Yani burada mutlaka altmış günü bulması gerekmiyor. Mesela Rebîülâhir ayı 30 gün, Receb ayı da 29 gün çekerse toplam 59 gün  oruç tutacaktır. Buna bir de kaza eklenirse, böylece 60 günü bulacaktır. Fakat kefaret orucunun ilk gününe ayın birinci günü olarak değil de 5'inde veya 10'unda başlasa, artık bundan sonra aylar kaç gün çekerse çeksin altmış günü tamamlaması gerekiyor. Bir de kaza orucu tutarak toplamda altmış bir günü bulmuş olur. Kefaret orucuna hiç ara vermeyip iki ay veya altmış gün tutmak gerekir. Mesela; araya yolculuk durumu, hastalık, Ramazan ayı veya bayram, kadınların lohusalığı gibi bir durum girerse iki ayı veya 60 günü doldurmamış olursa, tutulan oruçlar kefaret orucundan sayılmaz, tamamı nafile olacağı için yeni baştan tutulması gerekir. Kadınların âdet halleri sıraya engel değildir. Adetleri tamamlandıktan sonra gün geçirmeden kaldıkları yerden kefaret orucunu tutmaya devam ederler. Kaza orucu kefaret orucu ile beraber hesaplanmaz. Yani iki ay üst üste kefaret orucunu tutan kişi kaza orucu olan bir günü ondan ayrı olarak tutar, diğerine katmaz, birlikte hesaplamaz. Misal Receb'in birinci gününde kefaret orucuna başlayıp, Şaban ayı ile beraber iki ay üst üste hiç ara vermeksizin oruç tutan kişi, esas olarak kefaret borcunu tutmuş olur. Kaza orucunu da daha sonra Ramazan ayını takiben, mesela bayramın ikinci günü veya istediği bir gün tutabilir. Böylece hem kefaret, hem de kaza borcunu tamamlamış sayılacaktır. Recep ve Şaban aylarından birinin 29 gün çekmesinin bir etkisi yoktur. Yani kefaret orucu tamamlanmıştır. 
]]>
Diş Fırçalamak Oruç Bozar Mı https://www.oruc.web.tr/dis-fircalamak-oruc-bozar-mi.html Mon, 16 Nov 2015 10:42:49 +0000 Diş Fırçalamak Orucu Bozar mı, Oruç dinimiz gereği tutulması gereken ve 11 ayın sultanı olan ve hasta olmayıp sağlıklı olan kişilerin tutmaları gereken bir durum olmaktadır. Kuran'ı kerimde olduğu gibi oruç farz olmaktadır Diş Fırçalamak Orucu Bozar mı, Oruç dinimiz gereği tutulması gereken ve 11 ayın sultanı olan ve hasta olmayıp sağlıklı olan kişilerin tutmaları gereken bir durum olmaktadır. Kuran'ı kerimde olduğu gibi oruç farz olmaktadır. Ancak kişi tutmaz ise günah kabul edilmektedir. Oruç tutmak için belli bir yaşa gelinmiş olmalı ve hasta olunmamalıdır. Ayrıca oruç tutan kişi sadece aç kalmak için değil nefsini tuttuğunu açın halinden anlaması gibi durumlar için tutmalıdır. Hemen hemen her kişinin kafasında soru işareti olan ağzı su ile çalkalamak, diş fırçalamak orucu bozarmı sorusu her hocaya sorulmaktadır. Ayrıca ramazan ayında hemen hemen herkesin sıkıntısı ise ağızdan kökü gelmesidir. Kişi oruç olduğu için bu kokuyu gideremediği için kendini kötü hissederek kimse ile konuşmayıp uzak durmayı tercih etmektedir. İslam’ın doğduğu yıllarda dişler fırçalamak yerine misvakla temizlenmekteymiş. Peygamberimiz de diş temizliğine oldukça önem verirmiş ve oruçlu iken misvak kullanırmış. Misvakın kuru veya yaş olmasında bir sakınca olmamaktadır. Bu nedenle ıslatılmasında da bir sakınca olmamaktadır. Diş fırçası da misvak görevi yaptığı için kuru veya ıslak fırça ile dişleri fırçalamak da orucu bozmamaktadır. Macun kullanılmasında ise boğaza kaçırmamak şartı ile oruç bozulmamaktadır. Fakat diş macununu tedbiren kullanmamak daha iyi ve daha faydalı olmaktadır. Diş macunu ile fırçalamayı sahurda yapmak daha iyi bir davranış olup  orucun ve ramazanın ciddiyetine daha uygun olduğunu sağlamaktır. 
Diş Fırçalamak Oruç Bozar Mı

Fakat diş fırçalamak orucu bozar mı denildiğinde her ağızdan bir laf çıkmaktadır. Bazen evet bozar bazen mekruh bazen de bozmaz cevabı alınmaktadır. Ancak boğaza su ve macun kalmadığı sürece hiçbir şekilde mekruh olmayıp günah olmamaktadır. Kişi sadece diş fırçalarken dikkat etmelidir. Başka şekilde ağız kokusunu önlemek mümkün olmamaktadır. Fakat boğaza kaçırılması durumunda oruç bozulmaktadır. Fakat Kuran'ı kerimde açıklaması şöyledir oruç tutan kişinin dişlerini fırçalarken macun kullanması doğru olmamaktadır. Hz. Muhammed, oruçlu iken misvak kullanmayı mekruh saymış olup bu neden ile dikkat etmek gerektiğini belirtmiştir. Diş etleri kanayabilir, kullandığınız macunun tadı boğazınızdan aşağı inebilir ve tüm bunlar orucunuzu bozabilir. Ama en azından ağız kokusunun azalması için, macun sürmeden hafif bir şekilde dişlerinizi fırçalayabilirsiniz.]]>
Oruç Tutmanın Fazileti https://www.oruc.web.tr/oruc-tutmanin-fazileti.html Mon, 16 Nov 2015 10:42:39 +0000 Oruç tutmanın fazileti ile ilgili alemlerin sevgilisi sevgili peygamberimiz’in (s.a.v.) şöyle buyurmuştur; “Ramazan ayının ilk on gününde  rahmet, ikinci on gününde mağfiret, üçüncü on gününde ise cehennem azabından ku Oruç tutmanın fazileti ile ilgili alemlerin sevgilisi sevgili peygamberimiz’in (s.a.v.) şöyle buyurmuştur; “Ramazan ayının ilk on gününde  rahmet, ikinci on gününde mağfiret, üçüncü on gününde ise cehennem azabından kurtuluşa vesilesidir.”  Ramazan orucunu tutmanın  faydaları ve bu  ayın bereketleri saymakla bitmeyecek kadar fazladır.Alemlerin sevgilisi sevgili peygamberimiz’in (s.a.v.) başka bir ifadesi de   Eğer ümmetim Ramazan orucunun önemini anlayabilirse, kendisine maddi ve manevi neler kazanacağını  kavrayabilirse, elbette senede ki bütün ayların Ramazan -ı Şerif olmasını dilerdi.

Mülkün bütün sahibi  olan yüce Allah'a inanarak ve karışılığını  sadece  Allah’dan umarak Ramazan-ı Şerif orucunu tutan kullarına Allah tarafından sayısız  ikram vardır. ve orucun sevabının ne kadar olduğunu melekler bilmediği için orucun sevabını bizzat yüce Allah'ın  vereceği bildirilmiştir. Cenab-ı Allah  ümmet-i Muhammed'e orucun farz olduğunu  bildiren ayetlerde; Orucun farz olmasının  asıl hikmetinin, Allah'ın emrine boyun eğmekle kulluğu  tatmak;  ve kendini bizzat Allah'a teslim etmek için nefis ile savaşmak demektir. Bu şekilde takvaya ulaşırsınız ve günahlardan sakınmış olursunuz buyuruyor.Oruç ne zor gibi görünse de  oruç çok  güzel bir ibadettir. Ramazan ayında oruçtan zarar görecek derecede hasta olan kişiler, veya bir yolculuk da bulunan kişiler oruçlarını kendilerini iyi hissettikleri günde tutarlar.sürekli olarak bir mazeret nedeniyle oruca dayanamayacaklarını belirtenler oruçtan fidye göstererek oruç tutmamazlık yapamazlar.

 Şimdi, sizlerle birlikte Ramazan ayının ve oruç tutmanın faziletlerinin neler olduğunu inceleyelim;

Oruç Tutmanın Fazileti

  • Ramazan ayı süresince Cennetin tüm kapıları açılır. Cehennemin tüm  kapıları kapanır. Şeytanlar zincirlenir.
  • İnsanları ve  inananları doğru yoldan şaşırmak, Allah'a kulluktan uzaklaştırarak kendine yaklaştırmaya çalışan şeytanlar, Ramazan ayı boyunca zincirlenir ve  oruç tutan müminlere yaklaşamaz.
  • İnanıp  ve Allah'tan sevap bekleyerek oruç tutan kimseler Allah tarafından bağışlanır.
  • Oruç tutan kişide oluşan  ağız kokusu, Allah rızası için oruç tutan kişilerin  ağız kokusu, Allah katında ve misk kokusundan daha güzel ve sevimli gelir.
  • İftarda sırasın da aceleci olmak, sahuru geciktirmek peygamber efendimiz’in (s.a.v.) en güzel adetlerindendir.
  • Oruçlu Müslümanın iftar vakti geldiğin de yapacağı dua Allah katında olan dualardandır.
  • Sahura kalkmanın fazileti ise insanların büyük kısmının uyuduğu, gecenin en güzel  vakti olan seher vaktinde teheccüd namazı kılmak Allah’ı anmak Kur’ân okumak, sabah namazını (mümkünse cemaatle) kılmak, Allah’a dua ve günahlarından tövbe etmeye vesile olduğu gibi, sahur yemeği yenilerek  gün boyu açlık ve susuzluğa karşı dirençli olmayı sağlar ve oruç ibadetinin de  kolayca yerine getirilmesine yardım eder.
  • Kim inanarak ve Allah’tan sevap bekleyerek  teravih namazlarını kılarsa, geçmiş günahları dahi bağışlanır.
  • Ramazan ayının son on gecesini ibadetle geçirmek: Kim ramazan ayının son on gecesini ibadetle geçirmeye çalışırsa günahları affolur ve sevapları kat kat artar.
  • Kadir Gecesinde kim inanarak ve Allah’tan sevap bekleyerek  Kadir gecesinde  Kur’ân okuyan, namaz kılan, zikir yapan, tevbe istiğfar eden ve dua eden kullara bir gecelik ibadetle bin aydan çok ibadet etmiş  gibi sevabı gelir.
  • Zekat ve Sadaka her zaman verilebilen, ancak Ramazanda  verilirse sevabı çok fazla artan Zekat ile Ramazana mahsus bir sevap olan sadaka  vermek, Ramazanda ihtiyacı olanlara yardım etmek, açları doyurmak,  insanlara kibar davranmak, misafirperver olmak bu güzel ayın rahmetindendir.

]]>
Oruç Tutmak https://www.oruc.web.tr/oruc-tutmak.html Mon, 16 Nov 2015 10:39:31 +0000 Oruç tutmak, oruç Müslümanlara farz olan ibadetlerden biridir. İslamın şartlarından biride oruç tutmaktır. Ramazan ayı boyunca bir ay süre ile oruç tutulur. Müslüman olan insanlar tarafından tutulmaması büyük günahtır. Oru Oruç tutmak, oruç Müslümanlara farz olan ibadetlerden biridir. İslamın şartlarından biride oruç tutmaktır. Ramazan ayı boyunca bir ay süre ile oruç tutulur. Müslüman olan insanlar tarafından tutulmaması büyük günahtır. Oruç imsak vaktinden güneş batıncaya denk yemek yememek bir şey içmemek ve cinsel ilişkiye girmemek şeklinde yapılan bir ibadet şeklidir. Oruç yalnızca aç ve susuz kalmak olarak düşünülmemelidir akşama kadar aç kalmak oruç tutmak sayılmaz orucun amacı sabır şükür ve nefis terbiyesidir. Oruç tutmak için tüm ibadetlerde olduğu gibi niyet etmek gerekir oruca niyet etmek de farzdır niyetsiz yapılan amel ibadet sayılmaz niyet edilirken kalp ile etmek gerekir kalben niyet etmek yeterlidir imsak vaktinden önce niyet edilmelidir oruç tutma niyeti ile de yatmak sahura kalkmak da niyetli olduğumuzu gösterir 

Oruç Tutmak
Oruç tutmak, oruç tutmak gücü yeten kişilere farz kılınmıştır gücü yetmeyenleri Allah affetmiştir yolculuk hastalık hamilelik çocuk emzirme ve yaşlılık gibi durumlarda oruç kaza edilebilir veya fidyesi verilebilir. Kaza etme durumu daha sonra tutabilecek durumda iseniz tutmalısınız aksi halde fidyesi verilmelidir fakat tutacak şekilde sağlığı el veriyor fakat tutmayıp fidyesini vermek doğru değildir buluğ çağına gelmiş her çocuk da oruç tutmak ile yükümlüdür. Orucun fidyesi verilirken bir kişiyi doyuracak kadar tutmadığınız gün kadar verilmelidir oruç fidyeleri verilirken ramazan ayı sonunda ya da içerisinde verilebilir. Oruç tutarken orucu bozan ve kaza gerektiren durumlar vardır bunlar imsak vakti bittiğini bilmeden yemek içmek, güneş battı ya da ezan okundu zannedip orucu bozmak dişleri arasında kalan bir şeyi yutmak ağız dolusu kadar kusmak başkasının içtiği sigara dumanını solumak abdest alırken boğaza su kaçması vücuda ilaç enjekte etmek açlığa ve susuzluğa gerçekten dayanamayıp orucu bozmak boğaza kar ya da yağmur kaçması astım spreyi kullanmak buruna sıvı ilaç koymak kulağa ilaç damlatmak fitil kullanmak burundan genze giden kanı yutmaktır. Orucu bozmayan durumlar ise oruç olduğunu unutup bir şey yemek içmek istemeyerek kusmak yutmadan yemeğin tadına bakmak bu durum yemek yapanların yemeklerinin tadını kontrol etmesi amaçlıdır. Misvak kullanmak banyo yapmak orucu bozar
]]>
Kuranda Oruç https://www.oruc.web.tr/kuranda-oruc.html Mon, 16 Nov 2015 10:38:32 +0000 Kuran'da Oruç, islam ın beş şartından bir tanesi olan oruç hicri takvime göre Ramazan ayında bir ay boyunca müslümanlara farz kılınmış bir ibadettir. Bunu dışında vacib olan oruçlar, müstehab oruçlar ve sünnet ola Kuran'da Oruç, islam ın beş şartından bir tanesi olan oruç hicri takvime göre Ramazan ayında bir ay boyunca müslümanlara farz kılınmış bir ibadettir. Bunu dışında vacib olan oruçlar, müstehab oruçlar ve sünnet olan oruçlar da bulunmaktadır. Vacib oruçlar, adak oruçları ve bozulan nafile oruçların yerine tutulan oruçlardır. Müstehab oruçlar, pazartesi ve perşembe günleri, şevval ayının ilk altı günü tutulan oruçlardır. Sünnet oruçlar ise, muharrem ayının dokuz ve onuncu veya on ile on bir inci günleri tutulan oruçlardır. 
Kuranda Oruç
Oruç tutmak büyük bir günahtır. Niyet ederek tan yerinin ağarmaya başlamasından  itibaren güneş batıncaya kadar yemek yememek, içmemek ve cinsel ilişkiden uzak durmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir. Oruç sadece aç ve susuz kalmak değil, her türlü kötülüklerden sakınmak anlamı da taşımaktadır. Allah'ın bütün emirlerinde  olduğu gibi oruç ibadetin de de pek çok hikmetler bulunmaktadır. Maddi ve manevi pek çok faydalar vardır. Bizler orucu Allah rızası için tutmaktayız bun unla beraber, bize sağladığı faydaları da bilmek ve değerlendirmek durumundayız. Kişi oruçlu iken Allah'ın bütün bu yasak ve emirlerine riayet etmek zorundadır. Diğer yandan herhangi birine uyulmaması durumunda oruç bozulmuş olmaktadır. Ramazan ayında tutulan oruç farz oruçtur ve Ramazan ayı müslümanlar arası yardımlaşma, nafile kılınan namazlar, zikirler verilen zekat ve sadakaların da yapıldığı bir ay boyunca oruç tutan müslümanların kutladığı ramazan bayramı adı verilen bir bayram ile son bulmaktadır. 

Kuran'da Oruç, Bakara suresinde geçmektedir. Bakara suresinin 183. ayeti ile başlayan orucun farz kılınması ve Ramazan ayı orucu Bakara 184,185,187. ayetler ile Ahzab suresi 35. ayet de geçmektedir. Nisa suresi 92.ayette, Maide suresi 89 ve 95 de oruç kelimesi kefaret yapılan günahların affı için kefaret orucu olarak geçmektedir.
]]>
Oruç Niyeti https://www.oruc.web.tr/oruc-niyeti.html Mon, 16 Nov 2015 10:19:55 +0000 Oruç Niyeti, Oruç İslam dininde yer alan en önemli ibadetlerden biridir. İslam dininin temel taşlarından olan oruç mübarek Ramazan ayında farz kılınmıştır. Ramazan ayından insanlar 30 gün boyunca oruç niyeti eder ve f Oruç Niyeti, Oruç İslam dininde yer alan en önemli ibadetlerden biridir. İslam dininin temel taşlarından olan oruç mübarek Ramazan ayında farz kılınmıştır. Ramazan ayından insanlar 30 gün boyunca oruç niyeti eder ve farzlarını yerine getirmeye özen gösterir. Oruç niyeti çok önemlidir. Oruç sadece ramazan ayında tutulmaz bazı özel günlerde de tutulur. Oruç tutmak bir ibadet biçimi olduğu için özel günleri ve ramazan ayını beklemeye gerek yoktur dilediğiniz zaman Allah'a ibadet etmek için oruç tutabilirsiniz. Oruç niyeti oruca başlamadan yani sabah ezanı okunmadan yapılır ve akşam ezanına kadar hiçbir şey yenilmez, içilmez, haramdan uzak durulur, kötü söz söylenmez, kalp kırılmaz ve Allah'a şükür edilir. Oruç tutan bir insan oruçluyken kazadan ve beladan uzak olur Allah onu kötülerden uzak tutar diye İslam dininde hadisler bulunmaktadır buda orucun ne kadar önemli bir ibadet olduğunu gözler önüne sermektedir. Oruç niyeti edilirken gününe göre niyet edilir. Örnek verecek olursak ramazan ayında oruç tutan bir insan, niyet ettim Allah rızası için bugün ki ramazan orucumu tutmaya diye oruç niyeti yapar. Oruç niyeti etmeyi unutursanız bazı din adamları öğlen namazına kadar niyet edilebilir şeklinde yorumlar yapmaktadır bazı din adamları ise oruç niyeti etmek önemlidir fakat unutursanız eğer kalben o oruca gerçekten niyetlenmişseniz unutmanın herhangi bir sakıncası olmayacağını dile getirmektedir. Oruca başlarken niyet edildiği gibi orucun açarken yani akşam ezanı okunduktan sonra orucu açarken de niyet etmek çok önemlidir. Akşam ezanı okunduktan sonra da oruç duası edilir ve arkasından niyet ettim Allah rızası için bugün tuttuğum ramazan orucunu açmaya diye niyet edilmesi gerekmektedir.
Oruç Niyeti
Oruç insanların sağlığı açısından da çok önemlidir. Oruç tutulan günlerde vücut iyi bir şekilde dinlenir. Oruçluyken sürekli yemek yemek mümkün olmayacağı için vücudun sindirim sistemi dinlenecek ve yediğiniz iftar ve sahur vakitlerinde görevini daha iyi gerçekleştirecektir. Uzmanlar da oruç tutmanın ne kadar faydalı olduğunu çoğu zaman dile getirmektedir. Tıp dalında Ramazan ayı baz alınarak yapılan araştırmalarda 1 ay boyunca oruç niyeti edip arkasından ramazan orucunu yerine getiren insanlar sağlık açısından huzura ermektedir diye açıklamalar yapılmıştır.

Oruç niyeti edilirken din açısından bazı önemli noktalar da bulunmaktadır. Peygamber efendimiz oruç niyeti ederken zeytin veya hurma ile niyet edip orucunu tutar ve yine orucunu açarken de niyetini eder yine zeytin ve hurma ile orucunu açtığı söylenilmektedir. İslam dininde bu şekilde oruç niyeti etmenin sünnet olduğu söylenilmektedir. İnsanlarda ramazan ayında bu şekilde oruç niyeti etmeye özen gösterir ve ramazan ayında bütün market raflarında hatta sokaklarda da hurmalar daha sık görülür.

Oruç niyeti İslam dininde oruç ibadetini yerine getirmekten daha önemlidir. Kalben oruç niyeti edilmez ve farklı nedenlerden dolayı oruç tutulursa bu ibadet yerine geçmeyebilir. Yani bir kişi zayıflamak için oruç tutarsa o insanın oruç niyeti etmesine gerek yoktur çünkü o kişi ibadet için değil vücudunun daha iyi bir hale gelmesi için oruç tutmaktadır. Oruç niyeti sadece ibadet için oruç tutulunca yapılması gereken bir iştir. Oruç ibadetimizi yerine getirirken oruç niyetine özen gösterelim ve niyet etmeyi kesinlikle unutmayalım. ]]>
Muharrem Orucu https://www.oruc.web.tr/muharrem-orucu.html Mon, 16 Nov 2015 10:19:14 +0000 Muharrem orucu, günümüzde aleviler arasında tutulan oruçtur. Bu oruç türü, oldukça eskiye dayanan hatta bazı bilgilere göre Hz. Adem zamanında bile tutulan bir oruçtur. Aslında tüm müslümanların tutması gere
Muharrem orucu, günümüzde aleviler arasında tutulan oruçtur. Bu oruç türü, oldukça eskiye dayanan hatta bazı bilgilere göre Hz. Adem zamanında bile tutulan bir oruçtur. Aslında tüm müslümanların tutması gereken bu oruç, genellikle aleviler tarafından tutulmaktadır. Öyle ki Hz. Muhammed (S.A.V) tarafından da bu oruç tutulmaktaydı. Muharrem orucunun insanlar için birçok faydası bulunmaktadır. İnsanlar bu oruçlar birlikte yaptıkları ve yapacakları iyilikleri kötülükleri, yanlışları ve doğruları, iyiye, doğruya yönlenmelerini sağlamaktadır. İnsanlar muharrem orucunu tutarak nefislerini köreltirler. Bilinmesi gereken bir şey vardır ki muharrem orucu eskilerden günümüze kadar bütün peygamberlerin tuttukları oruçlardan biridir. Bu nedenle muharrem orucunun çok büyük önemi bulunmaktadır. Dinimizde aleviler için daha da önemli olan bir durum ise başta Hz Hüseyin olmak üzere on iki imamın şahadetleri için tutulan bir yas niteliği taşımaktadır. İşte bu orucun aleviler tarafından daha çok tutulması ve yerine getirilmesinin nedeni budur. Hatta birçok alevi kardeşlerimiz bu orucun adına Yass-ı Matem demektedirler. Muharrem orucunun tutulması ile  insanlar bütün yezit kötülüklerine karşı bir lanet niteliği taşımaktadır. Yani söylenebilir ki muharrem orucu genel olarak alevi olan insanlar için önemli bir yas ve oruçtur. 
Muharrem Orucu
Muharrem orucu hakkında en çok merak edilen bir durum vardır ki bu da orucun nasıl tutulduğudur. Bilinmelidir ki muharrem orucu ile ramazan orucunun çok büyük farklılıkları bulunmaktadır. Birçok yönden farklılıklar içeren bu iki oruç kesinlikle bir tutulmamalıdır. Muharrem orucu kurban bayramından 20 gün sonra başlamaktadır. Hatta tam olarak kurban bayramının birinci gününden başlanarak yirmi gün süre tutulur ve yirminci günün akşamında muharrem orucuna başlamak için kişiler niyet eder. Kişiler muharrem ayı orucu için niyet ettikten sonra gün doğumu ve batımı arasında hiçbir şey yenilip içmez. Gün batımının gerçekleşmesi ile iftar açılır. İşte bu kısımda muharrem orucu, ramazan orucuna azda olsa benzemektedir. Muharrem orucunda, önemli bir durum vardır. Bu oruç aynı zamanda bir yas niteliği taşıdığı iççin bu oruçlarda oruçlu olan kişiler kesinlikle düğün, sünnet ya da diğer eğlence durumları kesinlikle yapılmaz. Aksi durumda bu oruç yas orucu olmaktan çıkar. Bunun yanında muharrem orucu tutan kişiler bu on iki gün içerisinde herhangi bir et yemez, kurban kesmez. Bu etlerin yenmemesinin en büyük nedeni bir canlının kanının akmış olmasıdır. İşte bu durumda bazı insanların aklında soru işareti oluşmaktadır. Vücudun su ihtiyacı nasıl karşılanır 12 gün boyunca kişiler su içmediği için vücut susuz kalabilir. Bunun için yenilen yiyecekler, içilen çay, meyve suyu, meşrubat gibi içecekler ile vücudun su ihtiyacı kolayca karşılanır. Ancak unutulmamalıdır ki saf su kesinlikle içilmez. 

Günümüzde her sene birçok evde yapılan aşurenin de muharrem orucu ile ilgisi bulunmaktadır. Muharrem orucunun on ikinci gününde on iki imamların ve bu yolda şehit olan diğer insanların anısına on iki ayrı malzemeden yapılan bu çorba yapılarak insanlara dağıtılmaktadır. Eğer bu çorbayı yapan kişi isterse on iki malzemeden daha fazla malzeme kullanabilir. Aşurelerin yenilmesi ile muharrem orucu sona ermiş sayılır. Muharrem orucunda kişilerin bu orucu herhangi bir çıkar, karşılık için tutulmaması gerekmektedir. bu oruç tamamen gönülden tutulmalıdır. Aksi durumda kişilerin yas amacı ile de olsa tuttukları oruç fayda etmez. Muharrem orucu tabi ki bunlarla sınırlı değildir. Özellikle günümüzde oldukça armış olan küfür, kavga, şiddet, öfke, kıskançlık, gıybet gibi son derece olumsuz kavramlara kişi yer vermemelidir. Bu oruç sırasında kişi bu durumlara da özellikle dikkat etmelidir. 
]]>
Kusunca Oruç Bozulur Mu https://www.oruc.web.tr/kusunca-oruc-bozulur-mu.html Mon, 16 Nov 2015 10:18:37 +0000 Kusunca Oruç Bozulur Mu, Oruç İslam dininde çok önemli bir yer tutan ibadet biçimidir. Oruç sabah namazıyla akşam namazı arasında hiçbir şey yenilmeden ve yine hiçbir şey içilmeden yapılan bir ibadettir. Orucun bozulup bozulm Kusunca Oruç Bozulur Mu, Oruç İslam dininde çok önemli bir yer tutan ibadet biçimidir. Oruç sabah namazıyla akşam namazı arasında hiçbir şey yenilmeden ve yine hiçbir şey içilmeden yapılan bir ibadettir. Orucun bozulup bozulmadığı çok ince konular vardır. Bu konulardan biride kusmanın orucu bozup bozmadığına dair çelişkili durumların ortaya çıkmasıdır. Çelişkili diyoruz çünkü bazı din adamları kusunca orucun bozulduğunu söyler bazıları da tam tersine kusmanın orucu bozmadığını söylemektedir. Bir insan oruçlu haldeyken kendi isteği dışında kustu ise oruç bozulmaz fakat kendi isteği doğrultusunda kustu ise yani kendini zorlayarak kusarsa oruç bozulmuştur. Bir insan kendi isteği doğrultusunda nasıl kusar Örneğin kusacağını bildiği halde bir mekana girer veya bir işe kalkışır ise yani yapacağı o iş yada gideceği o mekanda kusacağını biliyorsa yani daha önce o durumlarda kusmuş ise ve bile bile o işin üstüne giderse orucu bozulmuş olur. İnsanlar kustuğu zaman orucum bozuldu diyerek arkasından yeyip içmemelidir çünkü bu caiz değildir. Kusmuş olsa bile ağzını temiz suyla çalkalayıp yıkadıktan sonra akşam ezanına kadar hiçbir şey yemelidir.
Kusunca Oruç Bozulur Mu
Bazı din adamları ise kusunca orucun bozulup bozulmayacağını kusma miktarına bağlamaktadır. Bu din adamları eğer avuç içini geçmeyecek kadar kusulmuş ise oruç bozulmamaktadır diye düşüncelerini beyan etmektedir. Fakat kişi çok miktarda kusmuş ise yani avuç içini geçmişse oruç bozulmaktadır diye görüş bildirmektedir. Bazı din adamları avuç içi yerine ağız dolusu kusmak orucu bozar diye de konuyla ilgili açıklamalar yapmaktadır.  Açıkçası bununda kesinliği yoktur. Kusmanın orucu bozup bozmadığına dair ortaya çıkan bu çelişkili açıklamaları dikkate alacak olursak büyük bir çoğunluk kusmanın orucu bozmayacağını söylemektedir.

Kusmanın orucu bozup bozmayacağı ile başlayan tartışmalar işi farklı boyutlara da götürmektedir. Oruç bozulur diyen din adamları daha sonra kaza yapılması gerekmektedir diye de devam etmektedir. İslam dininin yüce peygamberi Hazreti Muhammed'in (SAV) bu konuyla ilgili hadisi şerifi bulunmaktadır. Hadiste şu şekilde buyurmaktadır. '' Kim kendiliğinden kusacak olursa üzerine kaza gerekemez. Kimde isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin.'' Kusmanın orucu bozup bozmadığını merak eden Müslümanlar din adamlarının söylediklerinden çok peygamber efendimizin hadisine kulak vererek hareket etmektedir. Müslümanlara kusunca oruç bozulur mu sorusu yöneltilince çoğundan alınan cevap bozmaz cevabı oluyor. Bu şekilde cevap veren Müslümanlar ayrıca bozuluyorsa bile iftar saatine kadar yani akşam ezanına kadar hiçbir şey yeyip içmem diyerek de ekliyor. Bu konu hakkında izlenecek en güzel yolda budur. Eğer oruçluyken başınıza böyle bir durum gelecek olursa kustuktan sonra iftar saatine kadar herhangi bir şey yeyip içmeyin ve orucunuzu devam ettirin. Orucunuzu devam ettirdiniz fakat yine de aklınızda soru işareti kaldıysa daha sonra orucunuzu kaza edin çünkü İslam dininde şüpheye yer yoktur.]]>
Hangi Durumlarda Oruç Tutulmaz https://www.oruc.web.tr/hangi-durumlarda-oruc-tutulmaz.html Mon, 16 Nov 2015 10:18:26 +0000 Hangi durumlarda oruç tutulmaz, Dinimizde oruç tutmak farzdır. Kur-ân'ı Kerim'de ''Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye size de sayılı günlerde farz kılındı. Hangi durumlarda oruç tutulmaz, Dinimizde oruç tutmak farzdır. Kur-ân'ı Kerim'de ''Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizde hasta olan ve ya yolculukta olan tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza orucu tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir fakiri doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.'' buyrulmaktadır. Fakat bazı durumlarda oruç tutmak mekruhtur ve bazı durumlarda da haramdır. Bu durumlar;
Hangi Durumlarda Oruç Tutulmaz
  • Bayramların ilk günü oruç tutmak haramdır. Peygamber Efendimiz' in bildirdiği üzere Ramazan ve Kurban bayramlarında oruç tutmak haramdır. Ramazan bayramının ilk günü, Kurban bayramında 4 gün boyunca oruç tutmak haramdır. Ramazan bayramında, 1 ay boyunca Allah için tutulan orucun ardından, Allah'ın insanlara verdiği büyük bir ziyafet anlamına gelen bayram gününde bu büyük  ziyafete katılmamak ve oruçlu olmak edep dışı olarak görülür ve bu yüzden haramdır. 
  • Kadınların hayız ve nifas halinde oruç tutmaları haramdır. Bu hallerde oruç tuttuklarında hem oruçları geçerli olmaz hem de günah işlemiş sayılırlar. 
  • Yolculukta bulunanların oruç tutması haramdır. Yalnız geceden oruca niyetlenip de gündüz yolculuğa çıkmak zorunda kalanlar, yolculukta zorluk çekerlerse normal bir günde kaza etmek üzere oruçlarını bozabilirler. 
  • Hastalık hallerinde oruç tutmak mekruhtur. Hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan ve oruç tuttukça hastalığı artabilecek olan kişiler iyileştikten sonra kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler.
  • Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kişilerin oruç tutması mekruhtur. Bu kişiler oruç tutulan gün sayısınca fidye verirler. 
  • Oruç tutmaları kendisine ya da çocuğuna zarar verdiği takdirde, hamile ve çocuk emziren kadınların oruç tutması mekruhtur.
]]>
Cuma Günü Oruç Tutulurmu https://www.oruc.web.tr/cuma-gunu-oruc-tutulurmu.html Mon, 16 Nov 2015 10:18:18 +0000 Cuma günü oruç tutulur mu, Cuma günü oruç tutmak bazı alimlere göre haram, bazı alimlere göre ise mekruhtur. Ebu Hureyre radiyallahu anh şu şekilde anlatmıştır. ''Ben, Peygamber Efendimiz şöyle anlatırken duydum.'' '' Sizler Cuma günü oruç tutulur mu, Cuma günü oruç tutmak bazı alimlere göre haram, bazı alimlere göre ise mekruhtur. Ebu Hureyre radiyallahu anh şu şekilde anlatmıştır. ''Ben, Peygamber Efendimiz şöyle anlatırken duydum.'' '' Sizlerden biri Cuma gününden bir gün evvel yahut bir gün sonrasında oruç tutmadıkça sakın sadece Cuma günü oruç tutmasın.'' buyurmuştur. Bu hadis-i şerife göre sadece cuma günü oruç tutmanın haram olduğu anlaşılmıştır. Cüveyriye binti Haris radiyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, cuma günü Cüveyriye oruçlu iken Peygamber Efendimiz onun yanına gidip '' Dün oruç tuttun mu '' diye sormuştur. Cüveyriye '' hayır '' cevabını verdikten sonra Peygamber Efendimiz '' peki yarın oruç tutmayı düşünüyormusun '' diye sorar. Cüveyriye '' hayır '' cevabını verir. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz ''o halde orucunu boz '' buyurmuştur.
Cuma Günü Oruç Tutulurmu
Bu hadis-i şerife göre de sadece cuma günü oruç tutulmayacağı anlaşılmıştır. Yalnız perşembe, cuma ya da cuma, cumartesi ya da perşembe, cuma, cumartesi günleri oruç tutulabilir olacağı anlaşılmıştır. Çünkü cuma günleri bayram günü olup, yeme, içme ve zikir günüdür. ]]>
Orucu Bozan Durumlar https://www.oruc.web.tr/orucu-bozan-durumlar.html Mon, 16 Nov 2015 10:18:05 +0000 Orucu bozan durumlar, Oruç, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için imsak vaktinden iftar vaktine kadar bilinçli olarak hiçbir şey yeyip içmemek şeklinde yerine getirilen bir ibadettir. Oruç tutan kimse ayrıca gün boyu güzel ş Orucu bozan durumlar, Oruç, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için imsak vaktinden iftar vaktine kadar bilinçli olarak hiçbir şey yeyip içmemek şeklinde yerine getirilen bir ibadettir. Oruç tutan kimse ayrıca gün boyu güzel şeyler yapmalı. Kimsenin kabini kırmamalı. Kalp kırıcı ve kötü sözler söylememeli. Küfür edilmemeli. Bu türlü kötü davranışlardan kaçınmak gerekir. Oruca aykırı olan bir şeyin yapılması halinde oruç bozulur. Hemde günaha girmiş oluruz. Orucu bozan bazı şeyler hem kaza hem de keffareti gerektirir. Allah'ın bize emrettiği ibadetleri güzel şekilde yerine getirmeliyiz. Hemde bize farz olduğu için, orucu tutmalıyız ve sağlımız için çok faydalıdır. Mazeretsiz olarak oruç tutmamak çok günahtır. Orucu bozup kaza ve keffaret gerektiren şeyler şunlardır.
Orucu Bozan Durumlar
Orucu bozan durumlar şunlardır 
  • Oruçlu olduğunu bilerek yemek ve içmek orucu bozar.
  • Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak.
  • Karı ve kocadan biri ötekine zorla cinsel ilişkide bulunduğu taktirde zorla ilişkide bulunana kaza ve kefaret kendisine, zorla ilişkide bulunan kişiye de kaza lazımdır.
  • Ağzına giren yağmur, kar ve doluyu kendi isteğiyle yutmak.
  • Sigara içmek, öd ağacı veya anber ile tütsülenip dumanını içeri çekmek.
  • Buğday ve arpa tanesi yutmak.
  • Dışarıdan bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak.
  • Yenmesi alışılmış olan, kil ve kömür gibi şeyleri yemek( bazı kimseler bunları severek yerler.)
  • Az miktarda tuz yemek.
  • Karısının veya sevdiği bir kimsenin tükürüğünü yutmak ( bundan zevk aldığı için kaza ve kefaret gerekir. Başkasının tükürüğünden iğrendiği için bundan kefaret gerekmez.)
  • Kan aldırdıktan veya sadece karısını öptükten sonra orucu bozulduğu kanaatiyle bile bile orucunu bozmak.
  • Yemek yaparken yemeklerin tadına bakmak.
  • Susuzluğunu gidermek için ağza su alıp çalkalandığında suyun birazını yutmak.         
  • Burna ilaç çekmek.
  • Ağzına aldığı boyalı iplik gibi şeylerin boyası ile rengi değişen tükürüğü yutmak.
  • Boğazına kaçan ve ya yağmuru kendi isteği olmadan yutmak.
  • Zorlama ile oruç bozmak.
  • Dişleri arasına nohut tanesi kadar kalan yemek tanesi yutmak.
  • Abdest esnasında ağza ve buruna  su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak.
  • Unutarak yeyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannederek yeyip içmek.
  • Ağız dolusu kusmak( kendi isteği ile).
  • Ağız dolusu gelen veya kendi isteğiyle getirdiği kusuntuyu mideye geri çevirmek.
  • Kendi isteği ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi isteği ile olmazsa oruç bozulmaz.(İçeri çekilen duman sigara dumanı olursa kefaret gerekir).
  • Güneş batmadığı halde battı zannederek iftar etmek. 
  • İmsak vakti geçtiği halde daha vakit vardır zannederek yemek.
  • Cinsel ilişki dışında kadına dokunmak ve öpmek sonucu boşalmak.
  • Ramazan orucunda başka bir orucu bozmak.( Ramazan orucunda başka bir orucu bozmak sadece kazayı gerektirir).
  • Ramazan orucunu niyet edipte sabah bilerek bir şeyler yemek.              
  • Misafir iken oruca başlayıp ikamete niyet ettikten sonra yemek.
  •  Oruca başlayıp uzağa sefer yaptığında bulunduğu yerin sınırlarını geçtikten sonra orucu bozmak.
  • Astım spreyi kullanmak.
  • Buruna kolonya çekmek( koklamak bozmaz.)
  • Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek.
  • Kulağın içine ilaç damlatmak,kulağı ilaçlı suyla yıkamak.
  • Derindeki açık yaraya konan sıvı ilacın sindirim yoluna girmesi.
  • Vücuda ilaç şırınga etmek.
  • Burna çekilen suyun ağızdan çıkması.
  • Taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak.
  • Makattan veya kadınların önden fitil kullanması.
  • Denize girince veya guslederken makattan su girmesi ( hanbeli'de bozmaz.)
  • Dil altına konan ilacı emmek.
  • Makata konan pamuğun veya b]]>